Öncelikle merhabalar bu benim 3.kitabım
Açık konuşmak gerekirse fazla bir beklentim yok
şöyleki ben tarih çok severim hele osmanlıya bayılırım bu kitabımızda o dönemde geçiyor
Kitabımız tam anlamıyla tarihe birebir uymuyor bu sebeple bu hatalı şu hatalı demenizi istemem
Eğer okuyorsanız lütfen yorum yapın canlarım şu an en büyük motivasyonum sizin yorumlarınız.
.
.
.
Hayatımın ikiye ayrıldığını ilk kez on bir yaşımda öğrendim.
İnsan bazı şeyleri öğrenmez aslında. Bir sabah uyanır ve o bilgi, hiçbir yere gitmeyecek şekilde içine yerleşmiş olur. Sonra yıllar geçer. Saçların uzar, sesin değişir, çocukluk fotoğraflarındaki yüzünü tanıyamaz hâle gelirsin. Okula gidersin. Aşık olursun belki. Kavga edersin. Üniversiteye başlarsın. Sınavlardan kalır, sonra geçersin. Yeni insanlar tanırsın. Eski insanları kaybedersin.
Hayat, bütün bu küçük ve büyük değişimlerle seni başka birine dönüştürür.
Ama bazı günler vardır.
Sen değişsen bile onlar değişmez.
Benim için o gün, babamın öldüğü gündü.
Hayatımın bir tarafında babam vardı.
Diğer tarafında ise onun yokluğu.
Ve insan, aradan kaç yıl geçerse geçsin, bir insanın yokluğuna gerçekten alışmıyordu.
Sadece onunla yaşamayı öğreniyordu.
...
O sabah gözlerimi açtığımda ilk duyduğum şey, mutfaktan gelen çay kaşığının ince sesiydi.
Metal, cam bardağın kenarına hafifçe çarpıyordu.
Bir.
İki.
Üç.
Annem çayını karıştırırken her zaman aynı ritmi tuttururdu. Çocukluğumdan beri değişmeyen küçük alışkanlıklarından biriydi bu. Bazı sabahlar gözlerimi açmadan önce bile onun mutfakta olduğunu anlardım.
Çayın sesi.
Tost makinesinin hafif tıkırtısı.
Açılan pencerenin gıcırtısı.
Ve annemin, kendi kendine mırıldandığı eski Türk sanat müziği şarkıları.
Gözlerimi tavana diktim.
Saat kaçtı bilmiyordum.
Bilmek de istemiyordum.
Telefonum yatağın yanında bir yerlerde çalıyordu ama onu bulmak için kolumu uzatacak kadar bile hevesim yoktu.
Bugün benim için önemli bir gündü.
Bu yüzden hiçbir şey yapmak istemiyordum.
Garipti.
İnsan hayatının en önemli günlerinden biri geldiğinde kendisini müthiş bir heyecanın ele geçirmesini bekliyordu. Kalbinin hızla çarpmasını, aynaya baktığında kendisini farklı görmeyi, belki biraz daha yetişkin hissetmeyi.
Bense sadece...
Uyumak istiyordum.
Yastığın diğer tarafına döndüm.
ESTÁS LEYENDO
Zamanın Unutuğu Kadın
FantasíaSüreyya Korkut'un hayatında her şey olması gerektiği gibiydi. Yirmi üç yaşında, tıp fakültesinden mezun olmak üzereydi. Hayatını kaybettiği insanları iyileştirmeye adamaya hazırlanıyor, annesiyle kurduğu küçük dünyada geleceğine doğru yürüyordu. Son...
