D'
Sınıfa Aras geldiğinden beri daha az yalnız hissediyordum, Arasla birlikte Barış'ında hayatıma girmesiyle yıllarca asıl teselli aracım olan çizimlerime daha vakit ayırmaya başlamıştım. Gerçi vaktimde kalmamıştı, Demir'i bulma çabalarımız ve koşuşturmacalar içinde elime doğru düzgün kalem bile alamamıştım, hâlâ Sıla'nın sert sesi ve Teoman'ın alaycılığı kulaklarımda çınlarken bu sefer çizmeye karar verdim, dersin ortasında odağımı kağıdıma vermeye çalışıyordum ama bir türlü o ilham gelmiyordu, sinirle 3. kağıdımı da buruşturup sıranın altına ittirdim, derin bir iç çekmenin ardından eşyalarımı çantama yerleştiriyordum. Kahretsin. Bana bakan bir çift keskin bakışla başımı hafifçe yana eğip gözlerine kilitlendim. Sıla'yla gerçekten birbirimizden haz etmiyorduk ve bu uzun zamandır olan bir şeydi alışıktım, ama bu sefer sadece bana değil defterimede bakıyordu. Ara sıra ne çizdiğime bakardı ama bu sefer ayrı bir rahatsız ediciydi, gözlerinin aksine dudaklarında oluşan iğrenç sırıtış hem tiksinti hemde düşüncelerle doluydu ve bu sırıtıştan oldum olası nefret ediyordum. Bana olan bakışlarını Teoman'a döndürdüğünde asıl iğrenç kişiyi gördüm, Sıla'nın dudaklarında oluşan az önceki sırıtışın aksine içten şekilde gülüyordu. Gerçekten Teoman'a karşı böyle bakabilmesi beni hayrete düşüyordu.
Ne zaman zil çalmıştı da Aras ve Barış ne zaman tepemde bitmişti bilmiyorum ama ayağa kalkıp yeni alıştığım arkadaşlarıma selam verdim.
"Eee, bu sefer günün konusu ne?" gülümseyerek karşımdaki ikiliye baktım, biraz zorlama hissettirsede alışmaya çalışıyordum. "Günün konusu bizim ne kadar harika bi Trio olmamız gençler!" Barışın bağıra bağıra bu kadar samimi konuşması tatlıydı Arasta katılırcasına gülümsediğinde Barış, Aras'a boyu yetmesede ikimizinde boynuna kolunu dolamış birşeyler anlatıyordu, gerçekten saçma şeylerdi ne dinleyecek hâlde değildim.
"Bıdık naptın sen ya o post neydi öyle, Golden Trio falan yazmışsın?"
Kim bu sefer uğraşıcak diye beklerken Teoman'ın ortaya atılıp Barış'ın karşısına dikilmesiyle Aras kendini yavaşça ikisinin arasına sığdırdı, Aras Teoman'a baş kaldırıyor Teoman'sa bundan keyif alıyordu. Dip dibe olmalarına rağmen ikiside geri adım atmıyordu.
"Baksana sen Teoman mısın nesin, kendinde başkalarını ezikleme hakkını nerden buluyorsun acaba?"
Aras geldiğinden beri duruşunu belli ediyor, kendini ve bizi ezdirmiyordu bende bunu takdir ediyordum. Ama Teoman'a karşı durması ikisinin arasında görünmez bir ip gibi sürekli geriliyordu.
"Herşeye burnunu sokmamayı öğrenmelisin Arascım, istersen tek tek aklına kazıyabilirim."
O piç gülüşüne içimden saydırırken Sıla'nın yavaşça Teoman'ın arkasında belirip doğrudan bana bakmasıyla gözlerimi ona çevirdim. Artık en azından konuşabildiğim birileri vardı ve bu yüzden daha rahattım.
"Aşkım şu çocuğu bıraksana, tam karşımızda hayallere dalarak çizim yapan küçük bi fukaramız var.."
Söylediği her kelimede dudağımı içten ısırıp hafifçe sırıtıyordum, gerçekten birini düşünüp çizdiğimi falan mı düşünüyordu?
"Sandığının aksine 'hayallere dalarak' çizmiyorum, zorbalıktan başka hobin olmadığı için ilham nedir anlamazsın."
Sırıtarak hafifçe üzerime doğru bir adım attı, sevgilisiyse sadece durmuş sırıtarak önce Aras'a sonra Sıla'yla aramızdaki diyaloğa bakıyordu.
"Hobilerimin olmadığını düşünmen ne kadar acınası, isimlerini bile telaffuz edemeyeceğin şeylerle ilgileniyorum ve bu senin üç kuruşluk defter kaleminden çok daha değerli bebeğim.."
Sırıtarak yüzüne ve o gülüşüne baktım, gerçekten şeytan görünümlü şeytandı.
...
Eve geldiğimde annemin söylenişlerine kulak asmadan Ali'nin yanına gittim ve birlikte biraz resim çizdik, kardeşim bu hayatta değer verdiğim tek kişiydi. Gerçi artık Aras ve Barış'ta vardı ama Ali benim için herşeyden değerliydi. Resimlerimiz bittikten sonra onu alnından öptüm ve odama gidip üzerime rahat birşeyler giydim, günün yorgunluğunu yatağa girip telefonu elime alarak atmayı planlıyordum.
Golden Trio
Aras, Barış, siz
Barış
yarın akşam bizde yemek????
Aras
Kardeşim bi dur soluklanalım daha dün sizdeydik
Barış
ama annem sizin icin sarma yapcakti 🥺
siz
sarma varsa bi dusunurum ya
Barış
aras kardesim sen bu teoyla ne is??? surekli senle falan ugrasiyo hayirdir???? 😡😡😡😡
Aras
Aptal egosunu tatmin edecek birini arıyor, önemsenecek biri değil
Barış
bugun silanin dedigi cizim mizim neydi takik resmen kiza, tabi sen bilmiyosun kardesim bunlar sen gelene kadar okulun basindan beri boyleydi, hatta yeri gelince birbirine dayak atarlardı
siz
önemli şeyler değildi kendisi benimle uğraşıyor bir gun patliycam ama ne zaman
Barış haklıydı başından beri böyleydik aksinide düşünemiyordum artık, telefonu kapatıp çantama baktım ve birşeyler çizmeyi düşündüm. Defteri çantadan çıkartıp arasına sıkışmış kalemle birkaç çizgi attım, ellerim aklımdaki kişiyle yavaş yavaş bi' silüet oluşturduğunda karşımda Sıla vardı, çizilesi biriydi ama onu kendi defterimde görmek hem garip hemde biraz gurur vericiydi, aklımdaki şeyleri yansıtabilmek hoşuma gidiyordu ama.. bu sefer olmadı. Kalemi kavrayıp sertçe yüzünün üzerinden geçtim, kendi çizimlerimi bozduğum nadir anlardandı. Defteri ve içinde sıkışık kalemi çantama atıp uyumak için kendimi yatağa bıraktım, tavanı izlerken kendi düşüncelerimi susturup uyumayı başarmıştım...
YOU ARE READING
Hastasın | Sılden
General FictionYıllar boyunca öncelikle Sıla Çağlayan olmak üzere Teoman Akkaya ve onun yancıları Deniz'le uğraşıyordu, son yıl Aras'ın gelmesi ve onun kardeşinin gizemiyle Deniz biraz rahat bulabilmişti.. en azından, şimdilik.
