Nefret-1-

195 8 1
                                        

Uzak dur ablamdam! Defol git evden! Abla kaç! Ablaaa!! Abla!!! Ölüceksin Ceydaaa. Ölüceksin!. Ablanı sen ödürdün Ceyda!!
Uyanmıştım. Kabus, kabus gördüm. Su? Kalp atışlarımı kontrol etmem lazım. Kalp atışlarım nefes almamı zorluyor. Gögüs kafesim sanki yerinden cıkıcak. "Nefes al Ceyda. Nefes.."
Saate baktığımda 02.24 dü. Suyumu içip geri yatmam gerekiyordu. Ya tekrar aynı rüyayı görürsem? Korkmustum. Yatağımdan kalmakta güçlük cektim. Yorgundum. Hergün aynı rüyalar aynı kabuslar. Daha ne kadar dayanabilirdi ki vücudum? Ya gerçekten ben öldürdüysem? Lanet olsun hatırlamak istemiyorum.! Kafamdaki fikirleri bi kenara bırakıp güçlükle ayağa kalktım. Mutfaktan bir bardak su almak için dolaba yeltendim.
"Bihter? Annecim. Sende mi uyumadın. Anneyi mi merak ettin sen ? "
Dolaptan sütü alırken elimden kayan sişe olduğu gibi yere düştü ve kırıldı. Beklemiyordum birden irkildim ve Bihter'in miyavlama sesi beni güldürmeye yetmisti. "Seni gidi yaramaz. Annenin uyanması seni daha ne kadar mutlu edebilir ki? "
Bihter'i uzaklastırıp etraftaki cam kırıklarını temizlemeye koyuldum. Süt kokusu Bihteri mutfaktan cıkarmicaktı bir süre.Ama onu seviyordum. Evin ikinci yasama belirtisi veren tek canlılardan biri de oydu,nede olsa.

Mutfağı temizledikten sonra suyumu içip odama gittim. Hava çok soğuk olmasına rağmen yatağım hala sıcaktı. Üzerimi iyice örtüp sabah erken kalkarım ümidiyle uyuya kalmıştım.
Sabah saat 11.36
Bihter'in miyavlama sesinden nefret ediyorum." Bihter yeter artık git şurdan sabah sabah. Sabah? Lan ?" Yine klasik Ceyda işte. Uyuya kalmıştım. "Bu lanet olası telefon neden calmaz kahretsin! Kesin kovuldum." Yatağımdan fırlamamla yere düşmem bir olmuştu. Off. Gercekten hayat nefret ediyorum senden. Üzerime mavi kotumla beyaz gömleğimi giyip Bihter'in yemini verdim.
Ocağın altını kapatıp çantamı aldım. "Lanet olsun, kesin kovuldun Ceyda sen. Bu sefer kaçışın yok." Telefonum çalmıştı. Arayan , sirketteki arkadaşım Selin di.
"Nerdesin Ceyda patron köpürdü seni bulamayınca. Telefonlarına da bakmıyorsun. Galiba bu sefer kesin kovuldun.Ceyda ? Ceyda sana diyorum?"
"Tamamdır ben gelicem" diyip telefonu kapattım.
okta umrumda sanki. Adam kovmus beni coktan. Boşa otobüs parası vericem simdi. Of off. İssiz de kaldın aferin Ceyda. "

Evden dışarı çıktığım da hava çok soguktu. Tam bir sonbahar havası. Bu havaları seviyordum. Üzerimdeki o telaş Selin'in aramasıyla sona ermisti. Zaten kovulmustum. Koştur koştur gitmenin bir alemi yoktu nede olsa. Durağa kadar yürüdüm. Etrafımdaki insanlar hep bir aceleci. Kimi işe gidiyor, kimi yemek yiyor kimide benim gibi belki. "Bilemeyiz." Yüzümde bi tebessüm oluştu bilemeyiz derken. Hayatta karsı beklentimin sıfır olduğu anları yaşıyordum cünkü.
...
Otobüsün gelmesiyle birer birer içeri girdik. Sıcaktı. Şoför ön koltuğa yayılmış vaziyette akpil basan insanlardan acele etmelerini rica ediyordu. İçerisi tıklım tıklım. Daha ne kadar yolcu alabilirdi ki içeriye?
"Şoför bey ? Hani diyorum yolcu mu almasak başka nefes alınıcak gibi değil." Benim bu konuyu açmamla uğultuların arkası gelmeye başladı. Cokta iyi oldu. Ölmek istemiyordum.
...
Nihayet şirkete gelebildim. Acaba ne tür bi kovulma ile karsı karşıyaydım bilemiyorum. Sirket kapısından yaka kartımı alıp Selin'in yanına gittim. "Patron nerde Selin?"
"Toplantıdan çıktı şuan odasında."
"Tamam sagol."
Yavaş yavas ter bastı. Acaba salaklık mı etmistim yavaş yürümekle. Odanın kapısını tıklatıp içeri yavaş adımlarla girdim.
"Gel bakalım Ceyda hanım."Kovuldun demeden önce hesap sorulma anıydı galiba bu.
"Özür dilerim Mehmet bey ama ben gerçekten.."
Adam haklı. Kovsa yeridir ben olsam kendimi bende kovardım. Yalan da söyleyemem.
" ..gerçekten haklısınız. Siz kovasanız yeridir. "
Ne diyorum ben?
...
Ne dediğimin farkına vardığım da gerçekten cok geçti. Adam resmen kovuldun dedi.

Odanın kapısını kapatıp dısarı cıktım. Selin yüzüme acıyarak baksada onu umursamadan masamdaki esyaları toparlamaya başladım. Bu uyku yüzünden daha bir cok kez parasız kalıcağım belli olmustu.
Ofiste eşyalarımı toparlarken ablamın resmine gözüm ilişti. Resme dikkatli baktım. Hayatımın sadece bir kaç senesini hatırlamak çok saçmaydı. Hatırlamak istiyordum. Sonra ne oldu?
"Düşün Ceyda düşün"
"Açma o kapıyı Ceyda açma dedim sana!"
"Abla babamız gelmiş"
"Yalvarırım açma ablam gel!"
"Lanet olsun açma demistim!!!!"
Hatırlamak zorunda değildim. Her geçen gün yeni bir seyler hatırlamak yoruyordu bedenimi. "Peki ya annem? Ona ne oldu?"

Nefret EdiyorumWhere stories live. Discover now