Burak'ın beni kurtarmasının üstünden bi hafta geçmişti ama o gün bir türlü gözümün önünden gitmiyordu.Tabikii anneme bişey çaktırmadım.Annem bu tür konularda çok hassas ve paranoyaktır büyük ihtimal okula gitmemi felan yasaklardı:d
Sabah saat 4.30 gibi telefonum çaldı,Kayıtlı olmayan bi numara.Umarım içimden geçen küfürleri telefonu açınca o kişiye etmem zaten ya sarhoştur ya yanlış numara başka bu saatte kim arar ki?
''Alo!''
Sesime bir süre karşılık alamadım ama karşıdaki kişinin umutsuz soluk alışını duyuyordum.
''Cevap vermiceksen kapatıyorum...'' Elimi kapatma işaretine götürürken karşılık gedi.
''Cemre bir saniye dur!''
Bu genç biri değildi muhtemelen orta yaşlarda birisi yada boğaz enflaskyonu geçirmiş bi çocuk garipsedim ama cevap verdim:
''Gecenin bu saatinde kimsin ve beni nerden tanıyorsun.''
''Bak haklısın saat uygun değil ama daha fazla dayanamadım... yani sana bişey söylemem gerekiyor.Be-ben...(Bi süre ses yok) Yarın bi yerde buluşabilir miyiz?Herşeyi açıklicam.''
Neler döndüğünü hala çözememiştim ama uyku sersemliğiyle cevap verdim.
''Nerde?''
''Ba-bak... sen nerde istersen''
''Beykoz'da The End Café var saat 2'de uygunum.''
''Peki orda olucam fakat aradığımdan sakın annene bahsetme.(Telefon kapandı)''
Demin hiç tanımadığım birine randevu vermiştim ve bu bir adamdı ama nedense sesinde bir şey vardı ki beni çekti ve samimiyetine inandım ama anneme neden bişey dememi istemidi son 1 haftadır tanımadığım kişiler tarafından kurtarılıp tanımadığım kişilere randevu veriyodum hayatım allak bullak olmuştu ama hiç biri uykumdan önemli değildi o yüzden ben uyumayı seçtim...
Sabah saat 10 gibi uyandım -tatildi geç uyanmamı mazur görün- ve hemen üstüme bişeyler geçirdim kahvaltı gibi bi planım yoktu zaten ikide buluşacağım bi randevum var,aman ne güzel(!) Hemen Aslı'yı aradım.
''Aslı saat 2 bizim kafede buluşuyoz biriyle görüşücem.'' Sanırım böyle telefon açmak adab-ı maşeret kurallarına uygun değildi ama o anlardı.
''Aaaaa!!Hangi çocuk Kerem mi?bak anlamştım zaten o çocuk senden hoşlanıyo,Yoksa burak mı? hani senin süper kahramanın,ya Cemre ne giycem?''
''Sakin olursan konuşucam Aslıcım aslında kimle buluştuğumu bilmiyorum.''
''Ne!?''
''Yani gece biri aradı ve benle görüşmek istediğii söyledi tahmini 40-45 yaş arası.''
''OHA!ve sende kabul mü ettin?''
''Ne bilim o yaşta bi adam bana ilan-ı aşk etmez heralde önemli bişey diyeceğe benziyodu.''
''Ya kızım dalga geçmişlerdir senle bizim çocuklar seni kandırmak için.''
''İşte ben de seni bu yüzden aradım hem yanımda durursun,hemde kimse gelmezse beraber takılırız.''
''Alış-verişe gideriiiiiiz!'',
''Bakarız kızım hadi hazırlan sen 2 saat hazırlanamıyon zaten,hadi öptüm.''
''Bende canım hadi görüşürüzz.''
Saat ikiyi on geçe kafedeydik.camdan içeri bakındım sadece bi kişi tek oturuyordu,gayet tedirgindi kapıdan girdim ve kafamı ona çevirdim adam giren biri olduğunda dirrk kafasın dikiyordu zaten eminim oydu.Yaklaşık 40-45 yaşlatında koyu kahve saçlı,kirli sakallı,kemik gözlüklü uzun bi adamdı.Tam sesi tipiyle uyumluydu.Biz içeri girince elini kaldırdı.Yanına doğru gelirken ayağa kalktı ve bizi karşıladı,bu adam bana ne açıklayabilirdi?
"Hoş geldiniz öncelikle,bi-bi..bişey içer misiniz?"Adam terdirginliğinde boğulmuştu resmen adamı incelerken Aslı gemen atladı.
"Ya ben bi su alabilir miyim?"
Adam garsonu çağırdı ve su istedi sonra,ben adamı incelerken kaybolmuştum sanki kokusunu tanıyordum sanki bu adamı tanıyordum,bi anda Aslı'nın dürtmesiyle dünyaya döndüm "Ya sen?" kim bilir ben dalgınken kaç kere daha sormuştur:
"Ha yok ben bişey almim."
Garson bi düre sonra geldi ve biçayla su bırakıp gitti,ondan sonra adam lafa girdi ismini hala söylemişti.Kafama takılmıştı.Lafını kestim:
"Pardon isminiz neydi?"
"Adım Faruk,ben seni tanıyorum Cemre."
"İşte konu bu,nerden tanıyosun?Kimsin sen?"
"Zaten seni bu yüzden buraya çağırdım."
İyice gerilmiştim.Ne diyecekti?
"Cemre ben bi hata yapmadım ne yaptıysam sizin için yaptım..."
Durum iyice karışmıştı,kimdi bu?
"Cemre ben senin..ben senin babanım."
Şok etkisi yaratan bi tokat gibi yüzüme vurdu,bikaç dakika yerime çakılı kaldım,bütün vücudum uyuştu tek hissettiğim gözümden süzülen bi damla yaştı.Aslı'da şoka girmişti zaten son gördüğüm de oydu ve gözüm bi anda karardı ve yavaşça kapandı.Sandalyeden düştüğümü hissettim ama acı duymadım sonrasını hissetmedim...
Bi haftada hayatımda inanılmaz olaylar oluyodu ve ben bunın önüne geçemiyodum 14 yıldır görnediğim babam karşıma çıkmıştı şimdide.
Oylayıp-yorumlarsanız çok sevinirim
YOU ARE READING
Bi Yolunu Bul
Teen FictionYapamadığınız şeyleri bırakmayı sonlandırmalıyız artık,onun yerine herşeyin Bi Yolunu Bulmalıyız. Çözüm yoksa,Çözüm üret!Herşey sana bağlı,kendine güven herşeyi başarabilecek güce sahipsin sadece onu keşfetmenin bi yolumu bul!
