İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

1-I think I'm scared of all the signs

0 0 0
                                        

Şarkı: Scaredy Cat - DPR İAN (bunu dinleyin ltfn...)

Lee Minho, gözlerini açtığında her zamanki gibi yıllardır alışık olduğu odasının tavanıyla karşılaşmıştı. Beyaz duvarın üzerindeki küçükken yapıştırdığı neon renkte yıldızlı stickerların kalıntılarını görebiliyordu. Neredeyse her sabahı bu manzarayla başladığı için alışalı çok olmuştu. Yataktan kalkarak dağılmış saçlarını geriye taradı ve elinden geldiğince düzeltmeye çalıştı. Ardından eli ensesine kaydı. Uyuşmuş deriyi kaşırken terliklerini giyerek ayağa kalkmıştı.

Yatağını tembelce toplayarak su şişesinden büyük bir yudum içerek boğazını temizlemek için şişeye uzandı fakat su boğazından geçtiği an öksürerek odasının köşesindeki çöp kutusuna püskürttü kalan suyu. Suyun iğrenç bir tadı vardı. Sanki on yıllıkmış gibiydi. Oysa daha dün yatmadan önce çıkarmıştı şişeyi odasına.

Kapağını kapattığı şişeyi eline alarak kapısını açtı ve merdivenlerden aşağı inmeye başladı. İkili ikili atlıyordu ahşap spiral merdivenleri. Dönerek indiği için bir kısmının ucu sivriydi, bu yüzden düşmemek için dikkatli olmalıydı ama yürümeye başladığından beri hergün inip çıktığı merdivenlerden düşmeyecek kadar da alışmıştı.

Mutfağa gittiğinde annesi omlet yapıyor, küçük kız kardeşi ise kabarttığı saçlarını aynadan kontrol ediyordu. Yeni aldığı kırmızı tacını takmıştı kafasına. Minho elindeki şişeyi tezgaha, çöpün yanına bıraktı.

"Oğlum, geç kalktın bugün. Bir saat sonra okulun başlıyor. Hızlı hızlı ye hadi." Annesi bayan Mi-young tabağına omleti koymadan önce denişti bunları. Minho kardeşinin yanına yerleşerek ona yandan bir bakış attı. "Bu saç ne?"

Bo-ra ona aynı yandan bakışla karşılık verdi. İkisi de garip garip bakıyorlardı birbirlerine. Normalde de pek iyi anlaşamazlardı zaten ama asla kötü denilecek bir ilişkileri de olmamıştı. "Salak mısın, Minho? Şu an herkesin saçı böyle." Minho kaşlarını çatarak kız kardeşinin kabarık saçlarına baktı. Kahkülü bile garipti ama daha fazla konuşarak onunla uğraşmak istemiyordu. Hızlıca çatalını alarak omletini yemeye başladı.

Yemeğini bitirir bitirmez ayağa kalkarak tekrar merdivenlere yöneldi ve her zamanki gibi ikişerli ikişerli çıktı. Odasına girerek perdesini kapattı ve beyaz okul gömleğini alarak hızlıca giyindi. Siyah pantolonunu da bacaklarından yukarıya çekerken gözleri kravatını aradı. Kim bilir nereye atmıştı...

Sonunda her şeyini giydiğinde ceketini de eline aldı ve çantasına yürüdü. Kapısının kenarında dünden beri yerde duran çantasını alarak omzuna taktı ve odasına bakarak bir şey unutup unutmadığını düşündü. Telefonu. Telefonunu unutmuştu.

Hızlıca masasının üzerindeki telefonu eline alarak bakmadan cebine attı ve bu sefer koşarak merdivenleri indi. Hâlâ mutfakta olan annesi ve kardeşine el sallayarak "Görüşürüz!" diye bağırdı ve beklemeden kapıdan çıktı. Otobüs erken geliyordu ve geç kalktığı için hızlı olması gerekmişti. Koşa koşa otobüs durağına giderek beklemeye başladı. Yaklaşık iki dakika sonra gelen otobüse binerek en arkanın bir önünde duran tekli koltuğa yerleşti.

Okulun önünde indiğinde tanıdık bina gözüne bir an farklı gelmişti sanki. Soluktu. Hep soluktu ama... Bir garip gelmişti işte. Mavi ve gri renklerden oluşan binaya doğru ilerlerken ellerini ceplerine sokarak her zamanki gibi adımlarına baka baka yürüdü. Çekindiği için değil, buradaki insanları sevmediği için bakmıyordu onlara. Göz göze gelmek dahi canını sıkıyordu.

Hızlı adımlarla merdivenlere yönelerek kendi sınıfının olduğu üçüncü kata çıkmaya başladı. Her basamakta hava daha da boğucu oluyor, güneş ışığı azalıyordu. Eskiden olsa bundan keyif alabilirdi fakat artık bu durumu pek sevmiyordu.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jul 18 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Scaredy Cat (Minsung)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin