GİRİŞ

185 7 2
                                        

I. Yönetim nedir?

II. Metafizik Yönetim.

a) Nitelikleri.
b) Tarihsel Anlamı.

III. Diyalektik Yöntem.
a) Nitelikleri.
b) Tarihsel Oluşumu

IV. Formel mantık ve diyalektik yöntem



"FELSEFE",işte öyle bir sözcük ki, her şeyden önce, emekçilerin pek çoğunda hiç de güven uyandırmaz. Emekçiler der ki, filozof, ayakları yere basmayan kimsedir. Yiğit insanları"felsefe yapmaya" çağırmak, belki de onları ip üstünde bir cambazlık gösterisine çağırmak gibi bir şeydir diye düşünürler. Bu gösteriden sonra başımız dönecek...

Felsefe çok kez şöyle görünür: gerçeklikle ilgisi olmayan bir fikir oyunu; birkaç bilgiçin ayrıcalığın da olan karanlık, bir oyun; ve alın teriyle yaşayan insanlara pek de yararı olmayan herhalde tehlikeli bir oyun.

Büyük bir Fransız filozofu, Descartes, bizden çok önce, bazı kimselerin felsefeyi karanlık ve tehlikeli bir oyun durumuna indirgemek istemelerini suçlamıştı.Sahte filozofları şöyle nitelendiriyordu:

"... Yararlandıklan meziyetlerin ve ilkelerin anlaşılmazlığı nedeniyle, her şeyi bilirlermiş gibi, çekinmeden her konuda konuşabilirler; ve en kurnaz ve en beceriklilere karşı, onları inandırma olanağına sahip olmaksızın, tüm söylediklerini savunabilirler; bu bakımdan, böyleleri, bence gözleri gören biriyle eşit koşullarda dövüşe bilmek için onları çok karanlık bir mahzenin dibine çeken bir köre benzerler."1

Bizim amacımız, okuru "karanlık bir mahzenin dibine" götürmek değil.Karanlığın, kötülüklere elverişli olduğunu biliyoruz. Karanlık ve zararlı bir felsefe vardır; ama Descartes'in da dediği gibi, aydınlık ve iyilikçi bir felsefe de vardır, Gorki bu felsefe için şöyle diyordu:

"Benim felsefeyi alaya aldığımı sanmak bir hata olur; hayır, ben felsefeden yanayım, ama aşağıdan, yeryüzünden, emeğin süreçlerinden gelen, doğa olaylarını inceleyerek doğanın güçlerini insanın hizmetine koyan bir felsefeden yanayım. İnanıyorum ki, düşünce, ayrılmaz bir şekilde çabaya bağlıdır, ve oturmuş, yatmış, hareketsiz bir durumda bulunan düşünceden yana değilim."2

Felsefenin İlkeleri'ne bu Giriş'in amacı, felsefeyi genel olarak tanımlamak, sonra da neden felsefe okuyup öğrenmemiz gerektiğini ve hangi felsefeyi okuyup öğrenmemiz gerektiğini göstermektir.


I. FELSEFE NEDİR?

Tarihin tanıdığı en büyük düşünürlerin birkaçını yetiştirmiş olan eski Yunanlılar, felsefeden, bilgi sevgisini anlıyorlardı. Philosophia'nın(Philo, sevgi; sophia, bilgi) sözcük anlamı budur, felsefe de buradan gelir.

"Bilgi", "dünyayı ve insanı bilme" demektir. Bu bilme belirli davranış kurallarının anlatılmasına, yaşam karşısında belirli bir tavır takınılmasına olanak veriyordu. Bilge, her durumda, dünyayı ve insanı bilmeye dayanan bu kurallara göre hareket eden insandı.

Felsefe sözcüğü, o çağdan beri tutundu kaldı, çünkü bir gereksinmeyi karşılıyordu. Sık sık, dünya konusundaki görüşlerin çeşitliliğine göre, çok farklı anlamlar aldı. Ama felsefenin enkalımlı anlamı şöyledir: "Genel bir dünya anlayışıdır ki, bu anlayıştan,belli bir davranış tarzı çıkabilir."

Ülkemizin tarihinden alınmış birörnek, bu tanımlamayı daha iyi açıklayacaktır:

18. yüzyılda, Fransa'nın burjuva filozofları, bilimlere dayanarak, dünyanın bilinebilir olduğunu düşünüyor vebunu öğretiyorlardı; buradan, dünyanın, insanın iyiliği içindeğiştirilebileceği sonucuna varılıyordu. Ve birçoğu, örneğin, İnsan Ruhundaki Gelişmeler Üzerine Tarihsel Bir Tablo Taslağı'nın (1794) yazarı Condorcet, sonuç olarak, insanın gelişebileceğini, daha iyi olabileceğini ve toplumun da daha iyi olabileceğini kabul ediyordu.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Sep 11, 2015 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

FELSEFENİN TEMEL İLKELERİWhere stories live. Discover now