MİHVER
[ BÖLÜM 1 ]
ㅡ Neden, neden, neden bilmiyorum. Ben bile kendimi tanıyamıyorum.
•
Efnan Koral
Elimdeki son saksıyı da balkon pervazına koyup gülümsedim. Eğilip yere bıraktığım suyu da alarak yavaşça hepsine döktüm.
Bacaklarıma dolanan sarman kedim Leo, kuyruğunu sallaya sallaya geçti ve oradan saksıların yanına zıpladı. Turuncu-beyaz tüyleri ile assolist edasıyla kurulup patisini yalamaya başladı.
24 yaşındayım ve 2 senenin sonunda Balıkesir'e edbiyat öğretmeni olarak atanmıştım. Üniversitede tanıştığım bir arkadaşımdan ev bulma konusunda yardım istemiştim. Çalışacağım liseye yakın olmasını istediğim için, bana 2 katlı müstakil bir ev bulmuştu.
Evin küçük bir ön bahçesi vardı. Bahçeye atılmış bir de masa ve sandalye, bir musluk bir de köpek kulübesi vardı ama içinde köpek görememiştim. Gelen giden de yoktu. Bahçeyi şimdiden sevip yaylana yaylana gezinen Leo'nun bundan hoşlanacağını hiç sanmıyordum.
5 gündür buradaydım ve ancak daha yeni taşınmayı bitirmiştim. Temizlikdi, yerleşmeydi, okulda imza evrak işi derken evden getirdiğim çiçeklerimi yeni saksılara koymuştum.
Doğma büyüme İstanbul'luyım ama ailem sivaslıydı. 3 kardeşin ortancası ve evin tek kızıydım. 29 yaşındali Abim Hakan esnaftı. Otomotiv malzemesi satıyordu. Tam bir ağır abi havası vardı.
19 yaşındaki diğer kardeşim Berkan ise Aydın'da gastronomi okuyordu. Sıpanın gayet lezzetli bir eli olduğunu biliyordum ancak sürekli istemeyelim diye evde yapmazdı.
Böyle de vefakar...
Annem ev hanımıyken Babam emekli polisti ama o kadar rahat ve sakin biri ki, polis değil de antidepresan bağımlısı diyebilirdim.
Adeta yürüyen antidepresan.
Ellerimi süpürerek küçük balkonumdan içeriye geçtim. Hemen gidip kahve ve dizi ile keyif yapmalıydım.
Ev 2+1 şeklindeydi. Ev sahibi olarak tonton bi dedeyle görüşmüştüm. Babam ve Berkan ilk gün benimle gelerek eşyalarımı taşımama yardım etmişti. O sırada tanışmıştık. O kadar tatlıydı ki başında küçük ponponlu fesi ve sürekli yüzünde olan saftirik bir gülümseme vardı.
Hayri dede de bir bardak çaya bütün hayat hikayesini anlatmıştı valla. Eskiden alt katta otururmuş ancak eşini kaybettikten sonra artık Balıkesir'in başka bir ilçesinde yaşayan oğluyla kalıyormuş.
Daha sonra ise iki ev de hep kirada kalmış. Geçen sene buraya atanan bir torunu varmış ve şuan altta o kalıyormuş. Torunun bekar bir adam olduğunu söyledikten sonra babamın bariz yüzü düşmüş, ruhu çekilmişti.
Ancak Hayri dede onu çok fazla görmezsin demişti. Varlığıyla yokluğu da birmiş. Gerçekten de öyleydi. Beş gündür henüz kendisini görmemiştim.
Berkan ise 'abla bir aya kalmaz adam senden bıkar toptan evi barkı toplar' diyip yüzüme yüzüme kahkaha atmışken babam şamarlamıştı tokadı. Alt katımda bekar bir adam olduğunu duyduktan sonra fenalaşan babama körükle gitmişti kısaca.
Mutfağa doğru ilerlerken elimi başımdaki bandanaya attım. Tam çıkaracakken köşede bir poşette unuttuğum saksıyı görünce ofladım. Poşetle beraber balkona geri döndüm.
Poşetten saksıyı çıkarmaya çalışırken balkondaki Leoya baktım. Kuyruğunu dikleştirmişti ve gözleri kocaman şekilde aşağıya bakıyordu. Tetikte olduğunu anlayıp mırıldandım.
YOU ARE READING
MİHVER
RomanceBalıkesir'e atanan çiçeği burnunda Edebiyat öğretmeni Efnan, alt komşusu Teğmen'in kafasını saksıyla yararak tanışmış olur. Gerisi ise bir çorap söküğü gibi gelir. Komik tesadüfler, küçük atışmalar ve değişen duygular ile birbirlerini aynı hikayenin...
