Bundan 4 sene evvel yaz aylarındayız temmuz ayı falan ailemiz 4 kişiydi,taa ki babamı kaybedene kadar babam yağ fabrikasında calışan bir işçiydi.
Herşeyimiz güzeldi evimizde neşe vardı,huzur vardı.Annem ev hanımı Babam'ın ilk göz ağrısıydı,bunu dilinden hiç düşürmezdi.
Çok seviyorlardı birbirlerini nasıl bir aşksa benim aklım ermiyordu.
Aşkı meşki hiç anlamazdım.
Öyle bi duygu taşımadım desem daha doğru olur.
Bu arada Mersin'de oturuyoruz.
Bi hafta sonu ailecek denize gittik.
Kızkalesine ordan ayaş diye diye mersin merkeze giderek evimize varacaktık.
Yüzme bilmiyordum.
Babam sağolsun öğretti yüzmeyi ben öğrenince abimle birlikte yüzmeye başladık.
Haftanın ilk günü geldi.
Herkes işine gitmeye başladı.
Ben yıkamacıda çalışmaya başlamıştım.Abim bir kaportacıda çalışıyor.Babamda fabrikaya gidiyor.
Benim işyerim çoook eğlenceliydi.
Ustam ayrı bi şamata çalışanları ayrı bi şamata tek kelimeyle süper gidiyor,herşey yolunda.Abim'de 100 metre ilerde kaportacıda çalışıyor.
Çok seviyordum abimi ara sıra yanıma gelir.
-Bi sıkıntı varmı kardeşim.
Derdi.
Müşterilerlede aram iyiydi.
Bizim müşterilerin çoğu patronun anasını çok seviyordu ama üvey anasını her gelmelerinde (patronun adıda Ekrem) nerde bizim oruspu cocuğu Ekrem diye şakalaşırlardı.
Bi insanın anasına sövülürmü demeyin,böyle bi oruspu çocuğu olursa sövülür.Ama üvey annesine sövüyorlar.
Öz anasına sövseler bende girişirim o derece severim patronumu,oda beni severdi.Bizim patronun bi huyu var huymudur nedir bilmem ama sürekli bağırır genlerinde var herhalde amına kodumun.
Ben delirirdim,bana bağırınca bende bağırırdım.Bu dükkana ne kadar çalısan kişi geldiyse hepsi ya bir yada iki hafta fazlası yok,duramıyor patronun çenesinden,eşşek ağızlısın diye boşa demezdim ben patrona ben onbeş yasındayım bizim patron otuzdokuz yasında cok samimi olmanız lazım ki bi adama böyle sövesiniz.
Gün bitti.
Abimle birlikte eve gittik.Annem yemekleri hazırlamış bizi bekliyorlar bizde yavaş yavaş gidiyorduk tabi geciktik.
Yemeğimizi yedik,abim dışarı çıkıyorum oğuz sende gel dedi.
Gidiyoruz.
Cıktık dısarı abimin sevgilisi varmış,onunla bulusmaya gidiyormuşuz ama benim haberim yok.
Abimin sevgiliside kardeşiyle gelmiş,abim yanındakinide bana ayarlamak için beni çağırmış,bundanda haberim yok.
Gittik sahilin etrafında banklara oturduk.Abimin sevgilisinin kardesinin adı Gülsümmüs.
Abim bana sen gülsüme gözkulak ol benim yengenle işim var dedi.
Bende Gülsümle oturuyorum.
Pek cana yakın hemen konuşmaya başladık.Utanma duygusu bende cok değil,bu yüzden hemen ısındım Gülsüme.Konuşuyoruz,tanıstık derken abim hadi kardeşim gidelim dedi.
İnan benim gram gidesim yok,ben gülsümle kalmak istiyorum.Ablasına gülsüme hadi gidelim dedi,gülsümünde gidesi yok.
Abim gidelim dedi bastıra bastıra tamam dedim abime döver falan hemen tamam dedim.
Yolda yürüyoruz,gülsüm aklımdan hiç gitmiyor.Abim fark etti ya.
-"Noldu lan ne düsünüyon öyle,Gülsüme aşıkmı oldun" dedi.
-Yok abi ne aşkı ben bilmem nasıl aşık olunur.
-Bak kardeşim ben yaşadım o duyguyu çok güzel bi sey,ama beceremezsen seni yerden yere vurur,aşk acısı denen illeti yaşayınca güzel,yaşayamazsan kötü,bunun için kendini dene,hazır olduğunda yani içinde kıpırtı oluyorsa Gülsüme karşı o zaman duygularını acıkla dedi.
Vay anasını dedim abimde aşık olmuş demek dedim kendi kendime ama söyle bi bakarsak ben Gülsümle yanyana oturduğumda böyle nasıl bi his biliyormusun,kafamın üstü uyuşuyormuydu yoksa yanıyormuydu sonra kalbim bi ara sıkıştı,kısacası vücudumdaki bütün sesleri duyar oluyordum o milisaniyeler içinde ama cok güzel bi duyguydu.Tekrar yaşamak için abimi ikna edecektim abim tekrar buluştururmuydu bizi bilmem ama ben aşk nedir bilmezken bir anda kapıldım.Delicesine...
ESTÁS LEYENDO
Vazgeçilmez Bir Sevda
No FicciónBu yaşanılanlar ne kadar gerçek ise bi o kadar acı bi o kadarda sevgi dolu.
