~•YOLUNU KAYBETMİŞ KELEBEK~•

226 26 4
                                        

Gözlerimin içine baktı.. baktı ve dönüp cevap verdi; " evet" hayır demesini mi bekliyordun aptal. Aptalım. Başım dönüyordu ne yaptığımın farkında olmamış olmalıyım ki nikah masasına doğru sendeleyerek yürüyordum. İlk defa canım acımamıştı belki ama bu çok ağır gelmişti hayat nasıl da düşmandı bana. Birden gelinin üzerine atlayıp giydiği gelinliği son gücümle çekerek yırtmaya başladım kız şok olmuştu. Gün bakıyordu hiç tepkisiz. Bir kaç kişi gelip beni durdurmaya çalıştı fakat izin vermedim. Gelinliği hallettikten sonra gün nün yanına gittim ve bir tokat attım ağır bir tokat olmuştu davetliler aa demeye başladı hepsi kendi arasında ayıplıyordu. Gelini alıp götürdüler gelin ise kendine gelmiş bir ton laf söyleyip ağlıyordu. Gün yüzüme baktı " mutlumusun güçsüzlüğümden, bak ağlıyorum karşında. Ama bu güçsüzlüğümün son dakikaları artık." Dedim yutkunarak. Hiç birşey demiyordu, kızgın mıydı kırgın mı? Bağırarak davetlilerin kargaşa sesini kapatmaya çalıştım ve yine ses tonum yüksek bir şekilde konuşmaya başladım. "İlk kalp ağrısı değildin belki. Ama ilk canımı acıtan sendin.. artık büyüdüğümü anlıyordum verdiğin acılarla. Çünkü aşık oluyordum biliyordum. Herşey yavaş yavaş oluşuyordu içimde. Sende farkındaydın herşeyin sustun ne bir adım geri gittin ne de bana geldin kaldın. Yüreğimde kaldın hiç silinmedi izin kalbime kazıdım. Belki sildim tarihleri resimleri attım ama içimden atamadım kalbimden çıkaramadım seni kimseyi koyamadım yerine başaramadım unutmayı. Hatırla sende becerememiştin gitmeyi.. sevdin mi hiç benden sonra söylesene kalbimin ötesi.. yaptın mı bana yaptıklarını yoksa daha mı dikkatliydin bu defa. Ben senden gidemezken sen çoktan kaybettin mi benim yolumu. Adım ağzına yabancı geldi mi mesela? Yüzümü unuttun mu ? Ya saçlarım.. sevdiğin saçlarım hatırlıyor musun peki onları. Kestim. Her telinde sen vardın çünkü attım seni saç tellerimle çöp edip.. söylediğin sözlerin seni seviyorum demelerin ne oldu onlar? Nasıl unuttun seni seviyorum demek kolay unutmakta kolay geldi mi ? Yaşadıklarımıza ne oldu neden şimdi geriye kalan kötü hatıraları açıyorsun sadece? Hiç gülmemiş gibi benimle. Asla diyordun asla bırakmam ölürüm. Hadi öl şimdi. Senin için bir damla daha göz yaşı dökersem tüm hayatım haram olsun bana. O melek kız yok şimdi karşında. Aşkından deli divane ettiğin intikam duygusu olan kız var. O melek kızdan değil şimdiki kızdan kork artık. Güçlüyüm çünkü. " göz yaşımı silip derin bir nefes alarak davetlilere döndüm ve sahte bir gülümseme ile " tiyatro sona erdi kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. İyi eğlenceler !" Diyerek terk ettim orayı. Tam koşacakken topuklu ayakkabımın topuğu kırıldı ve arkadan bir adam beni düşmemem için tuttu " yeter art.." arkamdaki adamı gün sanmıştım fakat başka biriydi. " ımm şey.. teşekkürler." Dedim ve yüzüme güzel bir gülümseme ekledim. " bir dahakine daha dikkatli ol derim herkes ben değil.." doğru.. lafına devam etti . " aynı düğünden çıktık ben kız tarafıyım tanışalım sonuçta akraba oluyoruz." Elini uzattı bende hafifçe sıkıp " kelebek.." dedim gülümseyerek " kelebek hımm çok güzel. Ben de Toprak. Memnun oldum kelebek" elimi çekip arkaya atarak " bende" dedim " zamanın varsa bir kahve ısmarlayabilirim?"
