Y.B-14

7 5 0
                                        

Zil çalarak uyandirildim. Sabah mi olmuştu daha yeni uyudum yorgunluk hala üzerimde. Saate baktım daha 22'yi yeni yeni geçmeye başlamış. Uyku sersemligiyle yatagimdan kalktim. Işığı yaktım masanın üstündeki naneli seker dikkatimi çekti. Naneli seker her zaman azda olsa uykumu acardi. Ağzıma bir tane atıp kapıya gittim hala gözlerimi ovusturuyordum.
Kapıyı actigimda üzgün gözükmeye çalışan ama aslında sokağa bırakılan bir kopek gibi duran bir Tuğra görmeyi beklemiyordum. "Bu saatte herkese kapıyı acar misin?" dedi bir an bile beklemeden "Bunu sorgulayacak durumda degilsin ne öteceksen öt hadi" dedim bezgince. Daha çok kendi kendine konuşur gibi haklisin diyerek kafasını yere eğip sağa sola salladı."Ben o gün aksam sorunlari olan biri gibi davrandim uzgunum." dedi evet aynen öyle davranmisti."Tam bir gerizekali gibiydin" dedim o da "evet oyleydim." dedi hala yüzüme bakmiyordu. Bu özür dilenip durulan ortamdan sıkılmıştım."Bir kizla erkek karisimi gibi yani top gibi davrandin" dedim o da "evet öyle dav- ne hayır" dedi gulerek. "Hadi affettim seni yine sanslisin ama bir daha öyle davranirsan ağzını kirarim" dedim ciddi olmaya çalışarak ama basaramamistim.
Elimle içeri gösterdim. Berkini içeri almak konusunda büyük cekincelerim varken Tuğra da böyle bir şey olmuyordu. İçeri geçti üçlü koltuğa yaylandi. Bende tekli koltuğun kulbuna oturdum.
"Bugün seni seninkiyle görmüşler" dedi cümle ne kadar da sacmaydi tabiki de benimki diye birşey varsa benimkiyle takilacaktim onunkiyle takılacak halim yoktu ya... Ah ne sacmaliyordum ben uyku sersemligim daha gitmemiş olduğunu fark ettim. Ağzımdaki naneli şekerde bitmişti halbuki.
"Seninkiyle sen neden ayrılmıştın? Kotu falan mi opusuyorsun" dedi gulerek kolunu koltuğun arka kısmına koydu. Kendimi aniden savunma yapma gereksinimi içinde hissetmistim."Hiçte bile ben şuana kadar kimseyle opusmedim" dedim aov galiba bunu söylemem gerekiyordu. "Hadi be" dedi " Çocuk senden ayrılmakta fazla haksiz sayılmaz" dedi ne diyordu bu be. Tamam hic opusmemistim ama o da yalnızca bu öpüşme olayina bugün yeltenmisti. Ciddiyim iyice Tugraya benziyordum ne düşünüyordum boyle. "Hadi gel sana profesyonel bir opusme dersi veriyim" dedi yari saka yapar yari ciddi gibiydi. Her sekilde isin icinden cikabilecek bir ses tonuyla.O anda ne oldu bana bilmiyorum hic bir şey düşünmeden koltuğa ona donuk şekilde oturdum.

Bana yaklaştı. Ve BENİ ÖPTÜ. Yavasti. Sanki kırılacak değerli bir vazo gibi. Elleri ellerime tutup saçına goturdu ve hafifçe ellerimi saçına dolayip cekmemi sağladı. Ellerimi orada bıraktı. Bir elini belime koydu diğer eliyle de yüzümü oksuyordu. Dili agzimdaydi. Ve bahsedilen ateş soylenildigi gibi dokunduğu her yeri yakıyordu. Midem bir garipti. Yüzünü biraz benden uzaklaştırarak "İlk kez opustugune emin misin" dedi sesi boğazına yumak kaçmış bir kedi gibiydi. Sonra tekrardan dudaklarima egildi dili yeniden agzimin içindeydi. Çok yavaş hareket ediyordu. Elim saclarimdan yüzüne indi. Daha yeni çıkmaya başlamış sakalları vardı. Sakalları oldugunu bilmiyordum. Elim benden bağımsız olarak sakallarını oksamaya başladı eli tüm belimi sarmıştı. Belim koltuk kulbuna dayalıydı. O anda benden ayrıldı. "Gitsem iyi olur" dedi sesi gitmeyi istemiyor gibiydi. Ya da gitmezsem kendimi tutamam gibiydi.

