Yanimda bir hareketlilik oldu. O kadar dalmisim ki hic adim sesi bile duymamistim. Kim olduğunu bakmama gerek yoktu. Zaten kim oldugunu biliyordum.
Berkini de daha önce buraya epey fazla olacak şekilde getirmistim ama o benim burada olduğumdan haberi bile olmazdı. Artik Berkin yoktu fazla uzun bile sürmüştü.
Bir annem olsaydı su anda basıma gelenleri anlatabilecegim; yada omzuna basımı yaslayip destek alabilecegim bir babam olsaydı bunların hiçbiri bu şekilde gerceklesmezdi.
Ama elimdekilerle yetinmeyi çok küçükken öğrenmiştim ben su anda yanımda olan : tüm bu basıma gelen olayları bilen ve omza sahip olan bir Tugraydi. Ona doğru yaklaşıp basımı omzuna yasladim. Birşeyler söyleyip daha kotu hissetmemi sağlamadı. Sacimla oynadı bu rahatlaticiydi ne kadardir boyle oturdugumuzu bilmiyordum ama hava epey kararmıştı. Kafamı omzundan kaldırdım. Yere ayaklarima bakiyordum "Hadi geç oldu seni eve birakayim" dedi şefkatli sesiyle boyle bir sesi olduğundan haberim yoktu. Arabaya binince kendimi daha çok suçlu hissediyordum "Bana kızgın misin?" diye sordum bu soruyu sorduktan sonra bana saskinca bakmaya başladı "Hayır " dedi sonra ekledi "Bu olay hic yaşanmamış gibi davranabiliriz" dedi kafamı salladim. Eve gidene kadar hic konuşmadık. İyi aksamlar dileyip indim eve girmemi bekledi sonra gitti. Ben bu basıma gelenleri birine anlatmak zorunlulugum varmış gibi hissediyordum. Aklıma direkten Burçin geldi. Kızlar bu tarz şeyleri konuşurlardı sanırım. Telefonunu açınca olayları en başından anlattım sonuç olarak Tugrayi sevdiğimi, Berkin e ise boşlukta olduğum zamanda yanımda olusunun dostluğunu hoslanti olarak kafa yordugumu söyleyip kapattı. Sanırım hakliydi. İnsanların gerçekten yakin bir kız arkadas neden istediğini anlayabiliyordum. Kendimi rahatlamış gibi hissediyordum sanki uzerimden büyük bir yük kalkmış gibi.
Birşey yapacak takatim olmadığı için uyumaya başladım uyumam fazla uzun surmemisti zaten.
Sabah büyük bir bas ağrısıyla uyandım. Kahvaltilik bir şeyler yatıştırdıktan sonra ağrı kesici aldım boyle daha iyiydi.
Okula yürüyerek gitmek için evden çıktım yolda kimse bana seslenmedi ya da araba carpmadi gayet normal bir şekilde okula gittim.
Okula vardigimda Burçin kapıda bekliyordu. Çok beklememis olmasını umdum. Yanina gelince gulumsedi. Okulun içine yürümeye başladık."Bugün derslere girmiyecegiz her carsamba biz muzikciler prova yaparız sende bizden biri olduğun için izinlisin" dedi pekala ders dinleme havamda degildim. Kafamı sallayıp müzik odasına doğru ilerlemeye başladık. Dört ders boyunca şarkı söyledim ve girtlagim artik iyi durumda değildi.
Öğle arasında masamiz kapılmıştı ve bos masa yoktu o anda Dilara elini sallayarak yanindaki yeri gosterdi. Burçin benim gitmemi söyledi ama ben onsuz gitmiyecektim. Onuda kolundan tutup o masaya getirdim yan yana oturduk. Masada oturan iki kişiyi tanimiyordum. Erkek olan "Bahsettiğin Beste dedigin kız bu mu Tuğracigim ?" diye sordu benden acaba nasıl rezilce bahsetmişti. Tuğra çocuğa bakarak dudaklarını 'sus gerizekali' diye kipirdatti. Çocuk yanimda oturan Dilarayi "çekil çırpı bacak" deyip iktirdi. "Omercigim sovgolono sohop cokor moson?" deyip güldü.
