I. PARTİ

64 7 116
                                        

Öncelikle herkese merhabaaaa.
Anlık bir gaz ile Bayadır kafamda olan kurguyu yazdım umarım beğenirsiniz. Yorumlarınızı çok merak ediyorumm💗.

Başladığınız tarihleri buraya yazabilirsinizz✨

***

Eylül ayının gelmesi demek yeni planlar, yeni diziler ve yeni kitaplar demekti. Her şeyi düzene koymamız demekti. Ama benim şu an oturup Gilmore girls izleyip sonbahar havası veren klasik kitaplar okumak yerine sınava hazırlanmam gerekiyordu. Mezuna kalmıştım tekrardan çünkü sıralamamın iyi olmasına rağmen açıkta kalmıştım ama üniversite okumak gibi bir hayalim olduğu için tekrar hazırlanmak istemiştim. Hayallerime çıkan her yol üniversiteden geçtiği için pes etme gibi bir lüksüm yoktu. Sınava hazırlanmak için yazlığımıza İzmire bile gitmemiş evde hep eksiklerimi tamamlamaya çalışmıştım.

Okulu açıldığı için tatilden sadece Görkem dönmüştü. Annemler Havalar soğuyana kadar gelmeyi düşünmüyordu. Eğer dershaneye yazılmazsam ki hâlâ öyle bir fikrim yoktu, annemler döndükten sonra derslerime daha çok odaklanabilmek için ben İzmire gidecektim. Yaptığım soslu makarnayı tabaklara doldurup Görkemi çağırmak için odasına gittim. Odasında ayna karşısında durmuş kıvırcık saçlarını şekillendiriyordu.
"Ablacığım hadi gel yemek yiyelim." Dedim. Saçını yapmaya devam ederek "Ne yaptın? Makarna mı yine?"dedi. Odanın içine girip yaptığı saçı elimle dağıtmaya başladım. "Bana bak sıpa yaptığıma şükret seni aç bırakıp kurtların önünede atabilirdim." Benden kaçmaya çalışıyor elimi ittiriyordu. "Ya Beste bende saçına yapışırsam fena olur bak! Bırak diye ağlarsın. Seni kurtaracak kimse de yok evde." Dediğinde saçını bırakmış yatağındaki yastığı alıp kafasına vurmaya başladım. "Bana bak 16 yaşındasın sen daha ben senden 4 yaş büyüğüm saygısız köpek! Abla diyeceksin abla kim sana ismimle hitap etme yetkisini verdi. Ayrıca sen bana hiçbir şey yapamazsın senin o marul kafanı yolarım." Dediğimde elimdeki yastığı elimden çekmiş beni kovalıyordu.

"Beste Abla gel buraya bak tüm saçımı mahvettin, öcümü alacağım." Dediği hiçbir şeyi umursamadan deli danalar gibi koşmaya devam ediyordum. Hayır yani hadi ben işsizim koşuyorum boş boş seninde mi işin yok be çocuk pes etsene, bıraksana peşimi. "Gerizekalı başka Ablanda mı var da Beste abla diye belirtiyorsun Türkçe Hocan kimdi senin?" Dediğimde durdu aramızda rahat 10-15 adım vardı. " Feray ablam var." Dediğinde bu sefer kovalayan kişi bendim. "Nankör köpek ne zaman ablalığını gördün de ablam var diye övünüyorsun." Diye bağırdım. Koşmaya mecalim kalmamıştı kendimi salonda yavaşça yere bıraktım. Feray, halamızın kızıydı ve benden iki yaş büyüktü. Sinsi haset birisiydi ve kendinden başka kimseye faydası yoktu ama herkes onu severdi şeytan tüyü vardı resmen kızda. Bir tek sinsi olduğunu görebilen benmişim gibi sadece ben sevmiyordum onu.

Görkem de yanıma oturmak için gelmişti ama çalan telefonu için odasına gitti. Meraklı birisi olduğum için bende peşine düştüm. Dorukla konuşuyordu. "Tamamdır ben hazırım zaten kim alacak bizi?" Diye sorduğunda nereye anlamında kafa salladım. Beni umursamadan dolabına yöneldi ve giyeceği kıyafetleri seçti. Telefonu kapattığında "Nereye dedim sana" dedim. "Partiye ya yeni gelenlerle falan kaynaşmak için bizim okulun tüm öğrencileri davetli. Çınar alacak bizi eski mezun birinin partisi." Aynı zamanda kıyafetini kombinlemeye çalışıyordu. "Çınarla siz ne alaka ayrıca parti kimin evinde." Dediğimde beni yavaşça ittirerek odadan çıkarıyordu. "Çınar, Doruğun kuzeni. Parti Sare'nin evinde ve çık giyineceğim." Kapatmaya çalıştığı kapının arasından sokuldum iyice "Benden izin aldın mı? Sana kim gidebilirsin dedi?" Dediğimde bana göz devirip "Babamdan izin aldım, sanane." Dedi. Bu sefer göz devirip odadan çıkan bendim.

Mutfağa gidip tabaklara doldurduğum makarnaları geri tencereye boşalttım iştahım kalmamıştı. Kahve makinesine kahvemi koyduktan sonra çalıştırma tuşuna bastım. Kahvem olana kadar Görkemin yanında dururum diye düşündüm ama Görkem hazırlanmış çıkıyordu. Mutfağa girip çöpü alıp çıktım. Çınar hiçte düzgün biri değildi. Salak, egoist, bencil biriydi. Benden bi alt dönemde okumuştu ama serseriliği yüzünden okulda tanınıyordu.

İNKÂRHistórias para pegar e não largar. Descubra agora