Merhabaa yeni bir kurgu ve yine beeenn
Bu bölüm olay olmayacak sadece biraz karakterlerin kişiliğini tanıyacaksınız istek olursa karakter tanıtımı da gelir iyi okumalaarr
"Ege! Beyini olmayan Ege, benim canım kardeşim benim tişörtümü yine mi sen aldın lan?" diye bir taraftan Asel'le yazışıp bir taraftan bağırarak pat diye odasına daldım.
Merhaba, ben Alina İzel Turan. Arkadaşlarımın deyimiyle İzoş. Üç çocuklu bir ailenin ortanca çocuğu ve tek kızıyım. Ayrıca ortanca olmak çok zor!
"Abla vallahi bir günlük aldım geri vericem." diyen Ege'yi umursamadan telefonuna yöneldim. Nehir'le görüntülü konuştuğunu görünce gidip telefonu elinden çektim. Nehir, mahallenin balı gibi bir şeydi. Bazen yanaklarını ısırasım geliyordu. Ama gelin görün ki, bal gibi kız benim aptal kardeşimle sevgiliydi.
"Nehiriimmm esmer bombaamm nasılsıınn?" dememle Ege göz devirip yalaka diye fısıldadı. Nehir'e çaktırmadan Ege'nin ensesine geçirip gülümsemeye devam ettim.
Bana tatlı bir tebessüm sunup "İyiyim İzel ablam, sen nasılsıınn?" deyince sanki gülümsemiyormuşcasına daha da gülümsedim.
Nehir ve Asel kardeşlerdi ve birbirlerine çok benziyorlardı. Abilerine de biraz benzediklerini düşünüyordum ama asla kişilik bakımından değildi. Çünkü Nehir ve Asel, hayatımda tanıdığım en nahif ve duygusal insanlar olabilirdi. Bozkurt abi onların aksine sert, soğuk ve duygusuz biriydi bence. Abilerine bu konudan dolayı hiç benzemiyorlardı.
Mesela Deren, Ceyda ve ben Asel'in tam olarak zıttıydık. Biraz daha sert ve açık sözlüydük. Haklıysak gerekeni yapıp gerekli cevabı verirdik fakat Asel bu konuda bambaşkaydı. Merhametliydi, hem de çok. Kırılgandı ve insanlara gerekeni söyleyemezdi. Tabii böyle durumlarda biz araya giriyorduk. Nehir bile bu kadar nahif değildi ve gereken yerde gerektiği cevabı verebiliyordu fakat Asel, yoldaki karıncadan bile korkar ve insanlardan çekinirdi.
Bazen Bozkurt abi gibi sert bir adamın nasıl kardeşi böyle olabilir diye düşünüyordum. Ayrıca Asel'in sevgilisi de onun gibi biriydi. Tencere kapak misali birbirlerini bulmuşlardı. Rüzgar her ne kadar yine Asel gibi olmasa da o da insanlardan çekinirdi. Yine de tatlı bir çiftlerdi. Zaten onlara bir laf gelirse onların karşılık vermesine gerek kalmadan ya ben ya da Dağhan hallediyorduk.
Dağhan ise bizim grubumuzun abisi gibiydi. Hepimizin arkasını toplar ve her konuda bize yardımcı olurdu. Pardon, size tanıtmayı unutmuşum. Lisenin başından beri hiç dağılmadığımız bir grubumuz vardı. Dağhan, Biricik, Asel, Rüzgar ve ben. Dağhan Biricik ile Asel ise Rüzgar'la sevgiliydi. Ben mi? Benim ise sevgilim yoktu. Biricik, kıvır kıvır saçları olan, çok tatlı ve enerjik bir kızdı. Zıt kutuplar birbirini çekiyor olmalı ki, Dağhan ile sevgiliydi.
Dağhan soğuk, duygusuz ve sert biriydi. Yani bizim dışımızdakilere. Kolayca kimseyle anlaşamaz, sürekli birileriyle kavga ederdi. Biricik ise arkadaş canlısı ve neşe saçan bir kızdı. Ben, Dağhan'la küçüklük arkadaşıyım ve o zamanlardan kalma aramızda bir abi kardeş ilişkisi vardı. Hayatında değer verdiği sayılı kişiler bizim grubumuzdu. Dağhan daha 1 aylık bir bebekken ailesi trafik kazasında hayatını kaybetmişti ve Dağhan da dedesinin yanında kalmaya başlamıştı. Onu bu kadar duygusuz yapan belki de dedesiydi çünkü o adam, Bozkurt abiyle yarışabilecek kadar duygusuz ve soğuktu.
