Akkaya villası
Gece, saat 02:56
"Abi!"
"Abiciğim kurtar beni!"
Yatağında yumruk yaptığı ellerini sımsıkı çarşafına doladı teoman. Ter içinde kalmıştı. Islanan saç uçları alnına yapışmış, beyaz ince tişörtü nemden vücuduyla bütünleşmişti.Gördüğü ama anlam veremediği kabusları, hissettiği ama hatırlamadığı geçmişinin ta kendisiydi.
"Oğlum! Teoman!"
Şebnem üstü açılmış mı diye kontrol etmeye gittiği teomanı ateşler içinde görünce hemen yanına koştu.
"Bu halin ne senin? Teoman uyan oğlum kabus görüyorsun!
Sıçrayarak gözlerini açtı teoman. Annesini karşısında görmeyi beklemiyordu. Gördüğü kabusun etkisindeydi hâlâ.
"Anne?"
Şebnem elini teomanın alnında ve boynunda gezdirdi.
"Ateşin yükselmiş senin. Kalk hemen hastaneye gidiyoruz." deyip kollarından tutup doğrulmasına yardım etti.
"Yok birşeyim istemiyorum hastane falan"
Titreyen nefesini dizginlemeye çalıştı Teoman. Çarşafı sıkmaktan kızarmış ellerini ıslanmış saçlarına götürdü ve geriye attı. Elinin tersiyle yüzündeki teri silmeye çalıştı ve ayağa kalktı.
"Duşa gireyim, rahatlarım." Onun arkasından şebnemde ayaklandı.
"Emin misin oğlum. Oluk oluk terlemişsin bi gidelim hastaneye inat etme." Teoman annesini umursamayıp lavaboya yöneldi ve bir hışımla terden üstüne yapışan tişörtü çıkarıp odanın bir köşesine attı.
"Anne iyiyim dedim. Çocuk muamelesi yapma bana artık."
Lavaboya girdi ve kapıyı sertçe kapattı. Birkaç saniye sonra duşakabinden su sesi gelince teomanın iyi olduğunu düşünüp offlayarak odasına döndü şebnem. Ama teoman iyi değildi.
Bir anda musluğu kaldırmasıyla buz gibi su başından aşağı akmaya başladı. İrkilerek derin bir nefes verdi teoman ve ellerini saçlarına geçirdi. Başı çatlayacak gibiydi. Günlerdir gözünün önüne gelen yangın, bağırış sesleri, anlamlandıramadığı hisler onu delirtecekti...
///
"Delirmiş bu çocuk! Nasıl tamirhaneyi basıp sana saldırır ya. Senin suçun muydu sanki Leyla'nın başına gelenler."
Deniz Aras'ın anlattıklarıyla sinirlenmişti. Sabah erkenden kalkıp okula doğru yürüyorlardı.
"Tamam deniz uzatma. Hem korudu beni o. Teoman orda olmasa 4 kişiyle nasıl baş edecektim. Levyeyi kafaya yerdim valla." deyip güldü aras. Her ne kadar teomandan haz etmesede onun kardeşini düşündüğü için bu kadar sinirlenmesine hak veriyordu. Sonuçta arasta onun yerinde olsa kardeşini korurdu. Tabii koruyacak bir kardeşi olsaydı...
"O mu seni korudu? Teoman? Sen gerçekten levyeyi kafana yedin galiba. O korkak kendini bile koruyamaz" Deniz dalga geçer gibi bir ifadeyle konuşurken okula çoktan varmışlardı.
"Yurt işi ne oldu. Hala özlem ablada mı kalıyorsun?" Derin bir nefes verdi aras. Başındaki dertler bitmek bilmiyordu. o kadar çok şey üst üste gelmişti ki yatacak bir yerinin bile olmayışı ona batmıyordu.
"Şu an bunları konuşacak durumda değilim inan. Sen beni merak etme." dedi aras. Deniz konuşup dertlerini paylaşmasını istiyordu. Ama bir yandan da onu sıkboğaz etmek istemediği için sustu ve okula girip sınıfa çıktılar.
/
Sıla ve teoman okula erken gelmişti. Dersin başlamasına daha 20 dk olduğu için bahçeye çıkıp hava alacaklardı ama teomanın beti benzi atıp birden midesi bulanmıştı ve hızlıca tuvalete gidip kapıyı kitlemişti.
"Aşkııım! Aşkım iyimisin bir ses ver merak ediyorum." Kapıya birkaç kere vurup teomanın iyi olup olmadığına dair bir ses bekledi sıla. "şebomu arayayım istersen"
Duyduklarıyla kustuğu klozetten kafasını kaldırdı teoman.
"sakın! Rahat bırak sıla iyiyim çık sınıfa gelicem"
YOU ARE READING
DAHA17
Mystery / ThrillerDaha17 dizisini 11. bölümden itibaren kendi kurgumla ilerletmeye çalıştım. Umarım hoşunuza gider...💞💞
