Yeniden Karşılaşmak

13 2 7
                                        

Etraf oldukça gürültülüydü. Birbirini kovalayan renkli ışıklar başımın dönmesine sebep oluyordu. Kahretsin! Gelmemeliydim buraya. Sandalyeme tutunarak ayağa kalktım ve lavaboya doğru yürümeye başladım.

Kalabalığı itekleyerek geçerken birkaç küfür işittim ama umursamadım. İlerlerken birine çarptım ve özür diler gibi mırıldanarak ilerlemek istedim ama çarptığım kişi kımıldamıyordu. Kafamı kaldırdım ve kımıldamayı reddeden çocuğa baktım. Kibirli bir şekilde yüzüme bakıyordu.

Tek kaşımı kaldırdım sorar gibi. O ise buna hiç tepki vermedi. Baştan aşağı küçümsercesine süzdüm. Polo yaka t shirtü ne kadar kaslı olduğunu sergiliyordu. Altına giydiği keten pantolon çok yakışmıştı. Spor ayakkabısına baktım, lüks bir markaydı. Anlaşılan oldukça zengindi. Üzücü haber, kesinlikle ondan zengindim. Fiziğine baktıkça şunu söyleyebilirim ki ondan güçlüydüm ve uzundum da.

Ben onu incelerken yüzüme doğru parmağını şıklattı ve yüksek sesle " Beni bu kadar incelediğine göre çok beğendin galiba. Kabul ediyorum çok yakışıklıyım."

İnkar edecektim ama yüzünü dikkatle incelediğimde gerçekten yakışıklıydı. Hayır güzeldi. Renkli ışıklara rağmen sapsarı saçları belli oluyordu. Gözlerine dikkatle baktım. Okyanus mavisiydi. Kavisli bir burnu ve dolgun bir dudağı vardı. Kabul ediyorum gerçekten iyi ama benim kadar iyi değildi.

Sırıttım ve kabullenerek " Yakışıklısın ama daha çok güzelsin bence. Şimdi çekil." dedim. Ben cümlemi bitirdikten sonra bile beni süzmesi rahatsız ediciydi ve onu ittim. Ani hareketimle geri çekilmek zorunda kaldı ve hızlıca ilerleyecektim ki beni kolumdan tuttu. Sinirlenmeye başlıyordum ve elini iterek " Bir daha dokun bak ne oluyor sana." diye uyardım. Uyarımı çok ciddiye almış gibi durmuyordu ve elini teslim olmuş gibi havaya kaldırdı.

Başım çatlıyor gibiydi, etraf niye dönüyordu anlamış değildim. Tam bir adım atacakken dengemi kaybettim ve düştüm. Sarışın oğlan bana seslendi ama cevap veremedim. Beni kaldırırken " Çok ağırsın. Ne yiyorsun sen öküz falan mı?" diye sitem etmesi kıkırdamama sebep oldu.

Lavaboya vardığımızda gömleğimin ilk iki düğmesini açtı. Yanağıma hafif tokatlar atıyordu. Telaşla "Kendine gel " diye sesleniyordu ama ben cevap veremeyecek kadar kötüydüm.

Musluğu açtı ve avucuna doldurduğu suyu direkt yüzüme fırlattı. Titrememe engel olamadım ve "hık" diye bir ses ağzımdan kaçıverdi.

İkinci defa yaptığında kendimi konuşmaya zorladım " Yeter lan. Abdest aldım resmen."

Bu dediğime karşılık sinirli bir şekilde " Annen gibi ilgileniyorum seninle bir de beğenemiyorsan kusura bak. " söylendi. Alnıma dokundu ve hemen elini çekti.

"Sen yanıyorsun. İçecek olarak ne içtin?" diye sorduğunda kendimi düşünmeye zorladım. Alkol içmiştim kesinlikle.

"Alkol" diye mırıldandım. Alkol kelimesini duyunca duvara sertçe tekme attı. Saçını karıştırdı ve " Kahretsin! İçeceğine ilaç katmışlar. Daha reşit bile değilsin gerizekalı." diye sinirlendi. Cevaplamaya çok üşendiğim için sessiz kaldım. O da sessizleşti ve lavaboyu turlamaya başladı. Aklına bir fikir gelmiş gibi "Hemen geliyorum." dedi ve hızlıca çıktı.

Birkaç dakikaya geldi ve elinde su şişesi vardı. Yanıma geldi ve "Bu ilacı iç geçecek." dedi. Ağzıma bir şey tıkıştırdı ve sonra su şişesini uzattı. Tam düşürecekken tuttu ve söylene söylene kendisi içirdi. Rahat bir nefes aldım ve bir süre sessizce bekledik.

İlaç etkisini göstermeye başlamıştı. Yavaşça ayağa kalktım ve musluğu açtım. Hareketlendiğimi gören sarışın çocuk telefondan başını kaldırdı ve bana baktı. Aynada göz göze geldiğimizde sanki bir elektrik dalgası geçmişti. Bir süre bakıştıktan sonra "İyi misin? " diye sordu. Cevap olarak "İyiyim ama hala sarhoşum." diye cevapladım. Kafasıyla anladım der gibi salladı.

Arama BeniStories to obsess over. Discover now