1.Başlangıç

31 7 16
                                        

Bambaşka bir alemdeyim şimdi
Savruluyor ruhum dört bir yana...

Gözlerimi açtığımda masmavi bir gökyüzünün altında etrafı ağaçlarla çevrili bir ormanın içinde uzanır vaziyette buldum kendimi ve hala gökyüzüne bakıyordum.

Kafamın içinde hiçbir düşünce yoktu. Zihnimin içi zifiri karanlık bir geceden farksız dı

buraya nasıl geldiğimi bilmiyordum nereden geldiğimi de...

Yüzümü okşayan rüzgar kendimi özgür hissettiriyor birazda yanlız..ama yinede yalnızlık dokunmuyor içime huzur salıyor ...

Elimi yüzüme götürdüğüm sırada kolumda ki siyah desenlere dikkat kesiliyorum

"Herşeyi unutmak istedim"

Evet harika bunu kendi kendime mi yaptım acaba?
Ne kadar acı verici olsada kim tamamen zihnini sıfırlamayı kabul ederdi ki !?

Tüm bu düşünceleri zihnimin derin boşluğuna itip birkez daha
kolumdaki dovmede yazanları okudum.
Sonra dogrulup uzanmış olduğum yerden kalktım .

Anladığım kadarıyla hafizamin silinmesini istemişim ve bunuda koluma dövme olarak yaptırmışım ve şimdi anılarım kayıptır...
İçimi tarifi imkânsız bir sıkıntı kapladığı için neden herşeyi unutmak istediğimi öğrenmek istemiyordum.

Belkide anılar silinsede duygular silinmiyordu ve onlar ruha işlendiği içinde hiçbir şey hatırlamama rağmen içim açıyordu.

Kesilmiş bir ağaç gövdesinin üzerine düşmüş sarı bir sonbahar yaprağını avuçlarımın içine aldım ve oturdum.

sıkıntıyla etrafa göz gezdirdim
arkamda uçsuz bucaksız gibi gözüken ince uzun ağaçlarla kaplı bir orman ve önümde devasa ağaçların araladığı geniş bir boşluk vardı.

Ağaçların araladığı boşluktan gökyüzü gözüküyordu ve yerlerde rüzgarın savurduğu kurumuş sonbahar yapraklarıyla kapalıydı.

Tekrardan elime baktım yaprağın damarlarının üzerinden parmağımla takip ettim ve arkasını çevirdiğimde üzerinde ki not ruhumu sarstı

"seni izliyorum"

Hemen etrafıma bakındım ama bir ses yada herhangi bir kıpırtı yoktu hatta ortamın fazlasıyla sessiz sakindi. Ağaçların dallarına gözümü kısıp baktım ama hiçbirşey göremedim

Bu notu yazan her kimse kesinlikle notu okuduğumdan emin olmadan gitmemiştir.

Panikleyerek ayağa kalktım sonra hemen yere eğildim ve diğer yaprakları da karıştırmaya başladım. Ama hiçbirinde bir şeye rastlamadım.

Ardından yaprağı cebime koyup ormanda koşmaya başladım kendimi güvende hissedebileceğim Bi yer umuduyla ardıma bakmadan koştum

birine veya bir kulübeye rastlama umuduyla çevreye bakınıyordum ama her yer ağaç ve birbirinin aynıydı sanki

Belkide ilerlemekten çok aynı yerde dönüp duruyordum.

Yanımdaki ağaçtan bir çıtırtı geldi ve birkaç yaprak yere süzüldü ,ağaca baktım ama hiçbirşey göremedim kuştur herhalde diye umut ederek ilerledim ama içime büyük bir huzursuzluk kapladı.
hava kararıyor ve ben daha hiçbirşey yapamamıştım.

Sarı ve kızıl yapraklar ve alabildiğine ağaçtan başka bir şey yoktu etrafımda ve üstüne seni izliyorum diye bir not vardı cebimde.
Kimdir? beni tanıyan birimi acaba? Ve benden ne istiyordu bu notun sahibi ? hicbir fikrim yoktu..

Sırtımı ağaca yasladım ve kotumun cebinden Yaprağı çıkardım notu birkez daha okudum.
bağırdım
"sen kimsin ve beni neden izliyosun "
sesim yankılandı ve bana geri döndü
kendi halime güldüm ne bekliyordum ki " ben kötüyüm çünkü canım sıkılıyor " demesinimi?
Belkide öyle biri bile yok sadece bir yapraktı bana yazılmayan.

Zaman geçti ve hava karardı sabahı beklemek zorundaydım.

Karanlıkta cevapsız sorularla beynimi meşgul tutuyordu.

Zihnimi meşgul tutmazsam eğer ormanın her tarafından gelen seslerle hayal dünyamda farklı senaryolara kurban gidiyordum.

Ormanın derinliklerinden bir kurt uluması yükseldi ve ona eslik eden.birkaç uluma daha eklendi
Olduğum yere iyice sindim elimin terini patlanoma sildim.

ellerim ürperdi herşey kapalı da bir ellerim dışardaydı sanki, hemen elimi cebine soktum ve kafami dizlerime koydum.

nefesimi kontrol altına almaya çalışsamda yüreğim patlıyacak gibiydi sanki.

Korku bedenimi kapladı beni asıl korkutan belirsizlik şuan ne olacağı belli değildi ve yaklaşmakta olan tehlikeyi hissediyor çaresizce bekliyordum.

Tüm bedenim kasılmış vaziyetteyken ensemde bir nefes hissettim.
Nefesi hissetmemle daha ben ne olduğunu anlamadan kulağıma

"uyu" diye fısıldanması bir oldu.

Tüm vücudum gevşedi ve bilincim karanlık dehlizine doğru süzüldü..

Kıpırdanarak gerindiğim sırada bedenimi taşıyan kolların beni daha da sıktığını hissettim. bedenim direkt kasıldı.

Ben. Birininkollarında . taşınıyordum.

Beynim bunu henüz idrak ettiğinde gözlerimi açtım ve çırpınmaya başladım.

Herhangi bir değişim olmadı. tam bağıracağım sırada beni taşıyan adam kendine doğru çevirdi. Yüzüne ayışığı vurmuştu, büyük bir dikkatle ayışığının vurguladığı biçimli yüz hattını inceledim

Sarıya yakın ela gözleri bir alev topu gibi parlıyordu. Gözleri ne kadar ayışığı kadar parlaksa saçlarıda ayın çevrelediği bir gece kadar siyahtı.

Direkt olarak keskin bir şekilde gözlerime bakıyordu.

Tüm bedenimden elektrik akımı geçmiş gibi hissettim

Bakışları sanki kalbimi ok gibi delip geçti. Yutkundum

hedefini biran bile ayırmayan bir avcının gözleri gibi büyük bir dikkatle gözlerime bakarak

"biraz daha uyu " dedi.

Zihnimi etkisi altına alması için ses tonu bile yeterliyken gözleri kaldı aklımda. Gözlerim kapanıp beynim uyuşmadan önce ...

devam edicek...

BilinmezimOù les histoires vivent. Découvrez maintenant