sweat

310 26 97
                                        

SELAM. ilk defa fic yazıom bıttıvı heycanlıyım neyse iste bölüm adları ve hiakeynin adı fln dinledigm sarkılarla alakalı hikayeyle alaklı degil o zmn niye koyuyon demeyin döverim sizi🌹 neyse acıklamam bu kadar baydivey istediginiz yorumu yapabilirsiniz bb


"Evet guys hadi müziği başlatıyorum bi tekrar daha alalım."

Oğuzhan Sertan hocanın sesini duymasıyla bacaklarındaki sızıyı göz ardı edip nefesini düzene sokmaya çalışırken kendi yerine doğru hareket etti. Çalmaya başlayan ritmin sesiyle ezberindeki koreografiyi yapmaya başlarken aynadan kendini ve arkadaşlarını kontrol ediyordu.

Biten müzikle beraber düzensiz nefeslerin sesleri odada yankılanmaya başladı. Arda artık kalmayan gücüyle tam kendini yere bırakıcakken Sertan hoca son bi tekrar daha demiş, bu son tekrarları nerdeyse geceye kadar sürdürmüştü.

Duvardaki saat 11'i gösterirken Sertan hoca ellerini birbirine çarpıp "Guys bugünlük burada bitiriyoruz." dedi. Bu cümlenin verdiği rahatlıkla herkesin ağzından derin nefes sesleri dökülmeye başlarken boyunlarından damlayan ter damlaları, su bile içmek için hareket etmeye güç bulamadan kendilerini yere fırlatmaları, günün yoruculuğunu ve Sertan hocanının titizliğini anlatır nitelikteydi.

Geçen birkaç dakikanın ardından kimileri ayaklanmaya başlamış kimileri hala kendine gelmeye çalışıyordu. Oğuzhan nefesinin artık düzene girdiğini düşünerek ayaklandı, boğazındaki kuruluğu gidermek adına sırtı duvara yaslı, bağdaş kurmuş bir şekilde oturan Batu'nun yanındaki su şişelerine doğru ilerledi.

Bir iki adım ilerleyip Batu'nun önüne geldi. Tam yan taraftaki şişelere eğilecekken Batu ondan hızlı davrandı, yanındaki açılmamış bir şişeyi Oğuzhan'a doğru uzattı. Oğuzhan kısaca bir "Teşekkür ederim." dedi. Batu'nun boşta kalan yanına otururken yandan gelen "Rica ederim." sesini duydu.

Aldığı şişenin kapağını açıp birkaç yudum içti, suyun boğazından aşağı doğru ilerleyişini hissetti. Şişenin ağzını geri kapattı. Sonra kapağıyla oynamaya başlarken biraz düşündü. Yanındaki telefonuyla ilgilenmeye başlayan çocuğa onu eve bırakma teklifi etse garip kalır mı diye düşünüyordu.

Doğrusu yanındaki kısa boylu çocuk ilk geldiği günden beri Oğuzhan'ın dikkatini çekiyordu. Dans esnasında, nefes aldığı aralarda gözü kısa boylu oğlana kayıyor bazen onun da kendisine baktığını görüyordu.

Hem yakınlaşmak istemiş hem de rahatsız etmekten çekinmişti. Batu'yu gördüğü kadarıyla hızlı arkadaşlık kurabilen birisine benzemiyordu. Stüdyoya yeni gelmiş olmasına rağmen profesyonel olarak hızla takım arkadaşlarına uyum sağlasa da yakın olduğu birkaç arkadaşı dışında iletişim kurmaya çekiniyor gibiydi.

Oğuzhan en sonunda fazla düşünmenin bir sonuca varmıyacağını kanaat getirerek şişenin kapağına eziyet eden ellerinden gözlerini çekip karşısındaki cocuga seslendi.

"Batu."

İsmini duyan Batu kafasını telefondan kaldırdı. Yanındaki çocuğun gözlerine baktı.

"Efendim?"

Oğuzhan bir elini ensesine atıp gerginlikle kaşırken "Biliyorsun bugün haftasonu saat biraz geç oldu, hava da yağmurlu istersen seni evine ben bırakabilirim." dedi.

Batu bu teklife karşı önce şaşırdı, sonra da elindeki telefonuna göz ucuyla bakıp son kalan otobüsün duraktan geçme saatine baktı. Koşarsa yetişebilir gibi görünüyordu, hem rahatsızlık vermek istemediği için hem de esmerin yanında biraz fazla gerildiğinden nazikçe reddetmek istedi. Gözlerini tekrardan Oğuzhan'ın gözlerine çıkardı.

valentine, ozbat!Stories to obsess over. Discover now