Yakın arkadaşımla hikayemizi anlatmak istedim.. "tek bölümlük"
İnş beğenirsiniz oy ve yorum yapmayı unutmayın seviliyorsunuz 🫶🏻
BİR ÇAMLIK SOKAĞI HİKAYESİ
Her şey Çamlık Sokağı'ndaki o iki katlı, sarı boyalı evin kapısında başladı.
Ben Olivia. On yaşındaydım, ailemle bu yeni şehre, bu yabancı mahalleye taşınalı henüz iki hafta olmuştu. Sokaktaki evler de insanları da bana çok yabancıydı. O öğleden sonra annem elimden tutup beni yan komşumuzun kapısına götürdü. Komşumuz bir öğretmenmiş ve annem, yeni okulum için nakil işlemlerini onun aracılığıyla daha rahat halledebileceğimizi düşünmüştü.
Annem ahşap kapının zilini çaldı. Çok geçmeden kapı açıldı. Karşımızda güler yüzlü bir kadın duruyordu ama yalnız değildi, hemen yanında bir kız çocuğu duruyordu.
Üzerinde ütülü, tertemiz bir elbise vardı. Saçları o kadar düzgün taranmıştı ki tek bir teli bile dışarı fırlamamıştı.
Komşumuz bizi görünce nazikçe gülümsedi:
— Buyurun, hoş geldiniz! İçeri buyrun lütfen, dedi.
Ama annem içeri adım atmadı. Eşikte durup gülümseyerek karşılık verdi:
— Yok, hiç rahatsız etmeyelim, kapıdan bir şey sorup gideceğiz. Biz mahalleye yeni taşındık da... Kızım Olivia'nın okul kaydı için bir danışmak istedim. Sizin o okulda öğretmen olduğunuzu duymuştuk.
İki kadın kapı önünde okulun kuralları, ders saatleri ve nakil evrakları hakkında konuşmaya başladılar. Ben o sırada kapının hemen yanında duran kızla göz göze geldim. Bakışları o kadar süzücü, o kadar mesafeliydi ki birazda sinsiydi . Son derece ölçülü, aşırı titiz bir hali vardı.
Okul hakkındaki konuşma biraz ilerledikten sonra, komşumuz bana doğru bakıp anneme sordu:
— Sizin kızınız kaçıncı sınıfa gidiyor?
— 5. sınıfa gidiyor, daha 10 yaşında.
Kadın şaşkınlıkla gülümsedi, yanındaki kızı gösterdi:
— A! Benim kızım Talia da 5. sınıfa geçiyor bu yıl! Tam yaşıtlar, ne güzel!
....
Eylül ayı geldiğinde okul başladı. İlk gün annem elimden tutup beni sınıfa kadar götürdü. Sıraların arasında gezinip gözleriyle Talia'yı aradı. Onu ön sıralardan birinde, çantasını sıranın tam ortasına hizalamış otururken görünce hemen beni onun yanına oturttu.
— Bak Olivia, tanıdık birinin yanında oturmak sana iyi gelir, dedi annem fısıltıyla.
Talia bana bakıp gülümsedi. Masanın üzerindeki silgi tozlarını eliyle titizlikle yere doğru süpürdü, ardından çantasını kendi tarafına biraz daha çekti. Aramıza adeta görünmez bir sınır çizgisi çizmişti.
Ama o "tanıdık" hissi sadece bir hafta sürdü.
İkinci haftanın pazartesi sabahı sınıfa girdiğimde, Talia'nın eşyalarını topladığını gördüm.okulun en çalışkan, tıpkı kendisi gibi aşırı titiz olan kızının —Lila'nın— yanına geçti. Lila ile Talia zaten çocukluktan beri arkadaştılar. İkisi de defterlerine tek bir leke sürdürmeyen, sürekli takdir toplayan o kusursuz ikiliydi.
Boş kalan yanıma baktım. Yalnızdım. Yeni bir şehirde, kimseyi tanımadığım bu buz gibi okulda, beni ilk haftadan terk edip çocukluk arkadaşı Lila'nın yanına kaçan Talia'ya karşı içimde devasa bir gıcıklık, kocaman bir kırgınlık birikti.gıcıklığım da sadece o yüzden değildi normal bir selamlaşma bile samimiyetsizdi...
.............
Zaman geçti, altıncı sınıfa geldik. Yalnızlığımı bir nebze olsun kırmıştım; kendime yeni arkadaşlar edinmiştim ama onlarla arama hep bir mesafe koyuyordum. Kimseye tam anlamıyla güvenmiyordum, o yüzeysel arkadaşlıkların ötesine geçemiyordum.
