What İf?

151 10 0
                                        

"Overlok makinası ayağımıza geldi" Teoman kalabalığın arasında gördüğü beklenmedik yüzle heyecanla arkadaşlarına seslendi.

"Bunun ne işi var burda?" Kutay yüzünde pişkin bir gülümsemeyle sordu.

Teoman cevap verme ihtiyacı duymadan sırıtmaya devam etti. Elleri heyecandan kaşınmaya başlamıştı. Aras kendi ayaklarıyla ona gelmişti üstelik Teoman onu gömmek için bu gün özellikle bir mezar kazdırmışken. Gözlerini bir an bile mekanın ortasında duran arastan ayırmayıp hınzır hınzır sırıtırken fark ettiği şeyle duraksadı.

"Ne oluyor lan?"

Aras hiç kendi gibi durmuyordu. Yalpalayarak yürüyor sanki ayakta durmak için üstün bir çaba sarf ediyordu. Önündeki insanları fark etmeden çarptıktan sonra kafasını bir o anabir bu yana çeviriyordu.

Sanki Aras aradığı şeyi bulamamıştı. Girdiği mekandan yine yalpalayarak çıkmak için hareketlendi.

"Siz kalın burda." Teoman locada oturan arkadaşlarına eliyle işaret verdi ve arasın peşine takıldı. Yüzündeki gülümseme çoktan silinmişti. Bodrum sokaklarında önde Aras, arkada Teoman öylece dolaşıyorlardı. Teoman Aras'ın arada sırada eliyle göğsünü tutarak ilerlemesini boş gözlerle izledi. İçinde tarif edemediği bir his yükseliyordu. Adımlarını hızlandırmak Arasva yetişmek ve ona ne olduğunu öğrenmek, onu bu hale neyin getirdiğini bilmek istiyordu.

Teoman kafasını iki yana salladı. Saçmalamıştı iyice Arasa ne olduğu gıram umurunda değildi. Üstelik bu dalgınlaşma aralarındaki mesafeyi iyice açmıştı. Adımlarını hızlandırdı. Sonunda Arası bulduğunda onun sahil kenarında dizleri üzerine çöktüğünü gördü. Kulaklarına belli belirsiz Arasın ağlamakta çatlayan sesi geliyordu.

"Ne olursun gel Demir." Hıçkırık.

"Hiç kimsem yok, çok yalnızım. Kurban olayım gel."

Tabii ki olay Demir'di. Arası bu denli yıkabilecek bu dünyada başka bir şeyin olup olmadığını bilmiyordu Teoman. Yine içine bir burukluk doldu. Çok derinlerde gömülü kalmış bir şey sanki göğsünü tırmalıyor dışarı çıkmak için çabalıyordu. Teoman ne yapacağına tam olarak karar verememişken bir anda sahil gelen kişilerle hareketlendi.

"Yine ne oluyor?" Teoman arasın üzerine hışımla saldıran kişileri görünce istemsizce saklandığı yerden bir kaç adım atarak çıktı. Sonra duraksadı içgüdüleri deli gibi Arasın yanına koşmak isterken beyni ne yaptığının farkına anca varabilmişti. Sahilde dayak yiyen bu adam onun baş düşmanından başkası değildi üstelik onu bu akşam bizzat kendi gömecekti. Yardım etme isteği tamamen saçmalıktı.

"Banane be ne halin varsa gör."

Gideceği yönün tam tersine döndü ve vazgeçmemek için hızla oradan uzaklaşmaya başladı.

"Bayıldı mı lan? İyi atalım denize de görsün bize artistlik yapmanın bedelini."

"Hasiktir ya" Teoman duyduğu şeyle hemen arkasını döndü ve sahile doğru koşmaya başladı. Aras çoktan yere kapaklanmıştı hoş bu bitik haliyle yine iyi dayanmıştı dayanmasına ama yetmemişti. İki çocuk biri ayaklığında biri başlığında olmak üzere Arası kolları ve bacaklarından tutarak denizde doğru çekmeye başlamıştı bile.

"Hop durun lan orda. Bırakın çocuğu. " Teoman var gücüyle koşarken bir yandan da sahildekilere bağırarak onları yavaşlatmaya çalışıyordu. Ama stratejisi ters etki yaratmış olacak ki onun sesi duyulur duyulmaz adamların hareketi de hızlanmış ve denizde doğru iyice yaklaşmıştı.

Yayınlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Sep 17 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

What İf? Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin