Melek 17 yaşındayken, bir gece evlerinde nerden çıktığı bilinmeyen bir yangında anne ve babasını kaybetmişti .
O gece babası şirketten geç gelmişti .Eve geldiğinde herkez uyuyordu .Ev yeterince sesizdi .Üzerini değiştirip ,yatağına eşinin yanına uzandı .Öylece uyumayı beklerken , bir süre sonra duman kokusu burnuna geldi. Dışarıdan geliceği düşüncesiyle pencereye baktı. Pencere kapalıydı. Uykusu gelmişti , uyku sersemliğiyle yanlış düşündüğünü zannederek , tekrar uyumaya çalıştı. Kapı altından sızan duman tüm odayı sarmaya başlamıştı. Daha uyumamıştı uyukluyordu. Ağniden kalkıp tüm eve baktı. Her yer alevler içerisindeydi. Hemen aklına melek geldi. Melek 'in odasına girdi. Biricik kızı hâla uyuyordu. Korku ve endişeden ne yapacağını tam bilmeden Melek'i kucaklayıp dışarıya çıkarta bilmişti. Evler kargaşa içindeydi. Adam kızını hemen evden uzaklaştırıp , tekrar eve doğru ilerledi. Evet kızını kurtarmıştı ama ya eşi. Karısı hâla içerdeydi onuda kurtarmak zorundaydı. İnsanlar etrafa toplanmıştı. İtfayiyeyi aramışlardı. Melek dışarıda evlerinin yanışını izlerken , uyku sersemliği ile bir şeyden anladığı yoktu. Yanında bazı insanlar vardı. Onlara ağlayarak anne ve babasını sordu "Baban , Anneni alıp gelicek" Diyorlardı. Melek bekledi , bekledi , bekledi. Kimsenin geldiği yoktu. İtfaiye'nin gelmesi sanki bir ömür sürmüştü. İçerdekileri kurtarmaya , yangını söndürmeye çalışıyorlardı.
Anne ve Babası ordan çıkartılınca sarılacaktı .Çıktılar ve hatta sarıldıda. Evden çıkan anne ve babasının cesetleri , iki ölü bedene sarılmıştı. Kabul etmedi. Tekrar sarıldı , onlar ölemezdi, ölmemeliydi.
Kabul etsede, etmese de hayat hep olmaması gerekenlerin olduğu, olması gerekenlerin olmadığı,yaşarken öldüren bir yerdi.
Hayat zaten en başta güldürmeden ağlatmıştı, o yüzden o anda da ağlamanın bi zararı yoktu. Ağladı, ağladı, ağladı. Göz yaşlarının en azından içindeki yangını söndürmesi umuduyla.
Aksine içindeki yangın umudunu söndürdü. İtfaiyeler, Ambulanslar. İçinde yakınlarını bekleyenler Meleğin anne ve babasını çıkarmalarına rağmen o da bekleyenlerin arasında sanki tekrar canlı olarak çıkacaklardı.
Bulutlu olmayan gökyüzünden yağmur bekliyordu.
Meleğin solumunu kontrol ettiler. İçten ölmüş birini dıştan yaşamasının pek gereği yoktu.
Ama yaşıyordu , yaşamasa bile en azından nefes alıyordu...
YOU ARE READING
Yüzmeyi Unutan Balıklar
Teen FictionMerhaba arkadaşlar... Bu benim ilk kitabım .Bir çok yanlışım olabilir .Eğer olan yanlışlarımı görürseniz beni mutlaka uyarın .Umarım güzel bir kitap olur .Umarım beyenirsiniz