Derslerde ise durumum tam kafa karıştırıcıydı. Çalışıyordum, saatlerce masanın başında oturuyordum ama ne kadar okursam okuyayım bir süre sonra her şeyi unutuyordum, yanlış yöntemle çalışıyordum belkide.... Yine de dışarıya karşı bunu hiç belli etmiyor, soran olursa "Derslerim çok iyi gidiyor" diyerek zayıf görünmemeye çalışıyordum.
Talia'nın annesi —okulumuzun o tatlı öğretmeni— benim durumumu fark etmiş olmalı ki, okulda bana hep yardımcı olmaya çalışıyordu. Ders aralarında yanıma gelir, halimi hatırımı sorar, bana bir anne şefkatiyle rehberlik ederdi.....
Altıncı sınıfın bahar aylarıydı. Bir akşamüstü annemle dışarı çıkarken kapıda Talia ve annesiyle karşılaştık. Annelerimiz ayaküstü koyu bir sohbet başlattı.
Sohbetin ortasında talia'nın annesi mevzuyu açtı..
— Hava ne kadar güzel, dedi Talia'nın annesi gülümseyerek.
— Bu akşam birlikte parka gidelim mi? Hem kızlar da biraz hava değiştirir, evde bunaldılar.
Annem bu fikri çok sevdi ve hemen kabul etti . Bir saat sonra mahalledeki küçük parkta buluştuk. Annelerimiz önden yürüyor, biz arkadan geliyorduk. Yürürken Talia ile çok fazla şey konuşmuyorduk; aramızda hâlâ o mesafeli hava vardı. Sadece okulla, derslerle ilgili sıradan birkaç cümle kuruyorduk. İçimdeki o ilk yıldan kalma gıcıklık tamamen silinmiş değildi.
Parka vardığımızda annelerimiz bir çardakta oturup sohbet etmeye başladılar. Talia ile ben ise biraz ötedeki yalnız bir banka gidip oturduk.
Aradaki o sessizliği Talia bozdu. Bana doğru dönüp sordu:
— Derslerin nasıl gidiyor?
Gururuma yediremeyip dürüst davranmadım. Dik bir duruşla cevap verdim:
— İyi gidiyor, bir sıkıntı yok. Seninkiler nasıl?
— Benimkiler de iyi, dedi Talia. Sonra derin bir nefes verip omuzlarını düşürdü.
— Annem evde sürekli okuldakilerden bahsediyor biliyor musun? Sınıftaki kızları anlatıyor, okulda kim ne yapmış tek tek döküyor... Hiç hoşlanmıyorum bundan. Evde de okul muhabbeti dinlemek insanı sıkıyor.
Talia'nın bu dürüst sitemine hafifçe gülümsedim. O mükemmel, her şeyi kurallı görünen kızın da annesinden şikayet ettiği bir şeyler olduğunu duymak aramızdaki buzları bir anda eritti.
— Anneler öyle sanırım, dedim bakışlarımı parka çevirerek.
Talia bana doğru baktı. Yüzündeki o soğuk, titiz ifade gitmiş; yerine samimi bir tebessüm gelmişti.
— salıncakta sallanmak istiyorum!dedi. Bende şaşkınlıkla ona bakıp tamam dedim salıncak yerine oturduk iki kişilik salıncak vardı ikimizde ayaklarımız yere değmiyordu o günden sonra ne zaman parke gidersek hep o salıncağa biniyorduk..onunla konuşurken baya samimiydi ama normalde ben hep ona samimiyetsiz diyordum..idk why...
İçimde uzun zamandır taşıdığım o gıcıklık, onun bu samimi tavrıyla tamamen dağıldı.
O akşam o yalnız bankta annelerimizden, öğretmenlerden konuştuk. Sıradan bir sohbet gibi görünse de aramızdaki o soğuk duvar tamamen yıkılmıştı.
.................
* okul bittiğinde, o yaz ikimiz için de dönüm noktası oldu. Havalar ısındıkça mahalledeki o küçük parka daha sık gitmeye başladık. Parktaki o bank artık bizim sığınağımız haline gelmişti.
Bir gün yine bankta otururken konu ailelerden açıldı. Talia içini dökerek konuşmaya başladı:
— Annem her zaman ama her zaman ablamı savunuyor Olivia... Haklı olsa da haksız olsa da durum hiç değişmiyor. Bir tartışma çıksa ihale hep bana kalıyor, annem hemen ablamın tarafını tutuyor. Çok yorucu bir şey bu.
Talia'nın bu sözleri içimde devasa bir karşılık buldu. Derin bir ah çekip ona katıldım:
— Ah, seni o kadar iyi anlıyorum ki! Benim bir ablam bir de kardeşim var. Arada kalınca daha da fena oluyor. Annem bazen ne olursa olsun ablamın tarafını tutuyor. Ortanca çocuk olmak ya da küçük olmak fark etmiyor, o çifte standart her yerde aynı!
