1. Bölüm

45.5K 869 304
                                        

KEYIFLI OKUMALAR....!

3 aydır yaptığım gibi yine arabamda oturmuş sılanın okuldan çıkmasını bekliyordum.
Ilacım gibi olmuştu bana. Onu görmediğim gün kalbim sıkışıyordu. Gözleri , saçları , duruşu , sesi her şeyi , Baştan aşağıya herşeyiyle Ölen eşim Elife benziyordu. Tek benzemeyen şeyi ise kokusuydu beni benden alan  eşsiz kokusu.

Sağ kolumu kaldırarak saate baktığımda birazdan onu ğörecegimi anladım. Ama bu bir kaç dakika bana saatler gibi gelirdi orası ayrı. Yan koltuktaki sigaramdan bir tane alıp ucunu yaktım.  Dumanı yukarı doğru üflerken gözlerim okuldan dağılan öğrencilere takılmıştı.
En son ise kalbimi yerinden çıkartacak kişiyi. Sıla mı. Gözlerimle onu takip ederken ne güzel güldügünü düşündüm. Yanında iki kız arkadaşı ile yürürken bir şeyler konuşuyor sılayı güldürüyorlardı. Sırf bu gülüşü başkalarının görmemeleri için şuan etrafta ona bakan insanların hepsini tek tek öldürebilirdim. Bana ait olana , benim olana bakmak neymiş gösterirdim onlara.

Sıladan.

Önüme gelen bir kaç tutam saçı kulağımın arkasına sıkıştırırken bir yandanda Betül ile birlikte  sinemin yaptığı şakalara gülümsüyorduk. Sinem benim çok yakın arkadaşımdır onu çok seviyorum. Bazen en dertli zamanım da bile bana hunharca kahkaha attırabilen tek insan diyebilirim. Betülde benim çok yakın arkadaşım ama onu artık arkadaş değil görümce kategorisine koyuyorum. Çünkü onun o dünyalar yakışıklısı ve benim bir tanecik aşkım olan sevgilim onun abisiydi. Ve ben tüm hücrelerime kadar deli gibi aşığım serhata. O benim dünyam. Yaşama sebebim. Kızlarla vedalaşıp yollarımızı ayırırken bu gün ne yapacağız die düşünüyordum. Serhat la buluşacaktık ve ben çok heyecanlıydım.

Telefonu çantamdan çıkarıp müzik dinlemek için. Kulaklığımı taktım şarkı sesi kulaklarımı doldururken yavaş adımlarla evime doğru ilerliyordum taki biri sertçe kolumdan tutana kadar.Beni zorla arabasına bindirirken ben boşta kalan elimde kulaklıkları çıkarıp bir köşeye fırlatırken diğer yandanda onun tuttuğu kolumu kurtarmaya çalışıyordum. Bir yandan korkuyordum diğer yandanda noldugunu anlamaya çalışıyordum. Bu adama daha kaç kez  peşimi bırakmasını söyleyecektim bilmiyordum.

Küçük olan ellerimi o koca ellerinin arasına alırken bir yandanda beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Ellerimi sol elinin arasına almış sımsıkı tutarken boşta kalan eliyle saçlarımı okşuyordu. Serhattan başka birinin bana  böyle dokunduğunu düşününce midem bulunmaya başlamıştı.  Kendimi daha fazla tutamayıp ağlamaya başlayınca yavaşça göz yaşlarımı silmeye başladı. Burnunu saçlarımın arasına daldırmış derin derin  nefesler alırken onu kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Gücüm yetmeyince gözlerimi kapatıp sessizce konuştum.  "N olursun bırak beni , yalvarıyorum bir daha karşıma çıkma. " Ağzımdan derin bir hıçkırık koparken ağlamam dinsin die kendimi sıkıyordum.  Bu adamın karşısında ağlamamam , daha güçlü durmam gerekiyordu.  "Evleneceğiz biz ve sen ömrümüzün sonuna kadar benim olacaksın. Sadece benim" diyince nefesi mi  tuttum . Arabanın kapısını açıp "Şimdilik git nede olsa dönüp dolaşacagın yer yine benim yanım olacak " diyip  saçlarımın  üzerini öperken , hiç bir şey demeyip hızla arabadan çıktım ve koşar adımlarla eve yürümeye başladım.

Az önce yaşadığım şoku hala üzerimden atamazken titreyen ellerimle okul çantamdan evin anahtarlarını çıkarmış evin kapısını açmaya çalışıyordum.
Iceri girer girmez mutfağa girip tezgahın üzerindeki Sürahiden su doldurup içmeye başladım. O adam tam bir ruh hastasıydı. Benim gözümde iğrenç hasta bir insandan başkası değildi. Bardağı tekrar aldığım yere bırakırken elimi kalbimin üzerine koydum . Gerçektende çok korkmuştum. 
Ama az önce yaşadıklarımı bir kenara atıp kendime gelmem gerekiyordu.  Biran önce hazırlanıp Serhatla anlaştığımız kafeye gitmem lazımdı. Zaten annemler kırk yılda bir gidiyorlar dı teyzemlere ve benim bunu iyi değerlendirmem gerekiyordu.