" şey.."
" ısmarlayamazsın! " gün benim yerime cevap vermişti neydi bu şimdi. Daha 5 dakika önce rezil etmiştim hala yüzsüz bir şekilde benim adıma konuşuyordu. " benim adıma kon.." sözümü bitirmeme izin vermeden işaret parmağını bana yöneltip sallayarak " sen hiç konuşma.." köşeyi işaret ederek " git orda bekle gelicem ben şimdi" dedi anlamsızca baktım yüzüne " gitmiycem!" Sabır dilenircesine gökyüzüne bakıp gözlerini bana kilitleyerek bağırdı " bugün sınırlarını aştın kelebek. Git orda bekle!" İlk defa bağırmıltı tüm ilkleri yaşamıştık bugün o da ilk dega bir kızdan tokat yemişti ilk defa ben ona bu kadar uzaktım ilk defa imkansızlaşmıştık ve ilk defa bugün bağırmıştı. Ne hoş gün ama ! Gün nün bağırmasıyla ilkildim ve koşaraak köşeye geçtim. Sesleri duyuluyordu. Gün toprağa bağırıyordu. Toprak gülüyordu. Gün toprağın yakalarından tutup duvara yapıştırdı dayanaamadım ve onlara doğru koştum tam gün toprağa vuracakken elini tuttum çatık kaşları koyu elmas gözleriyle o kadar sevilesiydi ki vazgeçmem için çok sebep olmasına rağmen onları görmüyor ona tutunmak için olmayan sebepler buluyordum. Bu çok tuhaf birşeydi. Görmeyen birine bu kaç diye sormak kadar saçma.. gün kafasını benim yönüme çevirdi en güzel bakışlarıyla baktı. Bana bakarak toprağa emir verdi " git" toprak yakalarını düzeltip gitti. Yönümü çevirip elimdeki topuğu kırık ayakkabılarımla ilerledim. Gün arabasının kilitini açıp arkamdan seslendi " arabaya bin." Onu takmadım kendi yönüme yürümeye devam ettim. Arkamdan gelip kolumu tuttu ve zorla arabasına bindirdi. Kendisi de binip arabayı çalıştırdı inmeye çalıştım fakat kilitlemişti. İlerliyorduk benim evimin yönüne tersti bu yön. " ters yönden gidiyorsun." Seslenmedi neden konuşmuyordu şimdi. " ne güzel bir gündü değil mi? Ben çok eğlendim sende eğlendin mi? Diyorum ki sen bir düğün daha yap. Aaa ama dur olmaz şimdi değil mi kızın gelinliği gitti. Bir daha aynısından da olmaz.. bir dakika gün bey çok özür dilerim neden olmasın sen yapardın değil mi ne istersen. Acaba o gel.."
" yeter ulan yeter . Sus artık . Acı çekiyorum ulan ben. Unutma kelebek bizi sen imkansızlaştırdın. Şimdi sakın ! Sakın konuşma." Bana bakarken soyluyordu bu kelimeleri ayni zamanda her saniye hizlaniyordu korkuyordum son gordugum sey koyu elmas gozleri son duydugum ses ise aci bir korna ve fren sesi olmustu. Cigliklarim olum yolculuguna adim atiyordu. Ve sadece ruhumun kuf tutmus karanliklarindan yankilaniyordu. Yari aralik gozlerimi yavas yavas kaparken ellerim gun nun elini buldu hissedemiyordum elini sadece bulanik bir sekilde goruyordum daha fazla gucum yetmedi kalmaya kapadim gozlerim belki gelecege belki de sonsuzluga..

 Yari aralik gozlerimi yavas yavas kaparken ellerim gun nun elini buldu hissedemiyordum elini sadece bulanik bir sekilde goruyordum daha fazla gucum yetmedi kalmaya kapadim gozlerim belki gelecege belki de sonsuzluga

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
Aşk ve acıWhere stories live. Discover now