İstanbul Özel Yaşam Kadın Hastalıkları Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi
20 Temmuz 2026
Almina
Hastanelere alıştığımı sanıyordum.
Yıllardır aynı koridorlardan geçiyor, aynı kapıların önünde bekleyen insanları görüyor, aynı telaşlı adımların arasında kendi yolumu buluyordum.
Ama insan bazı şeylere hiçbir zaman tamamen alışamıyordu.
Bir annenin çocuğunun elini sıkıca tutuşuna...
Bir babanın doktor kapısının önünde sessizce bekleyişine...
Bir çocuğun hiç konuşmadan bile anlatabildiği şeylere...
Belki de bu yüzden pedagog olmuştum.
Çünkü çocuklar bazen yetişkinlerden daha açık konuşurdu. Sadece onların dili kelimelerden oluşmazdı.
Bazen bir bakıştı.
Bazen bir oyuncağa sarılmaktı.
Bazen de bir odanın köşesinde sessizce beklemekti.
Sabah hastaneye geldiğimde her zamanki gibi odamı düzenledim. Masamın üzerinde duran dosyalara göz attım. Yeni hastalar, takipler, değerlendirmeler...
Tam kahvemi almış oturacaktım ki kapım çalındı.
"Almina Hanım?"
Başımı kaldırdım.
Sekreterimiz kapıda duruyordu.
"Özcan Bey'in hastalarından bir yönlendirme geldi. Kendisi izne ayrıldığı için bundan sonraki görüşmelerini siz yapacaksınız."
Şaşırmamıştım çünkü aylardır bu görüşme için uğraşmaktaydım. Özcan Bey'i izne ayıran bendim çünkü hastalarında özellikle elimdeki dosyada çözülmesi gereken bir karmaşa hakimdi.
Dosyayı uzattı.
Elime aldığımda ilk gördüğüm isim oldu.
Yiğit Efe Demirkan.
Dosyayı açtım.
Üç buçuk yaşında.
Bazı davranış değişiklikleri.
Uyum problemleri.
Duygusal geri çekilme.
Bir çocuğun hayatında yazan birkaç kelime bile aslında koca bir hikâyeydi.
"Tamam, bekliyorum."
Kapıyı kapattım ve dosyaya biraz daha baktım.
Çocuklarla çalışırken en önemli şeyin onları değiştirmek olmadığını öğrenmiştim.
Onları anlamaktı.
Kapı yaklaşık on dakika sonra tekrar çaldı.
"Buyurun."
Önce küçük bir çocuk göründü.
Kıvırcık saçları hafif dağılmıştı. Üzerinde küçük bir tişört vardı. Elinde de eski bir oyuncak araba tutuyordu.
Ama odaya girer girmez etrafına bakmadı. Bana bakmadı.
Direkt arkasındaki adama yaklaştı ve onun bacağının arkasına saklandı.
İşte o an anladım. Bu çocuk konuşmadan önce bana bir şey anlatmıştı.
Güvenmek onun için kolay değildi.
Arkada duran adam eğilip çocuğun omzuna hafifçe dokundu.
"Yiğit."
Çocuk başını kaldırdı ama cevap vermedi.
Adamın sesi yumuşadı.
"Bak, burası güzel bir yer."
Çocuk yine konuşmadı.
Sadece babasının elini tuttu.
Baba.
Bunu anlamak zor değildi.
Bazı çocuklar anne babasını kelimelerle değil, nasıl tuttuklarıyla gösterirdi.
"Hoş geldiniz."
Gözlerimi adama çevirdim.
"Ben uzman pedagog Almina Valentina."
Adam başını salladı.
"Karan Demirkan."
YOU ARE READING
GÖLGEDEKİ IŞIK
ActionGÖLGEDEKİ IŞIK Bazı insanların gözlerinde bir hikâye saklıdır. Bazılarının ise yaraları... Almina, geçmişinin izlerini kimseye göstermeden yaşamayı öğrenmişti. Güçlü görünmek onun seçimi değil, hayatta kalma biçimiydi. Ta ki karşısına Karan çıkana k...