Evimiz çok küçüktü . Küçük ama huzurlu . Annem ve babam ile oldukça mutluydum ve bu evi çok seviyordum. Annem ve babamın odası , benim Odam ve bir tane oturma Odamız vardı. Banyo ve tuvalet birdi . Kendi odama girip üzerimdeki okul kıyafetlerinden kurulduktan sonra havlumu alıp kendimi hızlıca banyoya attım. Sevgilimle buluşmadan önce o adamın iğrenç ellerinin dokunduğu yüzümü temizce yıkamam şarttı. Yoksa içim rahat etmeyecekti. Duş alırken bile aklımda hala o adamın yaptıkları vardı . Eğer ondan korkmasaydım şimdiye kadar çoktan şikayet etmiştim polislere.  Ama yapamıyordum. Içimdeki korku beni günden güne bitiriyordu.
Banyodan çıktıktan sonra saçlarımı kurutup dolabın karşısına geçtim. Beyaz belden yukarısı dar aşağısı ise hafif bol bir elbise giydim. Saçlarımı düzleştirdikten sonra kırmızı up uzun bir kolye takıp tek bant kırmızı ayakkabıları mı giydim.
En güzel kokan parfümümüde sıktıktan sonra dışarı çıkıp taksinin numarasını cevirp adresi verdim.

Gireceğimiz mekanın önüne geldiğimizde dönüp serhata baktım. Resmen ağzım açık kalmış bir şekilde restauranta bakıyordum. Gerçekten çok güzeldi ama bizim buraya girecek kadar paramız yoktu. Serhata bakıp "Aşkım burası çok pahalıdır. Neden başka bir yer seçmedin " die sorunca Yanağıma bir öpücük kondurup gülümsedi .
"Sen merak etme sevdiğim , ben herşeyi ayarladım" dedi. Cevap vermeden uzattığı elini sıkıca tutup restaurant'ın girişine doğru yürümeye başladım. Iceri girmiş masamıza kurulmuş , yemeklerimizi bile sipariş etmiştik ama ben hala etrafı inceliyordum. Iç dekorasyonu çok güzeldi ve etraftaki loş ışıklar restaurantı romantik bir mekan haline getirmişti. Serhatın masanın üzerindeki elimi tutup "Aşkım"demesiyle başımı çevirip ona baktım ve en içten şekilde "efendim aşkımmm"dedim. Ayağa kalkıp cebindeki kutuyu çıkarınca kalbim yerinden çıkacak zannettim. Herkesin gözleri bize dönmüşken önemde diz çöküp kutunun ağzını açtı. Bir anda mutluluktan gözlerim dolarken  "Aşkım , Sevdiğim, Nefesim . Bu dünyadaki herşeyim ömrümün sonuna kadar yanımda olurmusun. Benimle Evlendirmisin. ?" dedi. Artık tutamadıgım göz yaşlarım firar ederken Boynuna sarılıp " Son nefesime kadar evet" dedim.

Saat geç olmuş bugün ki mutluluk
kotamızı doldurmuştu. Serhat beni Evimin önüne kadar getirmiş arabasına binmişti. Bahçe kapısını açıp bahçeden ona el sallayıp gitmesini bekledim. Aşkım gidince arkamı dönüp eve doğru yürüdüm. Çantamdan çıkardığım anahtarla kapıyı açıp içeri girdim. Yüzümde hala kocaman bir gülümseme vardı. Taki kapının kapanmadıgını anlayana dek . Ayağını kapının önüne koymuş kapının kapanmamasını sağlayan öfkeyle beni öldürecekmiş gibi bana adama baktım masum gözlerimle.
Hiç sesim çıkmazken sessiz sedasız yutkunmuştum.  Iceri girip kapıyı sertçe kapatınca geri geri gidip elimi havaya kaldırdım ve dur işareti yaptım.

"lütfen evimden çık. Şimdi annem ve babam gelir ." dedim . Az çıkan ses tonumla. Bir kaç adım atıp önümde durdu. Sağ elimi avuçlarının arasına alıp yavaşça tuttu. Yüzü fazla öfkeliydi. Ama ellerimi tutuşu bir bebeği tutar gibiydi. "Seni çok seviyorum . Neden anlamak istemiyorsun. Neden benide kendini yıpratıyorsun ." dedi. Sesi oldukça masum çıkmıştı. Bundan cesaret bularak "Çünkü benim sevdiğim biri var zaten.Ve benim kalbim tek kişilik" dedim. Birden elini yumruk yapıp hafifçe kalbimin üzerine vurdu. "Burada sadece bana yer olacak. Başkasını koymaya çalışırsan seninde onunda cehennemi olurmu " dedi.
Az önceki masumlugunum aksine bunu bağırarak söylemişti. Hızlıca elimi tekrar tutup parmağımdaki yüzüğü çıkarıp açık olan pencereden dışarı fırlattı. Elindeki diğer yüzüğü parmağıma takarken elimi ellerinin arasından kurtarmaya çalışıp "Bırak beni " die bağırdım.
Elleriyle yüzümü avuclarının arasına alıp sertçe alnımı öptü. Alınlarımız birbirine değerken migdemi bulandıran nefesi yüzüme çarpıyordu.

"Seni Asla Bırakmam "

Seni Asla BırakmamHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora