Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.

1. Bölüm

26 2 0
                                        

Merhaba,ben Manolya. Bugün yeni bir hayata başlıyorum. Artık ailem yok,servetim yok,sığınacak başımı sokacak bir yerim bile kalmadı. Üşüyorum ve nereye gittiğimi bilmeden yürüyorum. Üzerimde ince bir bluz ve dizleri parçalanmış bir kot var. Esen rüzgara karşı koyamıyorum. Gözlerime arabaların fırlattığı toz toprak ne varsa doluyor önümü göremiyorum. Halbuki şundan 3 ay öncesine kadar şömine başında sıcacık kahvemi  yudumluyordum...

3 Ay Önce

"Manolya hadi kızım geç kalıyoruz."

"Tamam anne geliyorum."

Aşağı doğru hızla inerken babama çarptım. Neye uğradığına şaşıran babam gözlerimin içine bakarak ateş püskürüyordu adeta. Her zamanki halleri... Nefret dolu bakışları üzerimde gezinirken göz devirerek aşağıya indim. 

"Aptal şey."

Yıllardır ondan duyduğum en az ağır olan laftı bu "Aptal şey." Annemin hatırına hiç duraksamadan devam ettim ve annemin yanından hızla geçerek arabaya bindim. Ömrümde ilk defa mutluydum. İlk kez kalbim hızlı çarpıyor ve ilk kez babamın nefret dolu bakışlarına aldırmadan bir gün geçiriyordum. Annem yanıma oturduğunda kulaklıklarımı taktım ve yolu izlemeye başladım. Babam direksiyon başına geçtiğinde yine söylenmekle meşguldü. Annem bana bir şeyler anlatıyor ben ise hiç aldırmadan müzik dinleyerek dışarıyı seyrediyordum. Varlıklı ama mutsuz bir hayat işte benimki de. Boğuk bir bağırma sesi duyuyordum. Gözlerim hala yoldayken sarsılma hissettim ve anneme döndüm. Kulaklıklarımın tekini çıkardığımda annem "Fehmi!" diyerek çığırdığını duydum. Gözlerimin kararmasıyla kendimi boşluğa düşercesine bıraktım. 

Uyandığımda kendimi çimenlerin üstünde buldum. Kafamı yavaşça kaldırırken ellerimdeki cam kırıklarını temizliyordum. Ayağa zorda olsa kalktığımda arkamda duran arabamızı gördüm. Üzerinden çıkan alevleri görünce topallayarak koşmaya başladım. Bir yandan "Anne!"  diye bağırırken gözlerimden akan yaşlar yüzümdeki yaraları sızlatıyordu. Arabaya yanaştığımda annemin bedeninin yarısı arabanın altında kalmış diğer yarısı ise çimenlerin üstüne serilmişti. Elleriyle çimenleri tutarak kendini çekmeye çalışıyordu. Dizlerimin üzerine çökerek anneme doğru eğildim. Annem kafasını bana çevirdiğinde hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. 

"Kızım... S-seni çok seviyorum bunu sakın unutma olur mu?"

dedi ve boynundaki kolyeyi zar zor kopararak avucumun içine sıkıştırdı. Kolyeyi açtığımda içinde aile fotoğrafımızın olduğunu gördüm.

"A-anne bekle burada yardım bulup geleceğim hemen,dayan olur mu? Anne beni duyuyor musun? Anne! Ne olur aç gözlerini anne! Benim annem ölemez benim annem beni bırakmaz ne olur uyan! Anne..."

Annem gözlerini kapatmış söylediğim hiç bir şeye tepki vermiyordu. Etrafa çığlık saçıyor ve anneme sarılarak gözlerimden akan yaşlara engel olamıyordum. Annemi oradan çıkarmaya çalıştım ancak araba yerinden kımıldamıyordu. Hıçkırıklar içinde zorda olsa yerimden yardım aramak için doğruldum ve bağırmaya başladım. Ayağa kalktığımda arabanın ön tarafından bir ses duydum ve oraya doğru yavaşça yürümeye başladım. Arabanın ön sol penceresinden sadece kafası ve sağ eli dışarıda olan kişi babamdı. Onu öyle gördüğümde yüreğimde o kadar büyük bir acı hissettim ki. Sanki bütün kin, nefret üstümden kalkmıştı. Yanına doğru adımladım. Kafasını kaldırdı ve dolu gözlerle yüzüme baktı. Kısık sesle bir şeyler söylemeye çalışıyordu. Kendi hıçkırıklarımdan babamın sesini duyamıyordum. Ona doğru eğildim ve onu dinledim. Sesi boğuk ve ağlamaklı çıkıyordu. 

"Affet beni kızım,ne olursun affet."

Arkadaşlar umarım bu hikayeyi beğenirsiniz,beğeneceğinizi umut ederek yazdım. Yorumlarınızı ve oylarınızı eksik etmeyen çok çok öpüyorum! :)



MANOLYAStories to obsess over. Discover now