Sakin ol Vanessa.
Bayılmanı sağlayacak hiçbir şey yok Vanessa.
Alt tarafı bedenleriniz birbirine çarpacak kadar yakın ve eli ağzında.
Ayrıca gözleri biraz kızarmış ama mükemmel bir mavi.
Ve dudaklarını ısırdığı pembeliğinden belli oluyor.
Hayır Vanessa titreme anlayacak!
Bayıl gitsin kızım!
İç seslerim çatışmaya girmişken derin bir nefes almaya çalıştım. Dudaklarımın titrediğini hissedebiliyordum. Elini ağzımdan çekmeden önce fısıldadı.
"Çığlık atma, sana zarar vermeyeceğim. Öyle biri değilim zaten."
Titrerken yavaşça kafamı salladığımda elini çekti. Dudaklarını yaladı ve aramızdaki mesafeyi açma girişiminde bulunmadan elini uzatarak kapıyı kilitledi. Aman Tanrım! Oh hayır hayır hayır! Buna hazır değilim! Hele okulun bir sınıfında hiç olmaz!
Ellerini cebine soktu ve gözlerini bana dikti.
"Neden hala titriyorsun? Kalbinin atışlarını duyabiliyorum."
"B-ben korktuğum i-için."
Hafifçe gülümsedikten sonra pembe dudaklarını araladı.
"Sana az önce fazla kaba davrandım. Özür dilerim."
Şaşırsam da konuşmaya çalıştım. Onunla boş sınıfın birinde, kilitli ve bu kadar yakın durmak gerçekten beni ölebilecek duruma getiriyordu.
"S-sorun değil."
Tekrar hafifçe gülümsedi. Küçük gamzesi gözükünce titrememim arttığını hissediyordum.
"Tamam, sadece buydu. Sana bir şey yapmam diyorum neden böylesine titriyorsun ki?"
Ellerimi kaldırdım ve bilmediğimi belirten bir şekilde iki yana açarak kafamı yana yatırdım. Bu lanet hareketi niye yaptığımı bilmiyordum. Hafifçe kıkırdaması yüzümün kızarmasını sağlamıştı. Geri çekilerek aramızdaki mesafeyi açtı ve kolundaki saate baktı.
"Tenefüsün bitmesine beş dakika var. Eğer buradan beraber çıkarsak koridordakilerin düşüneceklerini biliyorsun. İstersen zilin çalmasını bekle."
Niall ile beş dakika daha?
Yüce Tanrım nasıl bir iyilik yaptım da biri bana dua okudu?
"Olur." Sesim titrese de kekelememiştim.
"Seni bekleyeceğim. Yan taraftaki erkekler çıkıp seni gördüğünde ikimiz için de pek hoş olacağını sanmam." Diyerek yüzünü buruşturduğunda, bir tarafım sevimliliğine kapılmış başka bir tarafım da beni düşünmesine seviniyordu.
"Teşekkür ederim." Dedim kısık sesle. Gözleri ellerime kayınca tek elini uzatıp sol elimi çekti. Tamam, öleceğim! Buradan kurtuluşum yok! Sol elimin avucuna baktı ve kıymıktan dolayı olan yarayı inceledi. Bir parmağını yaranın etrafında gezdirince düşüp bayılacağımı sandım.
"Çok acıyor mu?" Dedi mavilerini bana çevirerek. Kafamı iki yana salladım.
"Mendili getirdiğin için teşekkürler, benim için önemliydi. Büyükbabamdan kalma. Her neyse."
Biliyorum. Büyükbaban bu mendilin onun için önemli olduğuna inanırmış ve uğur getirsin diye ölmeden önce sana vermiş. Asla yanından ayırmazsın.
"Hala sakinleşememiş olman garibime gidiyor."
Elimi bıraktıktan sonra kendisini kapıya yaslayıp kollarını önünde birleştirdi. Bense kafamı eğdim ve derin nefesler almaya çalıştım. Başım dönüyordu ve cidden bedenen titriyordum. Niall'ın beni izlediğini hissedebiliyordum. Telefonunu çıkardı ve bir şeyler yapmaya başladı. Bu sefer ben onu izliyordum. Odada mesaj sesim yankılanınca nefesimi tuttum. Kafasını kaldırdı ve şaşkınca bana baktı. Bir şeyler daha yaptıktan sonra mesaj sesim tekrar duyuldu. Büyük ihtimal bana mesaj atıyordu çünkü bu hatta sadece onun numarası vardı. Gözlerimi sımsıkı kapatarak alt dudağımı ısırdım. Anlamıştı ve her şey bitmişti. Şimdi benimle dalga geçecek, belki kahkahalarla gülecekti. Zil çaldığında hızla kapıya doğru ilerledim. Ona bakmadan kapının koluna tutunmuştum ama o kapının önünden çıkmıyordu.
"Şimdi anladım neden titrediğini ve kalp atışlarını duyabildiğimi."
Keyifli sesi kulağımı doldurduğumda orada ölmek istedim.
"Neydi? Aşk dokunmadığın sürece attığını hissetmediğin kalbinin, onun yanındayken tüm bedeninde attığını hissetmendir. İyi söz gizli hayranım."
"Lütfen gitmeme izin ver."
Hala ona bakamıyordum. Kıkırdadı ve yana çekildi. Titreyen ellerimle kilitli kapıyı açarak hızla sınıfa doğru koşmaya başladım. Lanet olsun! Bir buçuk yıldır hiçbir şey olmamışken şimdi her şey üst üste geliyordu ve mutlu mu olsam delirsem mi şaşırmıştım!
Hahayt
Bokumu ye Vanessa
Ay Mandam beni onu sevdiğimi anladığında bana bir tebessüm bile etmemişti Niall bu kıza gülümsüyor!
Alın size günde iki bölüm başımın etini yediniz hadi tepe tepe kullanın!
YOU ARE READING
Platonic Love / NH
FanfictionBay Ego : Neden bana mesaj atmayı kesmiyorsun? Vanessa : Çünkü seninle yaşadığımı hissediyorum. #2 *03.10.2015*