Hicbirşey dememi beklemeden kapıyı açıp gitti. Benim birşey dememi beklemeden gitmesi gercekten iyiydi. Çünkü her turlu şeyi sacmaliyabilirdim su anda kuşların neden ucabildigini ama yuzemedigini düşünüyordum ornegin. Kendimi pişman gibi mi hissetmeliydim bilmiyorum ama su anda kendimi fazla mutlu hissediyordum. Kitaplarda bahsedilen aşık olduğun çocuğa ilk öpücüğünü verdikten sonraki tüm duyguları yasiyordum. Bu saçma düşünceler bu kadar yeterliydi. Uçlu koltuğa düz bir sekilde yatıp kafama yastığı bastırarak bağırdım. Evet simdi daha iyiydim. Hicbirsey dusunmeyecek ve uyuyacaktim.

Sabah kendimi bile şaşırtacak şekilde mutlu uyandım. Okul kiyafetlerimi giyip yürüyerek okula gitmeye başladım. On adim atmiştim ki arkamdan arabanın cami açıldı. "Sssht çirkin seni okula birakiyim mi?" diye bir soru geldi. Arabanın bana ait oldugunu düşündüğüm koltuğuna oturdum. Radyoya uzandim."İlk dersin ne?" diye sordu tedirgindi."Coğrafya" dedim öğürme sesleri çıkartırken."Kahvaltı edelim" dedi bunu söylerken çok emindi. Kafeye oturduğumuz da kahvaltimizi ettik aksam hakkında konuşmadık bu gerçekten iyiydi önceden olduğu gibi birbirimizle dalga geçerek konuştuk. Okula vardigimizda teneffus zili çalmış bahçe kalabalıktı.

Sınıfıma doğru ilerlerken Burçin aniden koluma girip "Tüm detayları istiyorum" dedi bu ani hareketinden urpermistim. Ona garip sekilde guveniyordum. Teneffüs boyunca dun sinemada yaşadığımız ve eve beni bırakırken yaptiklarimizi ve tüm o bunları yaparken neler hissetigimi anlattım. Ondan hoslanmadigimi ve düşüncelerini söyleyip gitti. Diğer tüm dersler normal geçmişti. Öğle arasında yine Burçin le birşeyler yedik. Öğle arasındaki tüm derslerde gayet iyiydi.

Burçin yine beni kapının önünde bekliyordu. Birlikte yine okul kapısından çıktık. Konusurak ilerliyorduk. Arkadan "Beste" diye seslenildi. Bu Berkin in sesiydi. Arkami döndüm aramızda birkaç adim vardı"Birşeyler konuşmamız gerek" dedi Burçin bana kaliyim mi gibi bakıyordu bende onun koluna dokunup omuzlarimi kaldırıp indirdim.

Berkinle yan yana ilerliyorduk. Yeterince ilerledigimizi düşünmüş olacak ki bana donup "Yeniden başlamak istiyorum" dedi sanki ona benimle yeniden çıkabilmek için yalvariyorumda bana acıyıp geri dönme fikrini söylemiş gibiydi. "Ben istediğimi sanmıyorum eskisi gibi olabilecegimizi sanmıyorum." dedim yanından ayriliyordum ki beni sıkıca tutup öpmeye başladı.

Akşamki hissettiğim gibi hoş birşey değildi. Sanki kendimi kusmuk yermiş gibi hissediyordum. İgreniyordum. Ona gore ufacık olabilirdim ama o hırsla onu iktirdim ve yere düştü.
Hızla birkaç adim atmisken bir bedene carptim kafamı kaldirdigimda bunun Tuğra olduğunu gördüm. Berkine donup "Çok kotu opusuyorsun iyi bir öpüşme boyle olur" dedim ve Tugrayi optum. Evet şuanda opusuyorduk. Sonra utanarak hızlıca oradan koşarak uzaklaştım.

Bu yaptiklarim benim yapacağım şeyler değildi. Kızgınlık anıyla herşeyi çok yanlis yapmıştım. Bankima geldiğimde oturdum. Düşünmeye ihtiyacım vardı. Bir ağaca öylesine bakiyordum ama üzerindeki sari yazi gözüme takıldı. Kalktim yazının olduğu yere ilerledim "Buradaki kara hayvanların tümü hayvan barinaklarina kaldırılmıştır" yazıyordu ne anlam cikarmam gerektiğini bilmiyordum. Bir anda basımın üstünde ampul yandı. Pati ve Huso gitmişti. Onlarda gitmişti.

Artik burasini kendi yerim gibi benimseyemiyordum. Sanki artik sevdigim yeşil degildi çok daha farklıydi. Artik sevdigim Berkin yeşili degil;Tuğra mavisiydi.

Yanlış BankWhere stories live. Discover now