0.1

147 28 24
                                        

‎06.40
‎
‎alarm çaldığı gibi uyanıp beş saniye içinde kapatarak yataktan kalktı. yüzüne soğuk su çarparak ayılmaya çalıştı.
‎
‎aynada kendine bakarken bir yandan bugün neler yapacağını, günü nasıl geçireceğini kafasında planlıyordu.
‎
‎james chao, her zaman planlı ve düzenli biriydi. her şeyini önceden belirler ve hiçbir programını aksatmazdı.
‎
‎yine programlı uyandığı bir güne hazırlanıyordu. sabahları bilerek erken uyanırdı ki sakin saatlerde kitap okuyabilsin diye.
‎
‎james'in fazla hobisi vardı ve kitap okumak bunların en başındaydı. çocukluğundan beridir okuma alışkanlığı vardı, hiçbir zaman okumayı aksatmazdı. psikolojiye ve ruha iyi geldiğini düşünürdü.
‎
‎o sabah yine kitabını okudu, kahvaltısını yaptı ve üniversitesine gitmek için hazırlandı. aslında bugün sadece 2 saatlik dersi vardı ama arkadaşlarıyla buluşacaktı. bu yüzden erken çıkma kararı aldı.
‎
‎saat 10'u gösterdiğinde buluşacakları konuma vardı. biraz çevresine bakındığında uzaktan ona doğru gelen arkadaşlarını gördü.
‎
‎seonghyeon ve keonho ona el sallıyordu. park tarzı yeşillikli bir yerde buluşmuşlardı, james onlara doğru ilerlerken boş çardağı işaret etti ve oraya doğru ilerlediler.
‎
‎"seni uzun zamandır görmüyorum çok özledim james hyung." diyerek sarıldı seonghyeon.
‎
‎ardından keonho da ona katıldı. "evet hyung biraz bizimle de vakit geçir." dedi şaka yapar bir sesle.
‎
‎"gören de 1 aydır buluşmuyoruz sanar, altı üstü 4 gün görüşmedik ya." james gülerek cevap verdi.
‎
‎"olsun biz seni 4 günde de özledik hyung çok meşgulsün zaten."
‎
‎"dans yarışmam var ve aynı zamanda uluslararası verilen proje hakkında düşünüyorum hyeon yoksa bana kalsa ben de sizinle vakit geçirmek isterim." biraz yorgun bir sesle söyledi james.
‎
‎iki saat boyunca sohbet ettikten sonra beraber üniversiteye geçtiler. üçü de aynı üniversitedeydi, hatta keonho sırf ikisiyle aynı üniversitede olmak için tembel bir öğrenci olmasına rağmen çok çalışıp kazanmıştı.
‎
‎şimdi hepsi kendi derslerine girmişti. james sınıfta profesörü beklerken bir yandan da projenin kurgusunu yapıyordu aklından.
‎
‎uluslararası önemi olan bu proje için profesörler özellikle birkaç kişi seçecekti, daha grup paylaşılmamıştı ama projeyi yöneten profesör james'in disiplinli biri olduğunu bildiği için ona önceden söylemişti.
‎
‎bu derste de muhtemelen gruptaki diğer kişileri söyler diye düşündü james, dediği gibi de oldu.
‎
‎profesörün yanında getirdiği dört kişiye baktı james.
‎
‎çocukluğundan beridir yarış içinde olduğu martin'i görmeyi beklemiyordu tabiki.

★★

giriş bölümünde ufaktan james'i tanıtayım dedim, nasıl ilerler bilmiyorum valla ani kararla yazıyorum

legendary lovers | marjamesHistórias para pegar e não largar. Descubra agora