Başlangıç tarihlerinizi alalım ➞

Oy verip çokça yorum yapar mısınız lütfennn ✨🫶🏻

•••

Nem ve sıcaklıktan dolayı Deniz'in odasında durmak neredeyse imkânsız hâle gelmişti. İçerideki hava cehennem ateşi gibi üzerlerine çökerken, salonun da evdekilerle dolu olması ikisine başka bir seçenek bırakmamıştı. Bu yüzden projeyi yarım bırakmamak için balkon masasına geçmişlerdi. Akşamın serinliği, odanın bunaltıcı sıcaklığının aksine ferahlık veriyordu. Masanın üzerinde dağılmış kâğıtlar, kalemler ve bilgisayarın yanında duran iki flash bellek vardı. Projenin bitmesine yalnızca birkaç küçük ayrıntı kalmıştı.

Deniz, eksik kalan ayrıntılarıda tamamladıktan sonra dosyayı kaydetti ve sonunda masanın üzerinde duran iki flash belleği eline aldı. İkisini de sırayla bilgisayara takıp projenin son hâlini yükledi. İşini bitirdikten sonra flashları çıkardı ve ikisini de masanın üzerine, yan yana olacak şekilde koydu. Birbirinin aynısı olan iki küçük bellek, kâğıtların üzerinde duruyordu.

Teoman ise çoktan bilgisayardan kopmuş, başını gökyüzüne kaldırmıştı. Balkonun açık havası, içerideki bunaltıcı sıcaktan sonra ikisine de çok iyi gelmişti. Deniz onun baktığı yere doğru gözlerini kaldırdığında, bulutların gökyüzüne hafifçe yayılmış olduğunu gördü. Ancak o an ayın önü açıktı. Bulutlar onun etrafında gezinirken, ay pırıl pırıl parlıyor ve tüm geceyi aydınlatıyordu. Deniz, bir süre daha sessizce gökyüzüne baktı. Sonra yüzüne bir gülümseme yerleştirirken konuştu.

"Ay çok güzel."

Teoman'ın bakışları gökyüzünden ayrılıp Deniz'e döndü. Kaşları hafifçe kalkarken yüzüne her zamanki o rahat, hafif alaycı ifade yerleşti. Ardından yeniden gökyüzüne baktı ve sanki Deniz'in söylediği şeyde gerçekten mantık arıyormuş gibi konuşmaya başladı.

"Ay, bulutlardan dolayı görünmüyor bile. Nasıl anladın güzel olduğunu?"

Deniz cümleyi duyar duymaz başını ona çevirdi. Birden kaşları çatıldı. Teoman'a cevap vermek yerine masaya uzandı. Önlerinde yan yana duran flash belleklerden birini aldı ve Teoman'a doğru uzattı. Hangisini aldığını düşünmedi bile. İki flash bellek de aynıydı ve Deniz için o an bunun hiçbir önemi yoktu.

"Bitti proje. Al bu da flashın, git artık evine."

Teoman, Deniz'in uzattığı flash belleği aldı ve birkaç saniye öylece onun yüzüne baktı. Az önce gayet normal ilerleyen akşamın bir anda bu noktaya gelmesine anlam verememiş olacak ki hafifçe kaşlarını kaldırdı.

"Kovsaydın."

Deniz'in çatık kaşları daha da belirginleşti.

"Kovuyorum zaten."

Teoman kısa bir süre sustu ve sadece Deniz'e baktı.

"Ne oldu birden ya? Gayet iyiydik az önce proje yaparken."

Deniz kollarını göğsünde birleştirdi. Teoman konuştukça siniri daha da bozuluyordu. Bakışlarını ondan kaçırıp masadaki kâğıtlara çevirdi.

"Proje yaparken sana katlanıyordum. Proje bittiğine göre artık sana katlanmak zorunda değilim."

Teoman duyduğu cevap karşısında birkaç saniye öylece kaldı. Ardından başını iki yana sallayıp iç çekti. Dudaklarından kısa bir oflama döküldü. Deniz'in bu hâline karşılık vermenin hiçbir işe yaramayacağını biliyordu.

"Gerçekten... neyse ya."

Çantasını toparlamak için eğildi. Notlarını ve diğer eşyalarını içine yerleştirdikten sonra Deniz'in az önce verdiği flash belleği de çantasına attı. Fermuarı kapatıp sandalyesini geriye çekti ve ayağa kalktı. Deniz ise hâlâ masanın başında duruyor, onun gitmesini bekliyordu. Teoman hiçbir şey söylemeden balkondan usulca çıktı.

more than friends | teodenStories to obsess over. Discover now