🌑 sanırım en iyi dostum o

0 0 0
                                        

"YETER! SEN ANLAMIYORSUN! O ANLAMIYOR! HİÇ KİMSE ANLAMIYOR!"

Herkes geri çekilmişti. Birkaç kişi korkuyla bana bakıyor, birkaç kişi ise ne yapacağını bilemeden olduğu yerde duruyordu.

"Onca kadın yakıldı, işkence gördü! Kim tarafından?"

Durakladım. Hâlâ yüzüme bakıyordu. Gözlerimi ondan ayırmadan bir adım attım.

"SÖYLESENE, KİM TARAFINDAN?" diye bağırdım.

"Hak etmişlerdir." dedi rahatlıkla.

Ne?

Dediğini idrak edemiyordum ki ağzını açıp tekrar konuşmaya başladı.

"Cahil cahil konuşuyorsun."

Onca kadın öldürülmüştü. Oysa erkekleri mi savunuyordu? Asıl cahil kimdi?

Ateş yavaş yavaş bedenimi ele geçiriyordu. Kan kokusunu iliklerime kadar hissedebiliyordum. Gözlerim kararıyor, sanki karanlığın içine çekiliyordum.

"İşte böyle susarsın."

Demesi... İşte bu, son nokta olmuştu.

Adeta aç bir kaplan gibi üstüne atılıp pençelerimi yüzüne geçirdim. Bu tırnakları boşuna yaptırmamıştım, değil mi?

O kadar açtım ki ne yaptığımı görmüyordum. Karanlıktan uyandığımda ellerimi tutmuş, beni götürmeye çalışan adamlar vardı. Zorla koluma bir şey enjekte ettiler ve...

İşte buradayım.

Adım Cassandra. Dövdüğüm kişi ise çocukluğumdan beri arkadaşım olan Rose. Tabii artık arkadaşım değil.

Kimse değil.

Evet, size anlatmadan önce ilaç faslı vardı. Ardından da bedenimin her tarafını kemerlerle bağladılar. Ve bu acı verici.

Çin işkencesi gibi.

Hayatım boyunca hep yalnız kaldım. Ailem bile beni dinlemedi. Sevdiklerini düşünmüyorum çünkü yanımda olmadılar. Arkamda, karşımda bile olmadılar.

Onlar hiçbir yerde olmadılar.

Onlar yoktular.

Ama bunların hepsi geride kaldı.

Buradan çıktığım zaman benim güneşim doğacak. Herkes karşımda diz çökecek.

Özellikle de onlar.

Kimse seni sevmiyor.

Yine aynı ses.

"Ne?"

Sen sağır mısın?

"Ben kendimi seviyorum."

Aptalsın.

"Değilim."

Salak *Kahkaha sesleri.*

"Değilim! Değilim! DEĞİLİM!"

Hiçbir zaman onun gibi olamayacaksın.

"KES SESİNİ!"

Hiçbir zaman özgür olamayacaksın.

Ama ben özgürdüm.

Gökte süzülen kartallar kadar...

BİR KARTALI KAFESE TIKAMAZLAR.

"BENİ BURAYA TIKAMAZSINIZ!"

Bağırmamın hemen ardından birkaç kişi içeri girmişti. Ben burnumdan solurken hemşire, ifadesiz bakışlarıyla yüzüme baktı.

"İyi misin?" diye sordu.

Gerçekten mi?

"Hahaha! Sence?! İyi GİBİ Mİ GÖRÜNÜYORUM?" dedim.

Benimle taşak mı geçiyordu?

"Şimdi seni sakinleştireceğim. Rahat dur." dedi ve iğnesini kaldırdı.

Hayır.

Yine aynı şey olamaz.

"HAYIR!"

Avazım çıktığı kadar bağırmıştım.

Yine karanlık beni içine çekiyordu.

Sanırım en iyi dostum oydu.

kibirStories to obsess over. Discover now