1.Bölüm Zincir

63 4 157
                                        

Selam balım! ♡

İlk kitabımın ilk bölümüyle sonunda buradayım. Benim için biraz heyecanlı biraz da alışılmadık bir başlangıç. Yazım yanlışlarım veya gözümden kaçan yerler olabilir şimdiden kusuruma bakma.
Umarım bu hikâyeyi okurken benim yazarken hissettiğim heyecanı sen de hissedersin.

Yıldızımızı parlatmayı unutma!

Keyifli okumalar ♡

𓍼

-Sare Korkmaz -

Nadir bulunan ve her an bozulmaya meyilli o huzurlu anlardan birinin tam ortasındaydım.

​Salonun sokağa bakan geniş penceresinin önündeki berjerime iyice gömülmüştüm. Kucağımda hissettiğim hafif sıcaklık elimdeki seramik kupadan yayılan taze kahve kokusuyla dışarıda kapalı gökyüzünden yağan yağmur damlalarının cama vuruşunu izliyordum.

​Evimde ki sesizlik kucağımda duran telefonun keskin ve tiz bildirim sesiyle bir anda paramparça oldu.
​Bakışlarımı ağır ağır camdaki damlalardan çekip kucağımdaki ekrana indirdim.

Parlayan ekranda beliren o tek isim bedenimdeki bütün kanın çekilmesine yetti. Göğsüm sıkıştı sırtımdan aşağı buz gibi bir ürperti yayıldı ve tüm kaslarım bir anda yay gibi gerildi.

Burnumdan sert titrek bir nefes vererek gözlerimi sıkıca kapattım. Belki de bakmazsam görmezden gelirsem yok olurdu...

Ama hayatım boyunca kaçamadığım o gölge bir kez daha telefonumun ekranınından yansıyordu.

​İkinci kez yükselen ısrarcı bildirim sesiyle birlikte derin bir nefes alıp telefonu elime aldım. Parmaklarım bükülürken ekranı kaydırdım ve mesaja tıkladım.

​Babam: Akşam eve gel.
Babam: Akşam yemeği saatinden önce burada ol.

​Rica yoktu. Bir hal hatır sorma nasılsın deme çabası yoktu. Sadece kısa net ve itiraz kabul etmeyen emredici iki cümle.

​Mesajı okuduktan sonra dudaklarımdan kuru alaycı bir kıkırtı döküldü. Aklımdan saniyeler içinde babam o devasa malikane ve onun asla esnetilmeyen çelikten kuralları geçti.

Küçüklüğümden beri hayatımı görünmez bir kafes gibi saran değişmeyen değiştirmeme izin verilmeyen kurallar... O evde saatler kişisel tercihlere göre değil Cihan Korkmaz’ın iradesine göre işlerdi.

​Ağır adımlarla oturduğum berjerden kalkıp mutfağa doğru ilerledim. Evimde ki sessizlikle gök gürlemesi birleştiğinde daha da rahatsız edici bir hal almıştı.

Elime baktığımda biraz önce keyif ve sakinlikle yudumladığım kahvenin artık buz gibi soğuduğunu fark ettim. Tezgahın önünde durup kahveyi lavaboya döktüm.

Koyu sıvı lavabonun deliğinden süzülüp giderken sanki günün geri kalanındaki bütün huzurum da o sıvıyla birlikte akıp gidiyordu. Bardağı tezgahın üzerine bırakıp bileğimdeki ince kasalı saate baktım.

​Akşam yemeği tam saat 19:00’da yenirdi. Ne bir dakika önce ne bir dakika sonra. Saat şu an 18:00’di. Hazırlanmak trafiği hesaba katmak ve o eve tam vaktinde varmak için önümde sadece bir saat vardı.

​Adımlarımı hızlandırarak odama oradan da ebeveyn banyosuna geçtim. Aynadaki yansımama bakmamaya çalışarak sıcak suyu sonuna kadar açtım. Buhar kaplamaya başlayan banyoda kıyafetlerimden hızlıca kurtulup kendimi sıcak suyun altına attım.

KUKLA (+18) Historias para obsesionarse. Descúbrelo ahora