Sonra kolunu omzuma sardı fazla samimi bir duruyorduk. Kaslarimi kollunu çekmesini ima ederek kaldırdım. "Merhaba yenge" dedi ne diyor bu gibilerinden Tugraya baktığımda öksürmeye başlamıştı. Dilaranin sevgilisi olan Ömer direkten söze girip "onun kusuruna bakma konuşur konuşur susar" dedi çocuk hala kolu omzumdaydi "iyi o zaman bende yengem olunca yenge derim" dedi ah sanırım grubun otcusunu da bulmuştum. Elimle kolunu iktirdim.
Sonra öğle yemeği boyunca kimse konusmamisti. Biz Burcinle yedikten sonra kalktik.
Burçin e baktığımda düşünceli şekilde ayaklarına bakıyordu. Koluna omuz attım "Hey kızıl problem ne yoksa aşık mi oldun?" dedim dalga gecerek. O ise bana bakarak " çok mu belli oluyor." dedi ciddiydi OMG! Bu tarz durumda napmam gerektiğini bilmiyordum. Koluna girip bahçeye cikardim bos bulduğum bir banka otutturdum. "Gerçek bir kız olabilir misin kisa bir süreliğine de olsa?" dedi kırgın gözüküyordu. "Piki" diyip elimi sacima dolayip bacak bacak üstüne attım. "Ben ondan uzun suredir hoslaniyorum." dedi gerçek bir kız olmam lazımdı gerçek bir kız."Ahh o bono boloyo mo?" dedim işaret parmagimi yanagima koyarak ağzımı açtım.
Güldü. "Tamam isteyince bir kız olabiliyormussun hem de hic cekilmeyenlerden simdi kendin olur musun?" dedi. Filmlerde hep bu tarz zamanlarda kızlardan biri pijama partisi yapmaya karar verirdi. Ben de bunu deniyecektim."Aksama pijamaa partisi yapıp bizim pardon yani senin oğlanın dikkatini çekmek için plan yapalım." dedim bana sarilarak "sen mükemmel birisin" dedi sonra aklına yeni gelmiş gibi ekledi "Annem seninle tanışmak istiyor yoksa senin evinde kalmama izin vermez" dedi kimilerimizin de anneyle arkadas tanıstirma derdi vardi iste "Pekala ama daha önce hic bir arkadas annesiyle tanismadim haberin olsun" dedim ve hala bacak bacak üstüne attigimi farkedip bacagimi indirdim. "Kendimi iyi hissetmedigimi söyleyip hocadan izin alacağım." deyip banktan kalktı. Bende ayağa kalktim. Müzik odasına gidip kendisi için izin aldı bende girtlagimin iyi olmadığıyla ilgili bir şeyler söyledim. Okuldan daha dört ders varken ayrıldık. Babasının yaşamadığını söyledi onu anladigimla ilgili birşeyler zirvaladim. Ama aslında anlamiyordum. Kimse tam olarak kimsenin acılarını anlayazdi. Bunu çok onceden cozmustum.
