Yağmur sakin sakin yağıyor, insanı kokusuyla büyülüyordu. Elimde sıcacık kahvemle izliyorum, bir bir damlayan damlaları...
Sabah sekizde ki dersim için erkenden uyanıp, rahat bir şeyler giyerek okula gelmek zorunda kaldım. Her yağmur yarışında kendime sıcak birşeyler ararım, bu biraz iç dünyamın etkisiyle olsada hoşuma gidiyordu.
Mert ile aramı düzeltmiş ama eskisi gibi yapmamıştım, beni bırakıp gitmesine değildi bu kızgınlığım sanırım..
O gün beni eve bırakmış, sonra da bir haftadır hiç görmemiştim. Arabada konuşmadık, çok sinirliydim bana ağır konuşmuştu. Aynadan bana arada baksada bir kaç kez konuşacak gibi olup vazgeçmişti. Sadece evin olduğu sokağı sormuş ben de söylemiştim..
Elimdeki kahvemin son yudumunuda içip derslikler arasında bulunan koltukların birine oturdum. Gözlerim uykusuzluktan açılmıyordu bunda erken kalkmamın etkisi olsada geceleri uykum kaçıyordu.
Gece dışarı çıkmak istesemde polisler daha sokakları serbest bırakmamıştı. Bu aralar kavgalar pek yoktu, insanların kavga edip içlerindekileri yaşamaları bile benim hayatımı etkiliyor..
Gözlerimi açık tutmaya çalışsam da uykum ağır bastı ve kendimi koltuğun yumuşaklığına bıraktım.
Mert ve rüyanın kahkaha sesleri koridorun diğer ucundan duyulması uzakta olsalar bile uyutmuyordu ki. Gözlerimi araladığımda şaşkınlıkla gözlerimi kırpıştırmam bir oldu.
Karşı koltukta oturmuş gözleri kapalı, kollarını bir birine bağlamış koltuğa hafif yayık şekilde duruyordu...
Ne zaman gelmişti... Ben o kadar uzun uyumuş olamazdım, anlaşılan yeni gelmişti..
Gözlerini hafif aralayıp bana baktı. Kalbim gözlerine her baktığımda daha da hızlı çarpıyordu..
Öylece birbirimize bakıyor, aklından neler geçtiğini çok merak ediyordum.
Mert ve rüya yanımaza doğru gelmelerinden biraz rahatsız olup bir bana bir onlara bakıp koridorda uzaklaştı.
"mert çok kötü espiri yapıyor ya.. "
"esprilerimi beğenmiyor ama gül gül hali kalmadı."
Ben koridora baka kalmış, niye gelip niye gittiğini anlamadan öylece gitmişti. Dikkatimi önümde küçük tartışmalara giren arkadaşlarıma çevirdim.
"espirileri bilmem ama koridorda sesiniz yankılanıyordu. "
" ay okadarda bağırdıkmı, ezillik resmen "
Kafamı yana yatırıp ciddi misin bakışı attım.. Yanlarından kalkıp boş bir derslik bulup kafa dinlemek için jimse görmeden içeri girip kapıyı kapattım.
Bu gün gerçekten yalnızlık, huzur istiyordum .. En arka sıraya oturup başımı masaya kolumun üstüne yasladım. Koridorun seslerini duymamak için kulaklık takıp hoş sakin bir piyano ve keman eşliğinde müzik dinlemeye başladım...
Müzik insanı doyuran, sakinleştiren hoş bir ezgi gibi beni kendimden çıkarıp rahatlatıyordu...
Biri gelip yanıma oturdu. Kim olduğuna dahi bakacak bu sefer halim kalmamıştı. Bu sınıfta derse girecek öğrencidir. Diye düşünüp kendimi müziğe bıraktım...
"artık yeni takıntın uyku mu oldu. "
Sesi duymamla başımı sıradan kaldırıp sese çevirdim. Yine gelmiş yanımdaydı ve yine en acımasız haliyle duruyordu.
" seninde yeni takıntın insanları takip edip rahatsız etmek mi "
Bana iyice yüzünü dönüp, gözlerimin içine baktı, sanki derinlere dokunmaya çalışıyor gibi..
KAMU SEDANG MEMBACA
Vitrindeki Yansıma
Fiksi RemajaHayat bir sahneyse, bizde o sahnede Geçmişiyle geleceğiyle rollere sahib insanlarız.... Maskeli baloda yalanların arkasına saklanmış, akan zamanı izliyoruz.. Bir yerlerde bişeylerimi atlıyoruz. Hesaba katmadığımız gülüp geçemeyeceğimiz birşeyle...
