İyi okumalar..
■■■
Derin bi nefes alıp ellerimi saçlarımdan geçirdim. İçimde ki ses hep tekrarlıyodu.
Ondan korkmuyosun Mira! Kendine gel. Eskidendi onlar. Şimdi güçlüsün. Hissizleştin! Sakın unutma!
Ekin Didem'den ayrılıp yanımıza ilerlediğinde Didem'de bize döndü. Beni gördüğünde göz göze geldik. Direkmen gözlerimi kaçırdım.
Ah , napıyosun seni aptal! Şimdiden ona korkak görünmeye başladın bile. Seninle alay edip aşşalıcak ve sende boyun mu eğiceksin?! Kendine gel. Beni utandırıyorsun!
İç sesim haklıydı. Ben hep aşşalıyan , küçük düşüren ve her zaman alay edendim. Edilen değil!
Didem Ekin'le beraber yanımıza geldiğinde yüzünde alaylı bi gülümseme vardı. "Hey. Mira. Sen misin? Ah , ciddi olamazsın. Yüzüme baksana. Ne o? Yoksa ağlicak mısın?" Boğazımı temizleyip başımı hırsla kaldırdım ve yüzüme her zaman ki alaycı gülümsememi takındım. Gözlerinin içine alayla baktığımda gözlerini ilk kaçırdı ama sonradan geri odakladı.
"Hey hey hey. Didem'cikte burdaymış. Şimdi baştan alalım. Hiç bi zaman ağlayan ben olmadım Didem. Sen zarar verdin , ve ben dahada güçlendim. Biliyo musun , yanlış hatırlamıyosam ağlayan sendin. Imm , bi düşünelim. Neydi. Heh buldum. Deli gibi aşık olup seninle çıkması için herkesin önünde yalvarıp diz çöktüğün adam bana aşıktı. Senden kurtulmak için ondan da ayrıldım. Ama sen onun bana aşık olduğunu anladığında yine saldırdın. İşte seninle benim aramda ki fark bu. Senin peşinden koştuğun adam , benim peşimden koşup , benim önümde diz çöker. Ama ben senin kadar ezik birinin ona aşık olduğunu bildiğim için onuda ezik gördüm ve peşimden koşturup yalvarttım! Sen onun önünde göz yaşı dökerken o benim ayaklarıma kapanıyodu. İşte bu senin geçmiş ve gelecekteki hayatın. Sen hayatın boyunca benim kullanıp attıklarıma muhtaç kalıcaksın! Ve şunu da söyliyim. Sen bana orta okulu dar ettin , sanada liseyi ben dar edicem!"
Arada kükreyip ama çoğunlukla alay ettiğimde sertçe yutkundu ve yere odaklandı. Ekin'e gözlerimi çevirdiğimde ifadesizce bana bakıyodu. Tekrar Didem'e döndüm ve alayla gülüp arkamı dönerek sınıfa ilerledim. Evet dışarı çıkmam en iyisiydi. Sınıfa girdiğimde çantamı alıp hızlı hızlı sınıftan çıktım. Bora peşimden gelip kolumu tuttu. "Noluyo Mira? Anlatır mısın?" Sertçe kolumu ondan kurtardım. "Rahat bırak beni! Yanlız kalmak istiyorum."
Okuldan çıkıp taksi çevirdim. Sahile gitmesini söyleyip arkama yaslandım. Derin bi nefes alıp ellerimi saçlarımdan geçirip sakin olmaya çalıştım.
Araba bi kaç dakikaya durduğunda parayı ödeyip indim. Denizin kenarında ki kayalıklara gidip eteği düzelttim ve oturdum. O sırada telefonum çaldı. Çantamdan çıkarıp ekranına baktım.
Omroğğ arıyor..
Telefonu kapatıp sessize aldım ve çantaya geri soktum. Denize bakıp derin derin nefes almaya başladım.
Didem'i gördüğümde sanki tüm yaralarım su üstüne çıkmıştı. Tam yaralarım kabuk bağlamışken birden kabukları koparılıp tuz basıldı sanki. Yaralarım tekrar deşilmiş gibiydi.
Didem yüzünden intihar etmeye bile kalkışmıştım. Emre sayesinde kurtuldum. Kabuslarıma girer olmuştu. Ondan ciddi derecede korkuyodum. Tek sözüne ayaklarına kapanabilir durumdaydım. Beni o hayattan hep Emre kurtardı. Bi ara onun yüzünden uyuşturucuyuda tattım. Ama Emre kurtardı.
YOU ARE READING
SAMİMİ EGOİST
Teen FictionKendini fazla düşünmeyen egoist ama samimi bir genç kızın hikayesi. Yaşadığı bazı şeylerden dolayı hissizleşmiş ve fazla umursamayan genç kızın başına neler gelicek?
