1.Bölüm

45 9 286
                                        

Herkese merhabalar! Malumunuz şu sıralar gündemimizi erkek şahsiyetleri meşgul ederken iyi gelir diye düşündüm. Lafı çok uzatmayalım yorumlarınızı beklerim.

HanSal özleyenlere ithafen başlıyoruz efendim buyrun. Keyifli okumalar dilerim.

Hande'den

Milli takım antrenmanına giderken bu sezonun bizim için şampiyonlukla bitmesi gerektiğini düşünüyordum. Çok emek verip çalışıyorduk. İstediğimizi almamız için önümüzde ben bir engel göremiyorum. Düşüncelerimin arasında çalan telefonumu arabaya bağlayıp açtım.

Hande: Efendim Saliş.

Saliha: Handan kaç dakikaya burada olursun?

Yola çıkmadan Zehra arayıp antrenmandan önce kahve içmeyi teklif etmişti. Onu da hesaba katarsam 45 dakikaya falan alanda olurdum herhalde.

Hande: 45 dakikaya orada olurum. Gelmeden Zehra'ya kahve sözüm vardı. Onunla geleceğim artık.

Karşı tarafta oluşan kısa süreli sessizliğin ardından Saliha'nın ilk çıkan sesinden daha düşük bir ses geldi.

Saliha: Tamamdır, gelince görüşürüz o zaman.

Bir şey dememe izin vermeden kapanan telefonla kaşlarımı çattım. Normalde de bazen böyle davranışları olsa da son zamanlarda bu daha sık yaşanıyordu. Birden modu düşüyor ve benden uzaklaşıyor. Sebebini kaç kere sorsam da bir şeyim yok deyip geçiştiriyordu beni. O benim en yakınlarımdan biri. Böyle olması ister istemez kafama takılıyor. Düşüncelerimi bir kenara atıp yola odaklandım.

Geldiğim kafenin önüne arabayı park edip indim. İçeri girdiğimde köşedeki masada önüne koyduğu şeker paketleriyle oynayan Zehra'yı görünce ona doğru ilerledim. Birkaç adım kala kafasını kaldırıp beni görmesiyle kocaman gülümsedi. Ayağa kalkıp kollarını açınca beklemeden kollarımı beline sardım. Kollarını sarıp başını boynuma gömmesiyle gülümsedim. Her sarılmamız onun beni bırakmaması sebebiyle uzuyordu. Bu sefer kısa kesip geri çekildim.

Kısık gözlerle bana bakıp kaşlarını çatınca onu sandalyesine itip bende karşısına oturdum.

Hande: Sana bırakınca en az 5 dakika ayakta dikiliyoruz. Geç kalacağız sonra.

Zehra: Olsun geç kalalım. Ben balıma doyamıyorum sonra.

Gözlerimi devirip güldüm. Daha 2 gün önce beraber yemeğe gitmiştik. Günün yarısı beraber olmamıza rağmen gün sonu seni özledim ben diye söyleniyordu. Zehra Güneş gerçekten koca bir bebekti.

Zehra: Sen gelmeden ben zaman kaybı olmasın diye sana filtre kahve istedim ama değiştirmek istersen hemen söyleyelim.

Hande: Yok zezem iyi düşünmüşsün. E anlat bakalım görüşmeyeli nasılsın?

Yüzünü buruşturup oflamasıyla kaşlarım çatıldı. Ne olmuştu birden?

Zehra: Çok kötüyüm Hande. Aşırı doz Handesizlik çekiyorum 2 gündür.

Tövbestağfurullah ya. Durup durup böyle şakalar yapıyor bazen. İlk endişeleniyorum sonra istemsiz gülüyorum bu hallerine. Herkesin yanında suspus olan Zehra'nın birde bu hallerini görseler ne yaparlar acaba?

Hande: Salak, dedim ne oldu kötü bir şey mi var! Bu gidişle alamayacaksın günlük dozunu haberin olsun.

Biz konuşurken gelen kahveler eşliğinde yarım saat daha sohbet edip kalkarken telefonum çaldı. Arayanın Saliha olduğunu görünce telefonu Zehra'ya çevirdim. Gözlerini kısarak telefona bakıp kafenin kapısını açtı. Telefonu açıp kafeden çıkarken Saliha'nın sesi geldi.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: 3 days ago ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

kaotik Stories to obsess over. Discover now