Elif Selin. On yedi yaşındayım. Ve bize ait olan kampta rehberim.Gevezeyim. Çabuk parlarım. Arkadaşlarım epey fazla. Sabrımı taşıranı döverim. Güzel olduğumu söylüyorlar. Söylemediğim ne kaldı? Bi şey yok sanırım.
Şuan ne mi yapıyorum? Odama gelenlerin isimlerini, numaralarını falan kaydediyorum. Sıcaktan bunalmış ve aşırı sinirli bir haldeyim.Canım sıkkın. Kankam Deniz'i bekliyorum. O gelirse belki can sıkıntım geçer ne bileyim yardım filan eder.
Deniz gelene kadar kağıtlarla oynadım biraz.Masamı düzenledim.Yaklaşık yarım saat oyalandıktan sonra odama dalan Deniz vakası...
"Hoşgeldin iyi insan."dedim boynuna atlayarak.
"Çok mu özledin beni? Alt tarafı bir gündür ayrıyız güzellik."dedi koltuğuma yerleşirken.
"Evet kuzusu.Çok sıkıldım."dedim Deniz'i kaldırıp.Koltuğuma oturdum.
O da karşıma geçti.
Deniz"O koltuk iyiydi ya..."diye mızmızlanırken biri içeri girdi.
Bir erkek daha. Neden daha çok kız yok? Kızlar olarak on kişiyiz. Ya kız gelsin ya da bir Dylan O'brian?Neyse...
"Merthan Soymend"deyip çıktı.
'Bi dakika adından fazlasını gerekiyor!" diye bağırdığımda bana döndü.
"Alt tarafı bi kamp. Nüfusuna geçirmeyeceksin."dediğinde afalladım.
Haklıydı aslında. Ama fazla kabaydı sanki.
Neyse...O son kişiydi zaten. Gidip kız bölümüne Deniz'i yerleştirdim. Benim yanımdaki yatağa geçti.Ben Deniz'e yardım ederken sarışın oldukça süslü bir kız bize bakıp güldü. Güldü. Güldü ve güldü. Umursamadım önce. Ama devam edince bide bizim hakkımızda konuşuyorlardı ve bu kadar komik olan neydi merak ettim açıkçası.
"Bu kadar komik olan ne?"deyince kız "Siz.Çok ezik bir kamp rehberisin.Üstündekilere baksana"diye cevap verip dışarı çıktı.
'Bi dakika."diye bağırdım kızın arkasından.
"Öyle kaçıp gitmek var mı ya?"Saçından çektim.
Komik olan bizmişiz.Bakalım onu benzetince de böyle düşünebilecek miydi?
"Senden mi kaçıcam ezik!" dediğinde tokatı yapıştıracakken biri kolumu tuttu.
Arkamı döndüğümde Merthan olduğunu gördüm.
"Ne var?"
"Kamp rehberinin biraz daha olgun olması gerekmez mi?"dediğinde gülümsedim.
"Yerine göre olgunluk... İnsanına göre olgun olmak lazım. Ama ben karşımda bir pislik torbası görünce mecbur tekmeliyorum." Bunu söylediğimde kızdan tokat yedim. Kolum Merthan'da olmasa ben seni var ya!
"Bıraksana!" dediğimde"Bi gelsene"diye kenara çekildim.
"Bela mısın? Bırak döveyim şunu."deyince
"Hayır imajını karartmana izin vermeyeceğim. Parti veriyoruz arkada ve sen burada kavga ediyorsun Elif hanım.Git üstünü giyin de gel."diye emir verdi.
Ağzımı açacaktım ki Deniz"Doğru söylüyor prenses."deyince susmak zorunda kaldım.
İçeri girdiğimde elbiselerimden en güzel olanı seçtim. Abiye değil. Kesinlikle. Daha on yedi yaşındayken abiye bizim neyimize?
Arkaya gittim. Denizle Gözde, Burak,Rümeysa üçlüsünün yanına gittik. Okuldan kankiyiz de...Mert han uzaktan bizi izliyordu. Göz göze geldik bi ara. Kafamda tek bi soru vardı? İsmimi nerden biliyordu? Burak söylemiş olabilir miydi? Neyse... Şu an partinin keyfini çıkarmalıyım sanırım.
İki dakika sonra Merthan'ın bana gülümseyen çocuğa kafa atmasıyla bütün keyfim bölündü.
"Napıyorsun?"diye bağırınca"Serkan'dan uzak dur rehber hanım"dedi. Kimdi bu Serkan? Yine kafamda deli sorular? Of!
YOU ARE READING
Elde Var Koca Bir Sıfir ♥
Teen FictionEğlence ve gençlik dolu hikayeme hepiniz davetlisiniz. Merthan, Elif,Eylem kampta tanışırlar. Kamptan sonra birbirlerini hiç görmemeyi umsalar da hayat bu istenmeyen ot burnunun dibinde bitermiş. Umarım beğenirsiniz...
