Dünden sonra en çok kafama takılan şey Bora'nın adı,okuduğu kitap,yanıma oturması ya da güzel demesinden çok dünya ahiret bacımsın demesi oldu.Bu ne özgüvendir yahu?İnsan bi uzak oturur ne bileyim tanışırken insancıl olur direk konuya dalış yapmaz..İlginç bir kişiliğin yanında benimle yaşıt gördüğüm en yakışıklı varlık.Aslında bu kadar özgüvenli ve açıksözlü olması işime geldi çünkü arkadaş olmak isteyeceğim bir tip.Umarım arkadaş olmak isteme sebebim hoşlanmam felan değildir diye düşünmeden de edemiyorum.Ona yiyecek gibi bakmadığımı söyledi sonuçta değil mi?Demek ki sadece yakışıklı buldum.Bundan ziyade gözlüğümü ilk konuşmaya başladığımızda çıkarmamı istemesi ve yeşil gözlerime o mükemmel maviliğiyle bakıp 'Dünya ahiret bacım olmasan çok güzelsin ya' deyip gülümsemesi aklıma gelince kalbim ben burayı sevmedim dercesine çırpınıyor.Düşüncelerden kurtularak etrafıma bakındığımda okulun önünde olduğumu görmemle istemsizce "Ben buraya nasıl geldim ya" derken dünkü Hande malının bana baktığını görmeyim mi? Bütün güzel düşüncelerimin arasında oldu mu şimdi Hande?! Bahçeye bakmak aklıma geldiğinde tüm okulun bahçede olduğunu görünce daha dün tören yok muydu diye beynimi yoklamadım değil. Klasik keltoş takım elbiseye sığmayan müdürümüz ya konuşma yapıcak ya da ne alakaysa ilköğretim haftası bla bla bla dicek kesin..Daha fazla boş boş okulun ortasında dikilmemek amacıyla sıraya geçtim.Handeciğimde bana bakmaya yanımda devam etmek istiyor olacak ki arkasındaki kızlarla yanıma geldi.Kafamı yana çevirip 'ya sabır' çektikten sonra yapmacık ve dünkü olaydan dolayı zafer dolu bir gülümsemeyle ona döndüm. Oda bana aynı şekilde gülümsedi.Bir dakika.. Bu niye bana zafer benim bakışı atıyo?!! Dudaklarını yalayıp konuşmaya hazırlanır gibi öksürünce 'Bora nerdesin!' diye bağırmak istedim.Neden mi?Bilmiyorum."Aa canım sen dün de bunu giymiştin dimi.. Yazık sana da.Ben sana benim eski kıyafetlerimi veririm merak etme,onlarla iki yıl farklı farklı giyinirsin.." Vee fitil ateşlenir.."Ne diyosun sen be!Benim senin gibi götümün kalkmaması senin gibi kıyafetlerle hava atmamam ya da atmaya çalışmamam senin gözün yerine başka bir yerine girmiş.!! Girmediyse de ben girdiririm! O.." "Sakin ol sakin.Noluyo lan burda!!.Ne dedin lan kıza.S*ktir lan burdan." diye araya girmeseydi Bora ben daha neler diyecektim ona.Neyse kendini otosansürle İlkay.Bana bunları dememesi gerekirdi.Sadece benim değil kimsenin eziklenmesine hiçbir şekilde katlanamazdım.Bide atarlı dönem olunca..Anladınız siz.
Bora bana hiçbir şey sormadan endişeyle bakıyordu. Sadece birgün geçirdiği biri için endişelenmesi çok tuhaf değil mi?Hande salağı sıranın en arkasına geçmiş olmasına rağmen bana hala seni öldürürüm bakışı atıyordu. Arada Bora'ya da bakmasından anladığım kadarıyla bu kadar yakışıklı bir çocuğun beni savunmasına aşırı derecede bozulmuştu. Müdür "Yavrum sus..Evet çocuklar,bu yıl aldığımız ani bir kararla okulumuza ait okul forması olmasına karar verdik. Herkesin almasını rica ediyoruz. Bildiğiniz gibi bu hafta ilköğretim haftası. Sizler lise öğrencileri olduğunuz için şiir vb. şeyler okunmayacak tabiki ancak Atatürk anısına sizleri İstiklal Marşı'nı okumaya davet ediyorum." deyince Hande nin yüzünü çok merak ettim. Sınıfta ki herkes Bora'yla bana şaşkın şaşkın bakıyordu.Onlarda şaşırmıştı herhalde yağuşukluluğuna.Erkekleri bilemiycem artık-sasjdnjaa- İstiklal Marşı nın başlamasıyla bu bakışlardan kısa süreliğine kurtuldum. Sırada sınıfa yürürken gözüme bir kız çarptı. O kadar hareketli o kadar neşeliydi ki eski okulumdaki ben gibiydi. Birden bire kanım kaynadı ve yanından yürümeye başladım. Bora hala benim yanımda yürüyüp yüzüme bakıyordu bu sırada kız "Selam İlkay naber" dedi. İçimden ses tonunu yirim kız senin desemde "İyi senden" dedim. Kız "Ben Ilgın. Bu da en yakın arkadaşım Kaan." diyerek yanındaki şirin sarışın çocuğu gösterirken sınıfa gelmiştik bile. Bende Bora yı göstererek "Buda benim dünya ahiret bacım Bora" dedim.Bora bana gözlerini kısarak ama mutlu bir şekilde bakmaya başladı.Bende ona güldüm.Kaan ve Ilgın kahkaha atarken "sınıftaki herkes sizi sevgili sanıyor" dedi Kaan. Bora " Ama değiliz ilerde belki" diyince gözlerimi büyültüp Bora ya baktım. "Şaka be aman" diyince mıncırasım gelmedi değil.Gerçekten benimle arkadaş ya da sevgili olmak istiyor gibi bir hali vardı.Samimiyet isteği.
Öğretmen geldiğinde arkalı önlü bir şekilde Ilgın larla oturmuştuk. Bora derste önünde bir kağıtla uğraşıyordu. Bende tenefüste kendime ve ona kek alma planları kurmaya çalışıyordum.Bora önünde iki saattir oynadığı kağıdı bana uzattı. Şaşırmış bir şekilde kağıda bakıp yazılanları okudum."Tenefüste o kızın seni neden sinirlendiğini ve beni gerçekten arkadaş olarak görüp görmediğini anlatacaksın".Emredersiniz paşam! Allah Allah.. "Neden miş?!","Çünkü ben ve sen yakınız ve birbirimizle böyle konuları konuşmalıyız" diye sırayla kağıda birşeyler yazıyorduk ama ben herşeyi iki kelimeyle bozdum tabiki."Biz yakın mıydık ki?"
YOU ARE READING
Sen ve Ben
Teen FictionKiminle dost olacağını,kime aşık olacağını,kiminle iyi kiminle kötü anlaşacağını bilemezsin.Geleceğini de bilemez ne yapıp yapmayacağını önceden kestiremezsin.Her şeyi deneme yanılmayla bulursun.Hatalarınla doğruyu önerirsin.Sana küçükken doğruyu ya...
