Herkese merhaba! Yıllar sonra tekrar yazmaya karar verdim, aslında hep istiyordum ama en iyisini yapmak istediğim için hep erteledim. Şuan bu en iyisi mi? Hayır ama en azından başladım. Bu başlangıç, bu bölümün depresifliği biraz benim son günlerde hissettiğim şeylerden kaynaklı. Normalde neşeli biriyimdir. İlk birkaç paragrafı dün ağlarken notlar kısmına yazmıştım aslında ama kitap niyetiyle değil hissettiğim duyguları kendime açmak için. Sonrasında da ben böyle hissediyorsam birçok kişi de böyle hissediyordur diyerek kitaba çevirme kararı aldım ve işte burdayım. Kurgunun nasıl olacağını bile bilmiyorum her şeyi yazarken belirliyorum ve bu böyle olmamalı onu da biliyorum. Ama zaten anlık bir duygu yoğunluğuyla başladığım için çokta düşünmeden akışına bırakmak istiyorum.
Bir kısımda yeme bozukluğuyla ilgili birkaç cümle var, kalori saymakla ilgili vs. eğer rahatsız olanlar varsa oraları geçebilirler. Aslında isteğim üniversite okuyan ortalama hayat yaşayan bir kızın yaşadıkları ve bunlarda maalesef hayatın içinde.
Keyifli okumalar.
*******
Her şeyden sıkılmış ve bunalmıştım; okuduğum okulun ve bölümünün kötülüğünden utanıyor, insanlara söylerken çekiniyordum. Üstelik kendimi hiçbir yere ait hissetmiyordum, ne bu şehre, ne bu okula ne de bu içine bile zar zor sığdığım aparta, hiçbir yerde olmamam gerekiyor gibiydi. Bu hisse alışamıyordum, bir insan nasıl çoğunlukla hissettiği bir duyguya alışamazdı ki? Bir noktadan sonra alışması gerekiyordu ama olmuyordu. Ben bunları düşünürken gözlerim dolmaya başlamıştı tam o sırada Eylül kulağıma
'İpek, iyi misin?' diye fısıldadı.
'Evet, dalmışım sadece. Sen ne yiyeceğine karar verdin mi? Ben galiba cheesburger yiyeceğim.'
Gerçek dünyaya geri dönmem gerekti, yani yine kendimi neden içinde bulunduğumu anlamadığım o garip arkadaş grubunda ki 'sessiz ama tatlı' kız imajıma geri dönmem lazım. Şuan içinde bulunduğum grup o kadar saçma ki, Eylül'ün zorlamasıyla buraya geldiğim için çok pişmanım. Eylül en yakın arkadaşlarımdan biri ama bazen benim bulunmak istemediğim yerleri sanki o hiç bilmiyormuş gibi davranıyor, yani benim daha önce flört ettiğim ve hoşlandığım Mert benle konuşurken başka kızla sevgili oldu ve Eylül bunu çok iyi bilmesine rağmen yine de benim onun olduğunu bilmediğim halde bu gruba soktu. Üstelik ben ona daha önce aynı gruba girmek istemediğimi belirtmiştim ve o da gayet anlayışla karşılamıştı?
Ancak şuan içinde bulunduğum bu durumda beni pek anladığını düşünmüyorum. Şimdilik amacım yemeğimi yiyip hemen evime gidip ağlamaktan başka bir şey değil.
Ben siparişimi verip kenara çekilirken, Mert'te siparişini vermiş yanıma gelmişti.
'Naber İpek'
'İyi, senden naber?'
'İyi bende, Elifle uğraşıyorum işte ya. Doğum günü geliyor ona ne alsam bilemedim. Sence ne almalıyım?'
'Yani sen gerçekten bana mı soruyorsun?!' dedikten sonra siparişimi hızlıca aldım ve yukarı çıktım. Onun bu kadar iğrenç bir insan olmasına inanamıyorum, bir insan nasıl birkaç ay önce her gün konuşup, vakit geçirdiği kıza böyle bir soru sorabilirdi ki. Resmen böyle biriyle vaktimi harcadığım ve hala ara ara onu özlediğim için en çokta kendime kızıyorum. Ben sinirle ve en çokta kırgınlıkla patatesimi yemeye başlamışken diğerleri de gelip masaya oturdu. Mert'in yüzünde ki o benim sinir olmamdan kaynaklanan memnun ifadeyi gördükçe iyice sinirlerim bozuldu. O sırada Mert'in arkadaşı Alp ve Eylül konuşmaya başladı;
YOU ARE READING
ORTALAMA
RomanceOrtalama bir üniversitede, ortalama bir bölüm okuyan İpek hayatından çok bunalmıştı. Kendini hiçbir yere ya da ortama ait hissedemiyordu, tıpkı birçok ortalama insanlar gibi. Bir gün bu ortalama hayatının değişeceğini ummaktan başka bir şey düşünmüy...
