Evin kapısının önündeydim, kapı ardına kadar açıktı. "Anne " diye seslendim ses yoktu içeri giresim gelmiyor onun yerine iç sesim buradan uzaklaşmam gerektiğini söylüyordu. Yutkundum ve içeri geçtim. Kapıyı kapatıp çantamı yere bıraktım. Salon normal şekildeydi hırsız girse bu kadar düzenli olmazdı. Yeniden seslendim kimse ses vermedi. Korkuyordum hemde hiç olmadığı kadar. İliklerime kadar hissettiğim korkuyu yutup evi dolaşmaya karar verdim. Mutfağa geçtim. Annem her zamanki gibi mutfakta olup yemek yapıyor olmalıydı. Ama ne tencere ne de malzeme vardı ortalıkta. Acaba dışarıya mı çıktılar? Bu ihtimal çok düşük bana haber vermeden bir yere gitmezler. Telefonum da yoktu onlara nasıl ulaşacaktım. Bu durumu ilk defa yaşadığım için bir müddet olduğum yerde etrafa baktım. Mutfak masasının dibinde ev telefonumuz gözüme çarptı. Ama ondan daha da dikkat çekici şey ise bir parça koparılmış kağıt ve kalemin olması. Annemden olabilir diye hemen elime aldım.
Ah miniğim, ailenin hatasını sen düzeltemeyeceğin için onların şu an buradan yok olması senin için daha makbul merak etme sen zarar görmeyeceksin annen ve baban olmaları gereken yere yani cehenneme çoktan ulaştılar sana tavsiyem odaya sen değil polisler girsin. Polisi ara miniğim odanda annenin ve babanın cesetleri var...
Hiçbir şey anlamadım oysa şaka olduğunu düşündüm yeniden seslendim ama kimse ses vermeyince, içime korku filizlenmeye başladı hafifçe titredim. Nefesimi düzene sokmaya çalışarak merdivenleri tırmanıyor hemde ağlamamak için gözlerimle inatlaşıyorum.
Kapımın önünde durdum ve küçük aralıktan bakmadan önce bunların hepsinin bir rüya olması için dua ediyorum. Yavaşça kapıdan içeri girerdim ve gözlerimi kapattım. Gözlerimi açmak istemiyordum bir yanım korkarken bir yanım bu kadar sessizliğe kapının açık oluşu ve bu notun gerçekliği içimi ürpertiyordu. Gözlerimi yavaşça açtım, doğruydu annem ve babam kanlar içinde yerdeydi. Annemin elinde bir aile resmimizi olduğunu gördüm. İkisininde boğazlarının kesilmiş şekilde öldüklerini anladım. 13 yaşında bir kız için çok ağır bir şeydi. Bedenim benden habersiz onların başında, eğilerek ağlamaya başlamıştım.
#@#şimdiki zaman#@#@
Evdeydik herkes içeride oturmuş korku filmini izlemek için can atıyor bir yandan da gevezelik yapıyordu.
-Arya hadi cipsler nerede. Filim başlamak üzere
Bu yakınan Ezgi idi. Ezgi gurubun en şakrak ve neşesi olan kişidir
- Tamam tamam geliyorum.
Dedim ve salona giriş yaptım. Hemen koltuklara yayılıp filim izlemeye başladık.
Begüm arada bir korkudan başını çeviriyordu. Bu haline gülümsemeden edemedim. Begüm gurubun en korkak kızı kedi ve köpeklerden çok korkar ama belli etmez. Cansu ve Bilge çok rahat bir şekilde izliyorlar.
Onlar ve ben çok korkusuzduk bu konularda . Gülizar ve Sude de birbirine sarılmış şekildelerdi. Ayça ise sadece televizyona odaklanmıştı evet o böyle şeylere bayılıyordu. Bu gün pazardı yarın amcamın zoruyla ve önemli işler gereği geldiğimiz burada hayatımıza devam edeceğiz. Filim Begümün daha fazla bilinçaltına girmesini istemediğimden filimi CD'likten çıkarıp kenara koydum ve kızları odalara kovaladım. Ayça laf sayarak odaya giderken Gülizarı kolundan tutup kendi odamıza götürdüm...
**********
MERHABA arkadaşlar yeni kitabım ile yeni bir başlangıç yaptım buraya kadar okuyup bir yıldıza basarsanız çok sevinirim...
YOU ARE READING
BELALI KIZLAR ÇETESİ
Teen FictionKızlarımız tam bir bela evet bildiğiniz bela! Hiç başları derten kurtulmaz hepsi sanki bilerek birbirini bulmuş gibi uyumlu bir grub bunlar; BELA MIKNATISI ARYA çete başı BEGÜM EZGİ CANSU BİLGE GÜLİZAR AYÇA ve SUDE Bu kitap hiç bir yerde okumadım...
