Bölüm-3/ Beklenen Teklif

491 122 36
                                        

"Sen ol,var ol, hep ol. Sağol..."

*
Derin'den...

* Telefon Konuşması.

- .../ Abi,çok duygusal bir şey değilim, biliyorsun. Ama çok değer veriyorum. Öyle düşünüyorum yani en azından. Abi ya mükemmel olması lazım.

+ Sakin ol birader. Her şey bende. Özelleri sen hallet.

- Eyvallah,bende.

*
"Mustafa Abi yeni dükkanı da ayarlayacak,tamamdır." Diyerek, elimi sıvazladım. Annemin maviye buladığı oturma odama geçtim ve mavi koltuğa uzandım. Ellerimi ensemde bağladım, sağ ayağımı koltuğun yastığına dayadım ve tavana karşı sırıtmaya başladım.

Ne kadar süre böyle durdum bir fikrim yok ama kapının yumruklanma sesiyle irkildim. Kapıdakini çok bekletmiş olmalıyım.

Oflaya puflaya kapıyı açtım ve çırtlak bir ses kulağımı parçalamaya başladı. Tabii ki Pare.

"Ağaç oldum be! Sağır mısın?"

"N'apayım?"

"Şınav çek. Öf. Neyse. Ne olursa olsun arkadaşıma yalan söylememeliydin."

"Yaa çok hızlı konuşuyorsun be bacım. N'apayım 'iki üç gün süre verdi yavrum evlenme teklifi edeceğim süre lazım.' mı diyeyim?."

"Ööff, bir söyledim bin işittim. Neyse yalanlarla hallettin işte,al süren var. Neyse, ben ne yapacağım şimdi?"

Pare sonunda istediğim kısma gelmişti, rötarlı olsa da... Çok konuşuyor abi ya! Tek kaşımı kaldırdım, Pare'nin omzuna elimi koyup,uzaklara baktım.

"Bak şimdi abisi, aslında çok önemli bir iş vereceğim sana."

"Önce bir elini kolunu çek. Sonra anlat. "

Meşhur insanı kanser eden giz devirmelerini yaptı, sallamadım. Devam ettim.

"Bak abisi, evde tek kalması lazım. Ama evde kalacak okey? Yarım saat rahat yalnız oturacak bunu sağla."

"Bu muydu abisöö?" Dedi ağzını yayarak. Bu kızdan nefret ediyorum galiba.

"Tamam, hadi bitti."

"Tamam bir saate herşeyi ayarla o iş bende."

"Taam."

Eylül'den...

Derin yoktu, o yokken yoktum. Daha gelmesine bir gün var ama deli gibi özledim. Sahi deliler ne kadar özler? Kafamda deli sorular.

Yatağımın üstünde hello kitty'li pijamamla oturuyordum. Hemen yanımda duran telefonumun tıngırdamasıyla yeşil tuşu kaydırdım.

- Efendim Pare kuzum.

+ Kanka, ben bir saate ordayım da kargom gelecek biraz sonra, onu al tamam mı? Evden ayrılma sakın bak çok önemli.

- Yaaa banneee! Çok sıkıldım Pare, hemen gel kargonu kendin al, çıkalım.

+ Olmaz, öptüm, byü.

Ööff Pare, ööff! Pare bir şeyi istemiyorsa, hiçbir Eylül ısrarı ve şimarıklıkları o durumun gerçekleşmesini gerçekleştiremez.

Ayağa kalktım, minicik evimin, minicik odalarını uydurma şarkılarımı bangır bangır söyleyerek dolaşmaya başladım.

- Aaah! Yüreğim! Deriiiin bir aşkaaağ! Tutulduuuu, yaaar ben beni bilemeeez oldum, derin derin ay aşk-ı deriiiin!

Pare'nin dağınık odasına girdim. Mor koltuğunun üstüne baktım. Tüm dosyalarını üstüne boylu boyunca sermiş, arada kahve fincanları, tokalar... Ah Pare ah!

~ BÜYÜ ~#Wattys2016Where stories live. Discover now