Saat sabahın yedi buçuğu alarmlar çalar ve ben bu kez uyanmam snorlaks başımda hadi artık dönem vakti.
Evde üşüdüğüm den tulumla yatan ben, yanımda yerde yastıklardan kale yapmış kuzen ve başımda çıplak snorlaks! böyle mi uyanmalıydım, zombi gibi çıktım tulumun içinden ve yol boyu geçen bütün maceralar içinden seçmeler yapıyordu snorlaks başımda, gülerek uyandım. Kuzen kalkmakta güçlük çekiyor hatta kalkmıyor, hatta ölmüş ve hatta tepki bile vermiyor.Buz gibi soğuk bir kaşığı göbeğinin etrafında itina ile dolaştırmama rağmen ne yaptıksa da uyandıramadık. Ne tesadüf o kadar yaptığımız çin işkencelerine uyanmayan kuzen gidiyorum deyince uyandı.
Nereye!!
Daha tabu oyunu bitmedi! dedikten sonra zaten kuzenin uyanamadığına tam olarak kanaat getirmiş olduk. Gecenin atmosferini atlatamamış olsa gerek, e kolay değildi onun için kim bir kukla maymun ile fıskiye anlatabilirdi ki, yada astronot ve en güzeli domates kelimesini, onun için büyük bir sınav oldu.
Nitekim hazırlandık saat öğlen bir ve biz hala yola düşeceğiz. Giyindik ve Aydın istikametine giden arabaya binmek için karşı yola geçtik. Bir elimizde iki puaça diğer elimizde içecek, hem kahvaltı yapıp hem otobüsü bekliyoruz. Otostop çekmemiştik ama o sırada transit bir araba durdu.
nereye gençler;
An An An Hakan Abi:
Nereye gençler böyle çanta sırtınızda dedi, valla Aydın'a oradan da Antalya'ya nasipse abi dedik atlayın yarı yola kadar bırakırım sizi, eyvallah dedik ve bindik. Hakan abi inşaat mühendisi, götüreceği yerde de şantiyesi varmış, geri dönüşün ilk safhası başladı. derken
ZZzzz...!!!
Kafamda bir karıncalanma ne olduğunu bilmeden açtım gözlerimi, yaşadıklarımı rüya görüyormuşum. Ben de diyorum hikayenin sonuna ne ara geldik. Ablam gece üstümü açtım diye yanıma gelerek yorganı çekiştiriyor ve uyandırıyor beni, soruyorum abla hadi üstüme yorganı çekiyorsun anladım da neden kafamı sıkı sıkı sarıyorsun onu anlamadım ve ablam bana dönerek,
Kelin üşümesin ondan örttüm kafanı.
Evet madem gerçekten uyandım size o zaman bu rüyanın aslı astarını anlatayım belki sizde eylenirsiniz biz gibi. Size iki gezginden bahsedeceğim. Tabi onların yollara nasıl düştüğünden de herkesin olduğu gibi benimde hayal gücü yüksek bir arkadaş grubum var. Başlıca gazlı Önder, Yıldo, Papaz, Rodi, Snorlaks, Ponçikci ve ben Kel bizler okuyan ve çalışan genç bir tayfayız. Fakat bir araya geldiğimizde hayal gücümüzün nirvanasın da dolaşırız, işsizlik başımıza vurduğu zaman pipetle kola bardağını çevirip, kağıttan gemi ve uçak yapıp onların sanki Nobel Barış ödülüne layıkmış hissi verilmesini sağlar, bisikletin direksiyonuna oturup moonnakkoo diye bağırıp, taşınırken nedense hep en üst katları şeçmek için bir taraflarımızı yırtar, tabi bir taraflarımız eşya taşırken yırtılır, olmadık videolar çekip eylence yaratırız, en tatlı sabahlar çokokrem ile başlar mesela, nerede ucuz çay var orası bizim evimiz gibi olur, ponçik time olmazsa olmaz, kendi ütopyalarımızın kahramanlarıyız, ve dahası.
Plan kurmak pek adetimiz olmasa da gelecek için güzel planlarımız vardır hani, lakin gene de anı yaşamak hepimizin gözdesidir. Hep bir tatil planımız vardı ama farklılık yaratmak adına otostop ve kamp olayını birleştirip karamel tadında bir yolculuk planı yaptık, plan nemiydi peki, söyleyeyim ıssız bir ormanda kamp kurmak, Snorlaks'a göre yılan yakalayıp pişirmek, Ponçiğe göre bisikletlerle gitmek, Papaz'a göre oturun lan oturduğunuz yerde, Gazlı'ya göre ZZZzzz..., vs. bana göre ise maceranın her yolu mübahttır.
Bir hafta öncesinden hazır olmasak ta bir gece öncesinden acele ile liste yapılıp kendi imkanlarımız ile topladığımız malzemelerle yola çıkılır. Ama tabi benden tavsiye acele etmeyin yoksa donunuzu evde unutabilir, yoldan ip alabilir, ateş yakıp yemek yapacağız diyerek bir kilo pirinç, bir konserve, bezelye, bir konserve mısır ve bir kilo tuz alırsınız. Acele ederseniz baharatlık alır ama tuzluğu unutursunuz. Donunuz olmadığı için av malzemesi satan birine gidip, abi kamp donu satılır mı diyerek saçma bir cümlenin içinde bulabilirsiniz, en önemlisi belki eldiven unutur yola çıkar ve yoldan alırım edası ile devam eder bütün kamp boyunca herşeyi alır ama eldiven almayı bir türlü beceremeyebilirsiniz.
Neyse ki bir günde halletik, en azından unuttuklarımız dışındakilerini. Hazırlıklar bitti sayılır akşam eve geldiğimde sanki izci kampına gider gibi bir izlenim oluştu ailemde, annem aman oğlum üşürsün diyerek ablamın taytını girdirdi zorla, sanki moda haftasına katılacağım gibi giydirmeye çalıştı ablam ve oğlum yol parası vereyim diyen vefalı babam da!! ben kampa gidiyorum arkadaş hemde otostopla gene de düşündükleri için seviyorum onları.
O zaman uyuyalım sabaha kalkıp yola koyulma vaktidir.
YOU ARE READING
Karamel tadında yolculuk
Short Storykafanda saç varken bilemezsen hayatın anlamını, hayat kel olduğunda sana tarak uzatır.