O gün ailelerimiz, evdeki abla ve kardeş dertlerimiz hakkında saatlerce konuşup dertleştik. İkimiz de aynı şeyleri yaşıyorduk. Birbirimizi dinledikçe aramızdaki bağ kuvvetlendi, tam anlamıyla 7. sınıfa geçerken yakın arkadaş olduk.
Yazın ortasınada bir gün Talia'ya döndüm:
— Ya Talia, sende Roblox var mı?
Talia'nın gözleri parladı:
— Var tabii ki! Oynamıyor muyum sanıyorsun?
— Süper! Kullanıcı adını versene, birlikte oynayalım!
O günden sonra dünyamız daha da renklendi. Her gün tabletlerimizin başına geçip Roblox'ta aynı oyunlara giriyorduk. Oyunda bir yandan karakterlerimizi koşturup görevler yapıyor, bir yandan da insanları trolluyorduk . Gün içinde ne yaşadıysak, kime kızdıysak ya da neye güldüysek telefonda birbirimize anlatıyorduk...
.........
Fakat 7. sınıfın ortasında üzücü bir şey oldu. Ailem başka bir mahalleye taşınmaya karar verdi. Yeni bir ev, yeni bir çevre demekti bu. Ama ne mesafe ne de yeni mahalle Talia ile olan bağımızı koparamadı. Araya giren kilometreler dostluğumuza engel olamadı; her gün telefonda konuşmaya, dertlerimizi anlatmaya ve geceleri Roblox'ta buluşup oyun oynamaya devam ettik.
* okul bittiğinde gelen o yaz yine kopmadık. Annelerimizle beraber sık sık aynı parkta buluştuk. Eskisi gibi yine o banka oturuyorduk,dondurmalarımızı yerken saatlerce dertleşiyorduk....
........
Zaman hızla aktı geçti. 8. sınıf bitti, ardından . 9. sınıfa geçtik iki ayrı okulda okumak zorunda kaldık. İki ayrı okulda olsak ilk başta bizi üzse de aramızdaki iletişim hiç kopmadı. Aslında okul yüzünden çok konuşmasakta yaz gelip eskisi gibi olacağımızı biliyorduk....
Ve işte, 9. sınıf daha yeni bitti!.....
.........
Bugün güneşli bir yaz sabahı... 9. sınıf biter bitmez harekete geçtik ve iki yakın arkadaş olarak nakil başvurumuzu yaptık. Şimdi ise heyecanla aynı okulda okuyacağımız o yeni lisenin kapısındayız. Henüz 10. sınıfa başlamadık, dersler açılmadı ama kayıt yaptırmak için birlikte okula adım atıyoruz.
Talia yine o bildiğim titizliğiyle tişörtünü düzeltiyor, ben ise elimdeki kayd kağıtı bakıp gülümsüyorum
— İnanamıyorum Talia, diyorum heyecanla okul binasına bakarak. — Kayıt formlarını veriyoruz ve sonunda önümüzdeki dönem aynı okuldayız! 3yıldaki o ayrı okullar çilesi bitti.
Talia bana dönüp gülümsüyor. O 5. sınıftaki mesafeli kızdan eser yok şimdi; karşımda her gün telefonda dertlerimi paylaştığım, Roblox ortağım, en yakın dostum duruyor.
— Evet, sonunda başardık, diyor Talia gözleri parlayarak.
— Artık telefonda 'Bugün okulda şu oldu' diye dert anlatmak yerine, her şeyi yan yana yaşayacağız.
Okul idaresinin kapısına doğru yürürken 6. sınıfın o yaz mevsimini, parktaki bankta abla ve kardeşlerimizden dert yandığımız ilk günü, telefonda saatlerce dertleştiğimiz geceleri ve Roblox'taki oyunlarımızı düşünüyoruz.
— Kayıt işi bitince eve geçer geçmez arıyorum seni, diyorum takılarak. — Telefonda konuşacak bir sürü dert birikti!
Talia hafifçe gülüyor:
— Tamam, telefonda konuşuruz, akşam da Roblox'a gireriz! Ama önce şu kayıt formunu düzgünce dolduralım, sakın buruşturma Olivia!
İkimiz de kahkahalarla gülerek idare odasına adım atıyoruz. 5. sınıfta bir kırgınlıkla başlayan, telefondaki sohbetler ve park banklarında büyüyen dostluğumuz, önümüzdeki dönem aynı lisenin sıralarında devam etmek üzere yeni bir sayfaya açılıyor....
- SON -
