"Bazı kaderler doğduğu anda yazılır. Bazıları ise sonsuza dek saklanmak zorundadır."
Sabahın ilk ışıkları, küçük kasabanın taş sokaklarına usulca yayılıyordu. Dükkânların kepenkleri birer birer açılıyor, fırınlardan yükselen sıcak ekmek kokusu rüzgâra karışıyordu. Çocukların neşeli kahkahaları sokakları doldururken, insanlar sıradan bir güne daha başladıklarını sanıyordu.
Kalabalığın arasında, kimsenin dikkatini çekmeyen genç bir kadın sessiz adımlarla yürüyordu.
Adı Jayna'ydı.
Kasabada onu herkes tanırdı. Sessizdi, nazikti ve yardım etmeyi severdi. Geçmişi hakkında fazla konuşmaz, kimse de bunu sorgulamazdı. Çünkü Jayna, her zaman sıradan görünmeyi seçmişti.
Pazardaki yaşlı satıcılara yardım ediyor, ağır sepetleri taşıyor ve yüzünden eksik etmediği hafif tebessümüyle insanların sevgisini kazanıyordu.
Tam o sırada sokaktan yükselen panik dolu çığlıklar sessizliği bozdu.
- "Çekilin!"
Kontrolden çıkan bir at arabası hızla yokuş aşağı ilerliyordu. Yolun ortasında ise korkudan donup kalmış küçük bir çocuk vardı.
Herkes bağırıyor ama kimse hareket edemiyordu.
Jayna düşünmeden öne atıldı.
Elini çocuğa doğru uzattığı anda zaman bir anlığına yavaşladı.
Rüzgâr durdu.
Atın nal sesleri neredeyse duyulmaz hâle geldi.
Sanki görünmeyen bir güç çocuğu geriye doğru çekti.
Bir göz kırpması kadar kısa süren o anın ardından her şey normale döndü.
Çocuk yara almadan annesinin kollarına koşarken, etraftakiler bunu büyük bir şans olarak yorumladı.
Jayna ise derin bir nefes aldı.
"Yine istemeden..." diye geçirdi içinden.
Kimsenin şüphelenmesine izin vermeden sessizce kalabalığın arasından uzaklaştı.
Aynı saatlerde...
İnsan dünyasından kilometrelerce uzakta, siyah taşlardan inşa edilmiş görkemli bir saray yükseliyordu.
Burası Ateş Krallığı'ydı.
Taht salonunun merkezinde, siyah tahtına sessizce oturan genç bir kral vardı.
Jae-Min.
Karanlığın Ateş Kralı.
Gözlerini kapattığında havadaki büyünün titreşimini hissedebiliyordu.
Bir anda salonun ağır kapıları açıldı.
Zırhlı bir muhafız diz çökerek başını eğdi.
- "Majesteleri... Kehanette bahsedilen enerji yeniden ortaya çıktı."
Jae-Min yavaşça ayağa kalktı.
Tahtın etrafında siyah alevler usulca yükseldi.
Soğuk sesi salonun taş duvarlarında yankılandı.
- "Onu bulun."
Muhafız başını daha da eğdi.
- "Emredersiniz, Ateş Kralım."
Jae-Min pencereden uzak ufka baktı.
Yıllardır aradığı kişi...
Sonunda ortaya çıkmıştı.
O gece hiç kimse bilmiyordu... Dünyanın kaderini değiştirecek kişi, küçük bir kasabada sıradan bir insan gibi yaşamaya devam ediyordu.
"Bu hikaye benim tam istediğim gibi gitmedi o yüzden sonlara doğru çok saçmaladı yeni bir kitap yazdım mafya kurgulu ona göz atmayı unutmayın. :)"
YOU ARE READING
VAELORA
FantasyKimsenin tanımadığı bir kız... Herkesin korktuğu bir kral... Jayna, insanların arasında sıradan bir hayat sürerken gerçek kimliğini herkesten saklar. Çünkü o, binlerce yıldır kayıp olduğu sanılan Vaelora'dır. Ateş Kralı Jae-Min ise kaderin peşine dü...
