KAZA

72 4 1
                                        

Ayaklarımın altında kimi dertli kimi eğlencenin dibine vurmak isteyen insanlarla dolu... Ama aslında hepsi içip bişeyleri unutmak ve rahatlamak istiyo yıllardır benim istediğim gibi.

"Hey! Pars napıyon lan" İşte hayatımda bana değer veren insanlar ki aynı şekilde bende onlara değer veririm

"Napcak abi insanlara bağrarak 'Ben Cenk' e aşığım 'diyodur. Dimi abi"

"Kes lan tatavayı. Kafama silah dayasalar bile asla öyle bişey demem." Hayatımda' iyi ki karşılaşmışım' dediğim üç can dostum. Onlar için elimden ne geliyorsa yaparım. Ama bunu onların bilmesi gerekmez.

Şu an nerdemiyiz dördümüzün birlikte açtığı bardayız burası bizim herşeyimiz oldu. Açtıktan sonra kısa zamanda ünlenip herkesin gelmek istediği bir bar haline geldi. Herşeyi özenle seçtik. İçkilerin markasından bardakların şekillerine kadar her adımını ince düşnüp karar verdik. Burası bizim sığnağmız oldu. Şu an bulunduğumuz kısım ise kendimiz için yaptırdığmız balkon tarzı özel locamız. Her akşam burda hem eğlenir hem de insanların sorun çıkartmamalarını sağlarız.

"Lan o benim burayı açtığımızdan beri sakadığım şarabı mı açıyo. Ulan it bekle geliyom lan ağzına tükürücem senin" Cenkin sakladığı şarabın barmen tarafından bir müşteriye ikram edilmesinin aradından Cenkin koşarak gitmesi yüzümü güldürürken Emre' nin "Lan gülüyo mu la bu" demesiyle eski halime dönüp Emreye attığım sert bakışlardan sonra Emre Cenk' in arkasından "Lan benide bekle" diyip koşması bir oldu. Bu komiğime gitsede gülmemeye çalıştım. Taki Arda' nın dediklerinden sonraya kadar.

"Kendini daha ne kadar tutmayı düşünüyorsun abi"

Arda'nın neyden bahsetiğini anladığımda bu sözleri söylemesine ne kadar şaşırsamda hiç istifimi bozmadan "Arda bence sus" söylediklerimin tehdit içerikli olmasına rağmen Arda beyimiz susar mı? Tabiki susmaz ve ben nedense bu adamın bu özelliğini sevsemde asla söylemem.

"Niye konuşursak herşey eskiye döner diyemi."

"Evet herşey eskiye döner diye."Bu ani çıkışıma bende şaşırsamda kaldığmız yerden devam ediyoruz ufak kavgamıza

"Abi biz eskiyi unutamayız nereye gitsek bizle gelcek. Her gittimiz yerde bi gram sevgi arıycaz. Ailelerimizin hor gördüğü sevgiyi arıycaz. Ama sen gene inkar edeceksin."

"Edicem. Niçin biliyo musun? Çünkü ben de artık sevgiden vazgeçtim. Ve bu konu bi daha açılmıycak."

"Tamam abi kabul bakalım nereye kadar gidecek böyle."

Daha fazla konuşmak istemediğim için susup önüme dönüyorum. Etrafta eğlenen insanlara bakarken iki farklı adım sesi duyarken birinden Arda nın gitini anlıyorum diğerini ise belime sarılan ellerden anlıyorum herzamankilerden boynuma ufak öpücükler bırakıp kulağıma doğru "Çok sinirliyiz bakıyorum ki" diyor. Ona doğru dönüp dudaklarına ufak bir öpüçük koyup "Başka zamana" diyip gidiyorum yanından. Bardan çıkıp arabama geçiyorum eve vardığımda yatağma girip uyumak için altıma eşortman altı giyip yatağma geciyorum derin bir uykuya dalmak ister gibi...

Sabah uyandığımda ilk koşuya çıkıyorum bu beni rahatlatıyor. Kaç saat koştuğumu bilmiyorum eve dönüyorum. Eve girer girmez telefonum çalıyor kimin aradığına bakmadan açıyorum duyduğum ses bende soğuk duş etkisi yaratıyor. Beni önemseyen ailem beni arıyor emin olmak için telefona bakıp geri kulağma götrüp dinliyorum sesini

"Pars bi derği seni öğrenmiş gelip bikaç iyi bir röportaj verip geri dönmeni istiyoruz. Gelir misin?"