Mahallemizden devam edeyim. Bir abim ve bir erkek kardeşim var. Alparslan abim 29 yaşında doktor, babam savcı ve annem ev hanımı. Küçüklükten beri abisine çok düşkün bir kız olmuştum. Aramızda 11 yaş olmasına rağmen sanki ikizmişiz gibi kişiliğimiz çok benziyordu. Bendeki sinirin aynısı abimde de vardı. Küçük salak erkek kardeşim Deniz Ege ise evin en çok konuşanı diyebiliriz. Her şeyi dalgaya alan bir yapısı vardı abim ve benim aksime.
Ve Kandemir Ailesi. Ben doğduğumdan beri biz bu mahalledeyiz ve karşımızdaki evde de onlar yaşıyorlardı. Semra teyze ve Latif amcayı gerçekten çok seviyordum. Asel ve Nehir'in yerleri bende başkaydı tabii. Bozkurt abi ise, bilmiyorum çok garip bir insan aslında. Aile şirketlerinde mimardı sanırsam. Küçüklüğümden beri gerekli olmadıkça konuşmazdık. Arada bana olan yumuşak bakışlarını yakalıyordum fakat göz göze gelince hemen gözünü çekip o sert bakışlarını yine yerine koyuyordu. Ayrıca Alparslan abimin en yakın arkadaşıydı. Bu sert, duygusuz, öfkeli ve soğuk adamı çözemiyordum.
Bir de Alparslan abim ve Bozkurt abinin arkadaşları vardı tabii. Çağatay Özdemir, Doğan Yıldız, Kurter Doğan ve Burak Doğan. Çağatay abi avukat, Doğan abi ise polisti. Çağatay abiyle hiç yakın değildik. Hatta Bozkurt abiden bile uzak olabilirdik. Göz göze gelince başını çevirir, oradan uzaklaşırdı. Benim bulunduğum ortamlarda bulunmazdı. Bilmiyorum belki de sadece benim kuruntumdur. Ha bir de Atakan abi vardı. Atakan Kaya. Onun hakkına çok bir şey söyleyemem çünkü çok sessiz bir adamdı. Doğan abiyle ise çok yakındık. Sürekli şakalaşır, takılırdık. Beni kız kardeşinden ayırmazdı. Kurter abi ve Burak abi öğretmendi, hatta benim okuduğum lisede çalışıyorlardı. Kurter abi sessiz, sakin ve ciddi bir adamdı. Burak abi ise onun zıttıydı. Neşeli, enerji saçan bir insandı.
Kız kardeş demişken, Çağatay abinin ve Doğan abinin kız kardeşleri vardı ve evet, onlarla da çocukluk arkadaşıydım. Ceyda Özdemir ve Deren Yıldız. Ceyda, Çağatay abinin aksine benimle çok yakındı. Hatta bazen Asel'e bile anlatamadığım şeyleri ona anlatırdım. Asel'e güvenmediğimden değildi tabii ki. Deren ise mahallede 3 yıldır platonik olduğu birisi vardı ve onun uğruna kendisini çok yıpratmıştı. Aramızdaki en sessiz kişi olabilirdi. Bence kitaplardaki o gizemli kız, Deren'di.
Karakter tanıtımı gelsin mi kafanızda netleşir belkii.
Mahalle kitaplarını çok seviyorum ama 3 5 kitap dışında güzel kitap bulamıyorum tavsiyelere açığım. Bu yüzden ben de bana göre bir mahalle kitabı yazmak istedim umariimm seversiniz gorusuruuzz ballariimmm
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kurtaran Mahallesi
RomanceHerkesin dost olduğu bu mahallede, görenlerin tekrar baktığı etrafa neşe saçan bir kız vardı. Alina İzel Turan. Küçüklüğünden beri tanıştığı, gerekmedikçe konuşmadığı abisinin en yakın arkadaşı Bozkurt Kılıç Kandemir'in ona aşık olduğunu öğrenen İze...
