1.BÖLÜM

6 0 0
                                        


Her sabah aynı seslerle uyanırdım ben. Alt katta annemin kahvaltı hazırlayan sesi, babamın annemi güldürmeye çalışmasıyla oluşan kahkahaları. Aile konusunda şanslıydım, arkadaş konusunda da neşeli ve iyi kalpli arkadaşlarım vardı. aslında hayatımda her şey yolundaydı. Ama ben neden eksik hissediyordum? ben neden yarım kalmış hissediyordum?

Öyle bir eksiklik ki bu kalbimi ağrıtan kafamı bulandıran, beni hayatımdan soyutlayan bir eksiklik. Neden olduğunu hiç bilmiyorum? Belki de bilmek istemiyorum. Alacağım cevaptan korkuyorumdur belki.

Ama bildiğim bir şey var.

17 mart

Ne olduysa o zaman oldu. Bu dalgın hallerim, gördüğüm sanrılar.

Bana söylediklerine göre ailem ile kavga etmişim ve evden kaçmaya karar vermişim. Ailesi ile anlaşamayan söz dinlemez bir kızmışım. bunu daha önce gittiğim söylenen ama hatırlamadığım psikoloğumdan öğrendim.

O gün Ani bir kararla otobüs bileti almışım, hava oldukça yağmurlu ve soğukmuş. Otobüs kaygan zeminden yüzünden kaza yapmış ben ve otobüsteki çoğu kişi ağır yaralanmış bir kişi de onca çabaya rahman kurtulamamış. 

ben kazada Kafa travması almışım. son bir yılı hatırlamıyordum. 

o yüzden bu gördüğüm sanrılar beni korkutuyordu, bunlar yaşadığım bazı anlar mıydı? yoksa hafızamın oyunu muydu?  ama hatırladığım nadir şeylerden biri 17 mart günüydü...

yağmur damlalarının yüzüme düşmesiyle yerde uzanıyordum. Canımın yandığını hatırlıyorum ve Çok üşüyordum ama acı yüzünden hareket edemiyordum.

Açıkçası ailem ile bu kadar iyi anlaşırken geçmişte aramızın neden kötü olduğuna dair kafamda soru işaretleri vardı.

Anneme bunlardan bahsedince tavan arasındaki eski eşyalarıma bakmamı söyledi beni hep bir deftere yazı yazarken gördüğünü ve onu bulursam kafamdaki soru işaretlerinin gidebileceğini söyledi.

Bunu mantıklı bularak tavan arasına çıkmış ve defteri bulmuştum. Diğer Eşyalarımın üzerinde tozlar varken bu defterin üzerindeki tozların daha farklı olması beni şaşırtsa da üstüne düşmek istemedim. Zaten kafam oldukça karışıktı. 

Defteri incelediğimde bunun benim günlüğüm olduğunu görmüştüm. Biraz okuduğumda gerçekten sorunlu biri olduğumu düşünmeye başlamıştım. Çünkü yazdıklarım ile şuan ki ben çok başkaydı nasıl o kadar çok değiştiğimi bilmiyorum.

Ama artık bunu geride bırakmaya karar vererek geçmişe sine çekmeye karar vermiştim. Ben kendimi düşüncelere kaptırmışken.

Babamın sesini duymamla daldığım düşüncelerden çıktım. "benim kızım yine düşüncülere dalmış anlaşılan."

Yataktan ağır hareketlerle kalktım. "her zaman ki ben işte babacığım." babam kafasını iki yana sallayarak derin nefes aldı

"Kızım bu düşünceli tavırların, odandan çıkmaman zamanla artmaya başladı. senin için çok endişeleniyorum." ben tam cevap verecektim ki beni susturdu. "ilaçlarını içiyor musun defne?"

Derin nefes aldım. "evet, babacığım içiyorum. Sen beni merak etme lütfen." yanına doğru adımlayarak yanağına bir öpücük kondurdum.

Babam uzatmak istemediğimi görünce konuyu kapatmaya karar vermiş olacak ki yüzüne her zamanki gülümsemesini kondurdu "Annen kahvaltı buz gibi oldu diye bizi azarlamadan önce hemen alt kata inelim." gülümsemesini arttırdı "yoksa biliyorsun aramızda kalsın biraz gıcık olabiliyor."

EKSİK HATIRLARStories to obsess over. Discover now