Bölüm-2/ Her Veda Üzer

757 138 45
                                        

-Ve sen sevgili,
Yürektesin ya,
Sen varken ne çok yakışıyor bu kalp bana!

....-....-....-....-....-....-...-....-.....-....-.....-...

Elini sıktım duygusallığımı yaşarken...

Burnumu çektim, elimi elinden çektiğimde ani duygu değişimlerimi yaşadım yine. Klasik ben. Ne beklenir ki?

Gözlerine baktım bir müddet. Gözlerinde kendimi gördüğümde, göz bebekleri büyüdü. Artık daha net görebiliyordum.

Sen nasıl bir şeysin adam!

Sen benim ruhumun papatyası mısın?

En güzeli misin ruhumun?

Papatya falımdan ard arda çıkan "Seviyor'um musun?"

Gözlerimi kırptım ve o kısacık sürede aklıma geldi.

Derin hiç gözlerini kırpmıyordu. Gözlerimi yere eğdim ve fısıldadım:

"Gözlerini neden kırpmıyorsun hiç?"

"Bir saniye bile gözlerindeki yansımadan mahrum kalmak istemiyorum da ondan."

Ruhumdaki kelebeği nefesiyle uçuran adam...

Yine uçurdu kelebeğimi.

Midemin tam ortasına kondurdu.

Beni sevdiğini ne zaman hissetsem böyle derinden, hep bu olurdu.

Midemde gökkuşağı renginde kelebek ordusu idman yapardı...

Çünkü kelebek ordusunun genarali fısıldamıştı yine...

Seni öyle seviyorum ki adam!

Gözlerimi kaldırdığımda, gözünde ki buğuyu gördüm:

"Ne oldu ya?"

"Sen Diyarbakır' dayken ben ne yapacağım ya?" dedi acıklı şekilde. Başını saate sabitledi. Tik tak seslerinin senfonisinde onu güldürmek için şebekliklere başladım:

"Şimdik Derin'cik, anlat bakalım şu bayanı ne kadar çok seviyorsun?"

dedim sesimi değiştirip, kendimi göstererek. Yumruktan mikrofon yaptığım elimi ağzına yapıştırdım.

Yine çatlak prensesin canı eğlence istiyor der gibi baktı.

Saçlarını düzeltti. Artistik bir ses tonuyla konuştu:

"Iığ, öhm, evet, kamera ne tarafta şimdi?"

"Bu tarafta." dedim gözlerimi göstererek.

"Iıı. Eylül Hanfendinin Derin Beyfendiyi sevdiği kadar efendim."

~ BÜYÜ ~#Wattys2016Where stories live. Discover now