Biz (Vini, sen ve ben) Vini'nin odasındaydık ve çörekler hakkında konuşuyorduk.
Ben: Kremalı çörekler en iyisi
Sen: Ne! Hayır. Kremaya nasıl dayanabiliyorsun? Sonuna kadar reçelliler.
Vini: Kremaya bayılırım!
[Vini'ye gülümsedim]
Ben: Seviyor musun?
[bana geri gülümsedi]
Vini: Tabikide seviyorum. Her zaman reçellilerden daha iyidir.
[Vini ve ben, sen üzgün ve mağlup görünürken birbirimize sırıttık.]
Ben: Başka ne seversin?
Vini: Ne? Demek istediğin insan olarak mı?
[Omuz silktim]
Sen: Emma'yı sevmiyorum.
Emma senin eski sevgilindi. Yani bu doğal bir şey. Ayrıca hepimiz ondan nefret ediyorduk.
Sen: Ama diğer insanlar kolayca sevilebilir.
[Bir saniyeliğine bana baktın sonra bakışlarını Vini'ye döndürdün.]
Sen: Vini?
Vini: Özellikle sevdiğim biri var.
[Vini bana garipçe gülümsedi.]
°°°°°
YOU ARE READING
Unrequited Love | (türkçe)
Short StoryVarlığını fark etmeyen birini sevmek zordur. Başkasını seven birini sevmek ise daha zordur. Ama, hayatım, sanırım bunun adı aşk. © _coffee_ . All rights reserved.
