Ben Arya Sancar. Herkesin karşısında yıkılmaz duruşum ile tanınan asosyal kız... Bunun nedeniyse ben daha beş yaşındayken hayatımı mahveden üvey babam... Ondan intikam almaya yemin ettim. Hayatımı cennetten cehenneme dönüştüren o adamdan benden aldıklarını alacaktım. Oysa o benim yaşadığımı bile bilmiyordu. Onun umrunda olan tek şey işi ve yasak ilişkileriydi.
Annem babamın ölümü sonrasında yıkılmıştı. Onu hayata bağlayan tek şey kardeşim ve bendim. Bir akşam mamasını yedirip kardeşimi uyuttuktan sonra beni yanına çağırıp başka bir adamla evleneceğini onun da bizi sevip koruyacağını anlattı bana. Çok mutlu gözüktüğü için ona karşı çıkmadım ama korkuyordum.
Kısa bir süre sonra evlendiler. Annem babamın acısını unutmuş ve kendisini yeni kocasına adamıştı. Birgün o adamı telefonda başka bir kadınla konuşurken duydum. Onu sevdiğini ve annemden ayrılıp onunla olacağını söylüyordu. Yanına gidip annemi üzeceğini söyleyince gözleri sinirle açıldı. Ertesi gün annemi üzmemek için bunu ona söylemedim. Akşam olunca bizi gezdireceğini söyledi. Uçurumun kenarına geldiğimizde arabadan indi ve kapıları kilitledi. Araba yavaş yavaş ilerlemeye başlayınca arabadan çıkmak için çırpındık. Henüz iki yaşında olan kardeşim bile ağlamaya başladı.
Düşmeden önce en son üvey babamın elini tutan kadını ve gülüşlerini hatırlıyorum. Sonrasında uçurumdan aşağı düştük ve onlar öldü. O adam o kadar acımasız ki bir bebeği ve sevdiği kadını öldürdü. O günden sonra yurtta büyüdüm ve hiçbir erkeğe güvenemedim. Tüm sahiplenici ailelerimi reddettim çünkü korkuyordum. Eğer böyle bir olay daha olursa kaldıramazdım.
Yataktan kalkıp her sabah yaptığım gibi duş aldım. Yurdun sağladığı eğitim olanağı yüzünden okula gitmek zorundaydım. Formalarımı giyerek aynada kendime baktım. Kusursuz vücut hatları, gösterişli saçlar, renkli gözler... Gözlerim bana annemden kalan tek hediyeydi.
Okula geç kaldığımı fark ederek çantamı alıp yurttan çıktım. Diğerleri okula gösteriş için gidiyorlardı sanki. Abartılı makyajlar, rimeller, rujlar, pudralar ve adını bilmediğim daha neler neler... Aslında bakılırsa okulda tek bir arkadaşım yoktu. İçinde bulunduğum bir grup yoktu. Zekiydim ama inek değildim. Popüler değildim. Şirin ise soğuk ve acımasız havama uymayacak kadar sıcak bir kelimeydi.
Dersler bitince okuldan hızlı adımlarla çıkarken biriyle çarpıştım. Yardım edemeyecek kadar meşguldüm. Sadece özürler dileyerek yoluma devam ederken duyduğum sesle irkildim."Annen baban yok ya o yüzden sana nazikliği öğretmemişler. Zavallı şey!" Arkama döndüm ve onu inceledim. Hesapladım. Dövebilir miyim diye... Yapabilirsem yapmaktan çekinmezdim. Benden kat kat daha uzundu ve şişmandı. Bu da onu dövemeyeceğim anlamına geliyor. Sadece laf atmakla yetindim. "Seni çok iyi yetirmişler. Baksana o koca göbeğine..."
Hızlı adımlarla okuldan çıkacakken müdürün arkamdan geldiğini görerek olduğum yerde durdum. Kızgın ve ciddi görünüyordu. Ağzından tükürükler saçarak "Okuldan kovuldun!" diye bağırarak aksi yöne gitmeye başladı. Yine bir okul, yine kovulma... Birazdan yurdun müdiresiyle yapacağım tartışmaları düşünerek ilerlemeye devam ettim. Müdirenin kapısını tıklattın ve içeriye girdim. Başını bilgisayardan kaldırarak bana bakmaya başladı.
-Ben okuldan atıldım.
-Ah! Çok şaşırdım. Kızım bu okuldan kaçıncı atılışın sana okul dayanmıyor! Neyse, yapacak bir şey yeni bir okul bulana kadar cezalısın!
Çantamı hafif önüme çekerek müzik çalarımı çıkartıp müzik dinlemeye başladım odamın kapısını açarken. Artık zamanı gelmişti ve ne yapacağımı biliyordum. Bavulumu çıkartıp bana lazım olacak şeyleri toplamaya başladım. Dinlediğim şarkıyı da fısıldanarak tekrar ediyordum. O adamı nasıl ve nerede bulacağımı biliyordum. Çünkü zengin bir iş adamıydı. Bunu karısına borçluydu çünkü bizleyken nasıl biri olduğunu biliyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İntikam Zamanı
Genç KurguKendisine acımayan mavi gözlü bir katil ailesini katlettiğinde artık onun için intikam zamanıydı. O Arya Sancar'dı. Mavi gözlü katilin önce ailesini sonra kendisini öldürecekti. Plan yapmak için yeterince zamanı olmuştu. Ama işler sandığı gibi g...