Birkez daha yüzüme vuruyor istenmemek. Ben artık kabul etsemde ağır geliyor artık. Ben onlardan ne kadar nefret etmeye çalışsamda biyerde onları düşünürken onlar beni birinin öğrenmesinden korkuyorlar. Ve bu artık canımı çok yakıyor. Bütün bunları geç ben herşeye rağmen neden hala onu dinlediği mi bile bilmiyorum.

"Tamam, işlerimi ayarlar gelirim."

Naptım lan ben gene kabul ettim. O hep bana bişeyler anlatıyor ve ben hepsini kabul ediyorum. Bu huyumdan nefret ediyorum. Gitmesem diye düşünüyorum ama ben birşeyi kabul ettimmi yaparım. Off off!!!

Her şeyi hazırlayıp kısa bir yolculuğa çıkmaya hazır olduğmu anlayınca arabaya binip motoru çalıştırıyorum. Artık ne olacaksa kabulüm yeterki artık rahat bir nefes alıyım...

Kısa olan yolculuğuma müthiş ikizim Aras' ın okuduğu okulun arkasında duruyorum. Biraz bilgi alalım bakalım kimler ne kadar biliyormuş öğrenelim. Cebimden telefonu çıkarıp Arası arıyorum aradan biraz zaman geçiyor ve sonunda açtı telefonu hiç uzatmadan okulun arkasına gelmesini söyleyip kapatıyorum.

Köşeden bana doğru gelen ikizimle duruşumu dikleştiriyorum. Karşısında sanki hiç bişey yaşamamış ikizi gibi durmak istiyorum. Uzun bir süre ayrı kalmış ve şimdi geri dönmüş olarak fakat ben hiç geri dönmiycem...
Aras bana yaklaştıkça içimde garip bir duygu hissediyorum bunun özlem olmasından korkuyorum eğer özlemim dahada artarsa gidemem ikizimden diye korkuyorum.

"İkizim" Aras'ın seslenmesi ile özlemim kendini belli etmeye başlıyor.

"Aras" seslenmem sonucu sarılmamız bir oluyor. Obu aslında ne kadar özlediğimi daha yeni onladım ikizim olmadan olmuyormuş. Birbirimiziden ayrılmamız ile konuşmaya başlıyor zeki ikizim.

"Nerdesin iki senedir ikiz." Aras bana ağzından duymayı sevdiğim kelime ile seslenince herşeyi bir kenara itip Aras için dönerdim ama başladıklarımı bırakamam "Aras başka yerde konuşalım, hadi gidelim." Diyip arabaya binmek için hareketleniyoruz Aras'ın bir anda söyledikleri ile tüm kanım çekiliyor sanki "İkizim bulaştığın pis işler nasıl gidiyor." Duyduklarım ile anlık şok dalgası geçiriken "Sen nasıl?" diyorum

"Yani gerçek hepsi"

"Hepsi derken?"

"Silah kaçakçılığı, uyuşturucu, adam öldürmek ve bunun gibi bir çok şey." Arsı'ın bu kadar şeyi nasıl öğrendini merak etsemde bunların gerçek olması daha ağır geliyor ve ben sessiz kalmayı tercih ederken ikizim üstüme gelmekte niyetli.

"Sessiz kaldığna göre doğru"Son kelimesi ile artık konuşmam gerektiğini anlıyorum

"Nerden duydun?" Her saniye gaza daha çok yüklendiğmi yeni fark ediyorum.

"Bu mu önemli olan? Ha ikizim" Susuyorum konuşamıyorum çünkü diyçek bişey bulamıyorum.

"Annem söyledi." Bir an anneme olan nefretim büyüyor. Annemin benden bu kadar nefret etmesi içimde degişik bir duygu yaşatıyor. Ama kendime söz veriyorum 'bunun bedeli ağır olacak' diye.

Bir and insanların hayatı değişirmi derdim hep değişirmiş verdiğmiz sözler ve bu sözleri verirken sonra olacakları farketmiyoruz bende farketmedim koskoca iki yıl ikizimden uzak olmamda tek neden annemin bana olan nefretiydi. Hiç bitmeyecek olan nefreti.

Bi anlık dalgınlık ile tüm hakimiyeti kaybedip yoldan çıkmam ve direksiyon hakimiyetini geri yakalımaya çalışmam başarısızlık ile sonuçlandı. Arabanın yolan çıkması şarampolden taklalar atarak yuvarlanması sadece beş dakkada gerçekleşti. Tam dehşet içerikli kısa bir filim olabilecek bir sahneydi hiç birşeye değil Aras'a bişey olmaması için dua etmeye başladım benim dualarım kabul olmayacak kadar günahkar iken dualarımın tutması için elimden ne gelirse yapardım...

İKİZİMİN HAYATIHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora