Merhaba arkadaşlar ben hazal, bende burcu öncelikle bu bizim ilk hikayemiz ve evet iki kişi yazıyoruz.
İnşallah beğenirsiniz
Vote ve yorum bırakmayı unutmayın!?
~~İyi okumalar~~
Aşk;görmekten çok özlemeyi,dokunmaktan çok düşlemeyi sever...
Ve aşk öyle haindir ki;
Nerde imkansız varsa gider onu sever...
-Özdemir ASAF
∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆
ikiyüzaltıgünönce
Korkuyu yenebilecek ondan üstün olan tek duygu umuttu bunu zaten biliyordum ve nerdeyse birçok kez de buna şahit olmuştum.Ama hiç bu durumun içinde kalmamıştım ki bugün kalacaktım.Hatta belki ilklerimi bile yaşardım bilemiyorum.Onu ilk gördüğümde hoşlanmaya başlamıştım zaten o çapkın göz kırpışları,güldüğünde ortaya çıkan ölürsem beni buraya gömün diyebileceğim gamzeleri,o çocuksu ifadesi onu gördüğümden beri bana çok samimi gelmişti ama onunla hiç gerçekten oturup muhabbet etmişliğim yoktu belki de önyargılı davranıyordum ama onun hakkında hiçbir zaman kötü bi düşünce üretmemişti beynim sanırım ona aşık olmuştum daha önce kimseye olmadığım gibi belki de sadece hoşlantıydı karar veremiyordum.Belki çok samimi dost sayabileceğim bir arkadaşım olsa anlatabilirdim ama Hira gittikten sonra kimseyle böyle bir bağ kurmamıştım,kuramamıştım.Ama o gün anlamıştım bana itici lakaplarıyla seslenip ''şaka'' dedikleri adi olaydan sonra bana destek çıkması gerçekten hoşuma gitmişti.Bu bana çok garip gelmişti çünkü kimse bana böyle yaklaşmamıştı daha doğrusu hiçbir erkek bana böyle yaklaşmamıştı.En son yaklaştıklarında o çocuğu bana taciz ediyo konulu temayla müdüre şikayet edip disiplin cezası almalarını sağlamıştım.Belki de bu yüzden bir buçuk senedir rahattaydım.
Bu bir buçuk senelik zaman dilinde de çevremde kimsem yok. Üzüldüğümde sarılabileceğim biri yok. Sadece uzaktan izleyip gülüşüne aşık olduğum biri var. Ve şuanda yanımda. Sizi en çok ne rahatsız eder? Sevdiğinizin başkasını sevmesi veya sevdiğinizin uzakta olması mı? Hayır. Sevdiğinizin yanı başınızda sizin ne kadar yalnız olduğunuzu isterseniz size birilerini ayarlayabileceğini anlatmasıdır. Şuan içinde bulunduğum durum tam da öyleydi. Biz ne mi yapıyoruz? Kocaman bi ormanda ikimiz beraber odun topluyoruz. Bugün okul kampının son günü. Öğretmenler bugün ders çalışmak yerine herkesi eşleştirip herkese görevler verdi. Ve Canla da ben eşleştik. Heyecanlıydım. Hem de çok fazla heyecanlıydım. Onla yanyana olmak, onla konuşmak benim için çok farklı. Ben böyle düşünürken onun sesiyle düşüncelerimden koptum. ''Daldın gittin bakıyorumda düşündüğün biri var demi hadi söyle''.Evet seni düşünüyorum demek yerine'' Hayır can kimseyi düşünmüyorum bu konuyu kapatabilir miyiz?''Durup dururken neden bu konuyu açtığını hala anlayamadım. O sırada Egemen ve Mert koşarak yanımıza geldi. Bana kısaca selam verdikten sonra Can'a dönüp ''olum nerdesiniz herkes geldi bi siz yoksunuz, hava durumuna gore birazdan yağmur yağcakmış erkenden bi yerde yemek yiyeceğiz sonra da gideceğiz''dedi. "Tamam" deyip yola koyulduk. Yol boyunca herkes sessizdi. Otobüse bindiğimizdeyse yanıma esila oturdu. Esila Egemen'in kız arkadaşıymış. Çok konuşkan ve tatlı bir kızdı.Anlattığı şeyler beni pek ilgilendirmiyordu.Ama o sözü söyleyene kadar. Esila bana "Deren senle Can çok yakışırsınız. Sizi ayarlayalım bence." dedi. O an şok oldum. Bunu bir başkasından duymak beni çok şaşırttı. Neyse ki benim cevap vermeme gerek kalmadan öğretmenimiz"mola yerine geldik hepiniz yemek yemeye restorana gelin."dedi. Bense hala Esila'nın dediklerinin etkisindeydim.o sırada "Deren iyi misin yüzün bembeyaz oldu."dedi. Bense klasik yalanımı söyledim."İyiyim." "Aslında hiç iyi değilim" diye haykırıyordu iç sesim. Herkes otobüsten inince bende indim ve restoran yerine oranın yanındaki sahildeki banka gittim. Tam kulaklığımı çıkarıp düşüncelere dalacağım sırada arkamda bir gölge gördüm. Arkamı döndüğümdeyse Can'ı gördüm. Bakışları biraz kararsızlık,biraz ne diyeceğini bilememe barındırıyordu."Deren." dedi. O sırada bakışlarım restoranda bizi izleyen Esila'ya kaydı. Hayır dedim kendi kendime lütfen Esila bana dediklerini Can'a da demiş olmasın. Ama Can'a bakılırsa kesin demişti. "Deren." dedi. Sonrası yine sessizlik. Ne diyeceğini bilememe. "Ben senden Esila yerine özür dilerim,o sadece senle benim biz olabileceğimizi düşünmüş sen ona bakma o ara sıra saçmalar." dedi. Onun yerine özür dilemene gerek yok dedim. "Hayır var. O yanlış anlamış sende onun dedikleri yüzünden böyle yapma.." dedi. Hayır dedim kendi kendime. Onun için neden bu kadar imkansızız. Çünkü "ben ahmaktım,o ise göz kamaştırıcıydı;ben umutsuz derecede sıkıcıydım,o ise sonsuz derecede büyüleyiciydi. İnsanlar yağmur olsaydı ,ben serpinti olurdum o ise kasırga. "Neden? Neden Can gözünde bu kadar imkansızız neden? Bir cevap ver. Hiç beni görmeyi denedin mi? Veya hiç seni sevebileceğimi düşündün mü? Seviyorum işte. Anladın mı?" Ne zaman ağlamaya başladım, ne zaman yağmur yağmaya başladı,anlamadım. Şuan benim için zaman kavramı durmuştu. Çünkü Can sakinleştirmek için bana sarıldı. Ve ben o hep özlem duyduğum kokusunu doya doya içime çektim. Çünkü bunun ilk ve son olacağını biliyordum.
YOU ARE READING
ÖLÜME 7 KALA
Teen Fiction''Peki ya bastığın yer o da ayağının altından kayarsa o zaman duvarların bir önemi kalır mı?'' -Deren-