Bir apartman dairesinin 4. katında oturuyorlardı. Kapıyı annesi elinde bulaşık eldivenleriyle açtı. Bizi gülümseyerek karşılayarak salona gecmemizi söyledi. Biz salona geçtikten sonra o da kısa sure içinde geldi. Kısa beyaz saçları uzun elbiseyle çok şirin bir kadındı.Adinin nur olduğunu söyledi. Herşey iyi giderken "Ailen ne is yapıyorlar kızım?" diye sordu bu soruya alışkın olduğum için nasılsın sorusuna verilen iyiyim cevabi kadar kolay bir şekilde "Yasamiyorlar" dedim elimden geldikçe tebessüm etmeye çalışarak. İste o anda o kadın kalktı yanıma gelip bana sarildi. Noldugunu anlamamistim bile ama ellerim onun sarilisina karşılık verirken buldum kendimi. Sonra hic bir şey söylemeden Burcinin bende kalmasına izin verdi. Burçin odasından pijamalarini alıp geldi. Sonra birlikte evlerinden ciktik yuruyorduk. Burçin bana "Hello kitty li pijaman var mi?" diye sordu ben kaldirimin ortasinda kahkaha atmaya başladım. "Benden bahsediyoruz Hello kitty li pijama mi?" dedim sesimi elimden geldikçe kısık tutmaya çalışarak."Olur mu öyle şey pijama partilerinde en gerekli 1. şey hello kittyli pijamadir" dedi kaslarını kızarmış gibi çatarak. Sonra gördüğümüz ilk pijamaciya girip mini bir sort ve askilidan oluşan pijamayi alıp çıktık.Bir sure daha konuşarak yürüdükten sonra eve vardık. Eve geldiğimizde evi inceliyordu."Çok güzel bir evin var" dedi hafif utanır gibiydi.Teşekürler benzeri birşeyler mirildandiktan sonra pizza sipariş ettik. Pizzalarimizi yedikten sonra hepsi mutlu sonla biten romantik komedi filmleri izledik. Saat dokuzu geçtikten sonra o cok gerekli olan pijamilarimizi giydik. Birkaç su gördüğümüz yastık savaşından yaptık ama baslamayla bitirmemiz nerdeyse ayni zaman içerisinde olmuştu. Bizde oturduk onunkiyle alakalı konuşmaya başladık grubun çapkını olan Cihandan hoslaniyormus. Çocuk basketbol takim kaptaniymis ama Tugraya kaptirmis. Tuğranın basket oynadığından haberim yoktu. Biz boyle sessizlik içinde otururken kapı çaldı. Ben kapıyı açmaya aşağı indim.Kapıyı actigimda beni görünce gülmeye başlayan bir Tuğra beklemiyordum. Neye gülüyor diye baktığımda pijamalarima gülme ihtimalinin yuksek olduğunu fark ettim." Hello Kitty mi?" dedi gulerken. "Pijama partisi yapiyorduk sen gelene kadar" dedim hafif kizginca. "Asil geliş amacını aciklayacaktin galiba" dedim tek kasımı kaldirarak."Bugün seni okulda aradım gitmissin ben senden Aslanın densizliginden dolayı kusura bakma demek için gelmistim" dedi eli ensesine giderken.Bunun için evime gelmiş olması garipti. "Yarını bekleyebilirdin ya da mesaj atabilirdin" dedim o iyice utanmış gozukuyordu. Evet hakli diyerek kafasi yere eğerek sağa sola salladı. Bu kadar gelmişken elim bos kalmiycaktim."Cihanın numarasını versene" dedim bir şeyleri yanlış anlamış gibi duruyordu."Neden eğer ondan hoslaniyorsan aranizi yapabilirim" dedi ses tonu bir garipti. Kızgın,kırgın ve şaşkın çıkıyordu."Yanlış anlama ama arkadaşın hic tipim değil kizlar arasında bir mesele bu yüzden burnunu da sokmamalisin" dedim rahatlamış duruyordu. Telefonunu çıkarıp numarayı verdi. "Numarasını b
YOU ARE READING
Yanlış Bank
Random"Kız burada yakışıklı oğlana trip atmaliydi aslında" ne sacmaliyordu bu gevşek. İlk tepkimi gizleyemeden"Ha"diye göstermiştim . Büyük bir açıklamaya soyunur gibiydi." Hani yakışıklı oglanla çirkin kız tesadüfen tanışır ilk tanışmalarında kız trip at...
