1.

12 1 6
                                        

-Abla annem kalkman gerektiğini söyledi

"Hıhı tamam" diyip geçiştirdim fakat sonra birden yataktan fırlayıp yanımdaki komodinin üstünden telefonumu alıp saate baktım saat 5:22'ydi ve 7de uçağım kalkıyodu son bi kez yorganın altına girdim ve istemsizce hızlıca yatğımdan kalkıp dünden hazırladığım konbinimi giydim siyah ince bir keten üstünede beyaz bir crop giydim ve hazırladığım çanta ve valizlerimi alıp kapının önüne koydum ve mutfağa annemin yanına gittim

"Günaydın kızım hazırlandınmı"

"Evet anne" dedim ve annemin yaptığı pankekten bir tane ağzıma attım saate baktım 5:43'tü anneme dönüp

"Benim çıkmam gerek artık geç kalmak istemiyorum daha İrem'i alıcam" dedim ve anneme yaklaşık 10 saniye sıkı sıkı sarıldım sonuçta artık uzun bir süre burda olmıcak ve ailemi çok özlicektim

"Tamam kızım dikkatli ol havalimanına gidince arayıp haber edersin"

"Tamam annee!" Diyip küçük kardeşim Yusuf'da sıkı sıkı sarıldım bana uykulu gözlerle bakarken ona gülümseyip yanağından makas aldım ve kapıya doğru ilerledik ayakkabımı giyerken son kez annemlerle vedalaştım ve otoparka çıktım arabaya bindiğimde annem balkondan bakıyordu ona son kez gülümseyip arabayı çalıştırdım ve havalimanına doğru ilerlemeye başladım.

Evet, gelelim benim nereye gittiğime.

Sonunda yıllardır uğruna uğraştığım tıp fakültesinden mezun olmuştum. Artık doktor olmuştum.

Ve ilk görev yerim İzmir'di.

İzmir'de bir hastaneye atanmıştım. Aslında şehir benim için tamamen yabancı değildi ama bundan sonra orada yaşayacak olmak biraz garip hissettiriyordu.

Üstelik yalnız da değildim.

Üniversiteden beri en yakın arkadaşlarımdan biri olan İrem aynı hastanede çalışacaktı. İkimiz birlikte küçük bir ev tutmuştuk İzmir'e gidip eve yerleşecek, biraz dinlenecek ve birkaç gün sonra yeni hayatımıza başlayacaktık.

İlk önce İrem'in evine geldim İrem binadan sinirli ve baya bi uykulu gözlerle çıktı arabanın bagajını zar zor açıp valizlerini koydu sonra ön koltuğun kapısını açıp yanıma oturdu.

"Günaydınn" dedim ama çok sinirli ve uykulu duruyodu en son bana döndü ve

" Hiç günaymadı valla zorla kalktım çok sinirlerim bozuldu" gülümsedim

"Gene neye sinirlendin" dedim ve arabayı çalıştırdım.

"Kıyafetimi ütülemeyi unutmuşum sabah sabah bunla uğraştım" dedi ve telefonunu çantasından çıkarıp arabanın bluetooth'una bağlanmaya çalıştı

"Allahım ya bunamı bu sinirin"dedim ve gülümsedim

"Uykum var bide ondan" dedi ve arabanın bluetooth'una bağlandı spotify'a girdi ve bana döndü

"Ne açsam" dedi

"Bilmem aç bişeler" dedim

"Tamam açıyom rastgele" dedi ve Oğuzhan Koç'un yüzük şarkısı çalmaya başladı.
İrem birden tüm uykusunu atıp ayıldı ve şarkıyı canlı bi şekilde söylemeye başladı.

8. KatStories to obsess over. Discover now