Gözlerimi yeni güne açtığım da her şeyin daha güzel başlayacağını biliyordum.
Yavaşça sıcak yatağımda doğruldum. Oturur vaziyete geldiğim de biraz etrafı izledim boş gözlerle. Şimdi annem olsa hemen bana kızmaya başlardı. Düşüncem ile yüzümde bi gülümseme belirdi. Sonra ise boş evden gelmeyen sesler ile oda uçup gitti..
Daha fazla vakit kaybetmeden sıcak yatağımı geride bırakarak odam da ki banyoma yol aldım. Aynada kendime baktığım da uykusunu alamamış bi' Luhan ile karşılaşmıştım. Ama bunu çok dert etmedim ve hemen elimi yüzümü yıkadım. Sonra odama geçip hafta içi Baek ile aldığımız okul formamı giydim. Güzelce boydan aynam da kendimi süzdükten sonra bal rengi saçlarımı gelişi güzel elimle düzeltip çalışma masamdan sırt çantamı alıp odadan ayrıldım.
Ben odadan çıktığım anda Baekhyun bahçenin kapısından görünmüştü.
Ah cidden bu çocuk çok dakik.
Baek'i gördüğüm de yüzümde bi' gülümseme belirdi ve hemen karşıladım onu.
"Günaydııın Baekkiiii~" aegyo yapmamı çok sevdiğini söylemişti bende öyle konuşuyordum bazen.
"Günaydın Lu-ge~ Hazır mısın? Çıkalım vaktimiz az kaldı." kafamı sallayıp yanına ilerledim. Birlikte bahçeden çıkarken sessizdik. Taki okulun yoluna kadar. Bana neler olacağı hakkında bilgiler verdi filan.
Sonunda okula geldiğimizde hatırı sayılır bi' kalabalık okulun önüne toplanmıştı. Anlaşılan klasik okul müdürü konuşması yapılacaktı. Bizde Baek'in gösterdiği yere gelerek sıraya geçtik.
Müdür yaklaşık yarım saat bize nutuk çektikten sonra sınıflarımıza geçmemizi söyledi. Bizde yavaş yavaş sınıflarımıza dağıldık. Baek'in gösterdiği yere öğretmen masasının hizasında ki yani cam kenarında ki sıraların sonuna geçmiştik. Yanımıza hemen Kyungsoo'da gelmişti. Yanında dinazor görünümlü bi çocukta vardı. Kendini tanıttığında adının Chen olduğunu öğrendiğim çocuk. İkisi de ön sıraya oturduğunda sınıfın yarısı neredeyse dolmuştu. Sonra kapıdan 3 çocuk girdi. Nedense sınıfın bütün bakışları onlara dönmüştü. Herkes başı ile bu üçlüye selam verdi şaşırdım.
Ve hemen Baekhyun'a sordum.
"Bunlar kim Baek? Neden herkes selam veriyor?" ben bunu derken üçlüde bizim hizamızda yani en arka sıraya geçmişlerdi. duvardan tarafta olan sıralardaydılar. Aramızda bi blok sıra daha vardı.
"Onlar hem sınıf hem de okul liderleri. Yani her şeyde onların sözü geçiyor. Çok bulaşma onlara Luhan." dedi yavaşça.
"Neden ki? Serseri tipli durmuyorlar ama!?" demiştim ve haklıydım. Hayır çete olmaları serseri gibi durduklarını kanıtlamıyordu. Gayette düzgün duran tiplerdi.
"Ama öyleler Luhan. Evet derslerinde başarılılar hepsi ayrı alanda çok iyi ama bazen tam bi' psikopat oluyorlar." onlara dönüp baktığımda pek de inanmak gelmemişti içimden.
"Peki adları ne?" merak etmiştim doğrusu.
"Bak uzun boylu yoda kulaklı psikopat gibi sırıtan Chanyeol. Liderin sol kolu. Yanında duran esmer tenli olan ise Kai aslında adı Jongin ama Kai diyorlar ona. Oda Liderin sağ kolu. Ve ölümcül derecede soğuk bakışları olan poker face de şu siyah saçlı olan Sehun. Lider o. Cidden korkunç birisi. Chanyeol ve Kai dışında konuştuğu çok az kişi var yani hatta 8 kişilik ekibi dışında kimse ile konuşmaz." demişti o an gözüm Sehun'a kaydı.
Cidden çok soğuk bakışları vardı ve sınıfı süzüyordu. Kulağındaki kulaklık sayesinde kimseyi umursamadığı da bariz bi' şekilde belliydi. Ben ona bakarken bakışlarımın farkına varmış olsa gerek ki bi anda kafasını bana çevirdi.
YOU ARE READING
Magical Night
VampireYeni yerleştiğim kasabada hiç birşey normal değildi. Efsaneler kol geziyordu ortalıkta. Peki bunun doğru olması yüzde kaçtı? Ya 'O'nun bu muhteşemliği neydi? Ve bu gizemli çocuğun bir vampir olma olasılığı yüzde kaçtı? Sen nesin OH SEHUN? | maiimia ®
