SARAYIN İÇİNDE
BÖLÜM 1 - SARAYA GELİŞİM
İnsan bazen hayatının nasıl değişeceğini bilmeden bir kapıdan içeri girer.
Benim için o kapı, Topkapı Sarayı'nın ağır kapılarından biriydi.
Yıllar önce, henüz sarayın ne olduğunu bile anlayamayacak kadar küçükken getirilmiştim buraya.
Ailemden geriye kimse kalmamıştı.
Beni saraya getirenler, hanedana mensup olduğumu ve Valide Sultan'ın torunu olduğumu biliyorlardı. Ben ise o zamanlar bunun ne anlama geldiğini anlayacak yaşta değildim. Bildiğim tek şey, önümde uzanan büyük taş avlu ve etrafımda hiç tanımadığım insanlardı.
Elimden tutan kadın beni harem tarafına götürürken etrafıma bakıyordum.
Her yer bana yabancıydı.
Kadınların fısıltıları, kapıların açılıp kapanması, hızlı adımlarla bir yerlere yetişen cariyeler...
Sonunda büyük bir odanın önünde durduk.
Kapı açıldığında içeride Valide Sultan'ı gördüm.
Bana uzun uzun baktı.
Ben ise korkudan ne yapacağımı bilemeden olduğum yerde durdum.
Yanındaki kadınlardan biri eğilip,
- Sultanım, dedi. Torununuz.
Valide Sultan'ın yüzündeki ifade değişti.
Elini uzattı.
- Gel buraya.
Yavaşça yanına gittim.
Beni karşısına oturttu.
- Adın ne?
- gülfem.
Valide Sultan bir süre sessiz kaldı.
Sonra başımı okşadı.
- Bundan sonra burada kalacaksın.
O gün bunun ne demek olduğunu bilmiyordum.
Sonradan öğrendim.
Artık benim için saray, gidilecek bir yer değil; yaşayacağım yerdi.
Çocukluğum burada geçti.
Haremdeki kadınları tanıdım. Kalfaları, cariyeleri, ağaları, lalaları... Her birinin sarayda ayrı bir yeri vardı.
Benim yerim ise biraz farklıydı.
Diğerleri gibi Valide Sultan'ın torunuydum.
Bu yüzden haremde kimse bana sıradan bir kız çocuğu gibi davranamazdı. Fakat bu, çocukluğumun yalnız geçtiği anlamına da gelmiyordu.
Çünkü sarayda benim yaşlarımda çocuklar vardı.
Özellikle Mehmed.
İlk zamanlar onunla karşılaştığımızda ikimiz de birbirimize pek aldırmazdık. Sonra aynı avlularda bulunmaya, aynı derslerin etrafında dolaşmaya başladık. Bir süre sonra sarayda birbirimizi görmemiz sıradan hâle geldi.
------
Çoçukluk
Bir gün bahçede otururken Mehmed yanıma gelmişti.
Elimde küçük bir kitap vardı.
- Bunu sen mi aldın?
Başımı sallamıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
sessiz aşk
Historical Fictionkuzenine karşı yıllarca içinde sakladığını duygular ile evlenmeye zorlanan sultan
