"Baba! Lütfen bunu yapma ben senin oğlunum. Göndereceksen beni dünyaya yalnız gönder ama insanlarımı elimden alma."
Mars'ın cezası hafif olmamalıydı.acı çekmeliydi. çünki o jüpiterin emaneti olan insanlara acı çektirmişti. Jüpiter, mars' ın, insanlarını nasılda arzuladığını biliyordu. Eğer insanlar olmazsa savaşta olmazdı. Ve savaş olmazsa Mars'a gerek kalmazdı.
"Oy birliği ile karar verildi. İnsanlarından bir dişi bir erkek Ceres' in gezegeni olan dünyaya gidecek." Mars'ın içi bir nebzede olsa rahatlamıştı . insanları soyunu devam ettirebilecekti.
"Peki, ben?" Dedi mars. Biraz soru birazda tedirginlik katmıştı cümlesine. Cevap beklercesine Jüpiterin gözlerine baktı.
"Sende insanlarınla beraber dünyada kalacaksın." Jüpiterin cümlesi ile Mars dahada çok sevindi. İnsanlarını ordanda yönetebilirdi. Ama jüpiterin bu kadar az ceza vermesi çok saçmaydı. Ters giden bir şeyler vardı. O babasını tanırdı.
"Bu kadar mı?" Dedi Mars. Jüpiter ayağa kalktı ve elleri saf altınla zincirlenmiş Marsın yanına geldi . Marsın Gezegenindeki son okyanus kırıntılarıda buharlaşmış uzaya karışmıştı. Bunla beraber Marsın mavi gözleri kırmızı ve bakır renginin karışımına bürünmüştü.
"Buraya hazır olduğunda gelebileceksin oğlum ama insanlarını yönetemeyeceksin. Ve insanlarınla beraber acı çekeceksin. Savaşa insanların karar vercek ve onlar savaşı bitirecek. Sen ise sadece izleyeceksin." Mars bunu beklemiyordu. Ona neden bir şans daha verilmemişti neden insanları elinden alınmıştı... Tanrılarla anlaşma yapılması imkansızdı Mars bunu çok iyi anlamıştı.
"Baba! Cezama razıyım fakat son bir sorum var. Cezam bitince ne olacak?"
.....
~
2002 11 eylül ABD California
"Uyan . Hadi tatlım."
Gözlerimi annemin sözleriyle açtım. Ter içinde kalmıştım.
"Rüyanda konuşuyordun tatlım, yine aynı rüyamı?" Uzattığı su bardağını elime aldım. Nefesimi düzenlemeye çalışıyordum. Su bardağını ağzıma götürdüm ve bir iki yudum alıp bardağı anneme geri verdim.
Başımı evet anlamında salladım. Artık bu rüya benim için bir rutin olmuştu. Gözümü her kapadığımda rüya başlar ve rüyanın son cümlesiyle uyanırdım.
"Tanıdığım bir arkadaşım var. Güneş doğduğunda yola koyulalım. Biraz uzakta." Başımı onaylarcasına salladım. Yine bir psikoloğa götürecekti beni. Rüyamı bilmem kaçıncı kez anlatacaktım. Anneme söylemeliydim.
Neyi mi? Bu rüya daha farklıydı;
"Anne, sana bir şey demem gerek"
"Efendim tatlım?"
"Bu rüyamda bir ceza aldım"
"Nasıl yani?"
" yani önceki rüyamın devamı gibiydi. Önceki rüyamda gezegendeki kıtlığı engellemeye çalışıyordum. Ama bu rüyamda engelleyemediğim için ceza aldım" annem buruk bir gülümsemeyle gözlerime bakmaya başladı.
"Tatlım bu sadece bilinçaltının oyunu. Biliyorsun bunlar yunan mitolojisi gerçek bile değil, sana benden gizli film izleme demiştim." Evet yine konu herzamanki gibi buraya gelmişti. Anneme bunun kaç kez roma mitolojisi olduğunu söylememe rağmen, yunan mitolojisi diyordu. Film izlemiyordum, oysaki bu sene çok güzel filmler olduğunu öğrenmeme rağmen.
ESTÁS LEYENDO
MARS
FantasíaMARS, insanlığın geçmişi. O bir savaş Tanrısı Mavi okyanusları gözlerine yansımış Jüpiterin oğlu Eskiden amacı insanlarını yaşatmak ve Gezegenindeki savaşları kontrol etmekken, Kıtlık ve sonsuz savaşı kontrol edememekten üç büyük ceza alır; 1-Tanrı...
