Hemos actualizado nuestras Pautas de Contenido.
Consulta las pautas más recientes para seguir compartiendo historias de forma segura.

Arc 1 - Bölüm 1: Gin

25 1 0
                                        

 Güneş, yavaşça kendini ufuktan göstermeye, parlak ışıklarını Tsuyome'ye yaymaya başlamıştı.

Tsuyome ülkesi, Silisim şehri. Ne kadar da kalabalık, ne kadar da "huzurlu" bir başkent. Özellikle 2020'li yıllarda, kalabalığına kalabalık katmış bir şehir.

Yeni doğan güneşin giremediği karanlık bir odada bir alarm sesi yükseliyordu. Kıyafetler her yere dağılmıştı. Duvarlarda da bir sürü resim vardı. Silüetler, çeşitli insan ve manzara resimleri. Arada da duran, garip ve rahatsız edici çizimler.

Gin: "Off."

Gin, alarm sesini susturmak için yatağından kalktı. Siyah saçları dağınıktı. Birkaç teli yüzüne kadar düşüyordu. Alarmı kapattıktan sonra lavaboya doğru yürümeye başladı.

Gözünü zor açabilen Gin, kapıdan geçmeye çalışırken eğilmeyi unutmuştu.

Gin: "Agh!"

Niye kapı bu kadar küçüktü ki. Gin 1.78 boya sahip olmasına rağmen dikkat etmezse kapıya çarpabiliyordu.

Lavaboya girdikten sonra ilk olarak elini, ardından da yüzünü yıkadı. Soğuk suyun yüzüne çarpmasıyla birlikte Gin'in yeşil gözleri, yavaş yavaş kendini göstermeye başlamıştı.

Odasına tekrardan döndü. İlk iş siyah perdesini açarak beyaz duvarlarını güneş ışığına teslim etti.

Uzun binalar, her renkten arabalar, yürüyen kalabalık...

Gin: "Yorucu."

Ardından okulu için hazırlanmaya başladı. Siyah, bol bir tişortünü üzerine geçirdi. Ardından yine aynı renklerde bir pantolon. Her zamanki gibi...

Çantasına bakmadı bile. Direkt sırtına taktı ve ardından hızlı adımlarla çıkış kapısına yöneldi. Mütevazi evinde bir oda, bir de mutfak anca vardı. Mutfağı da pek kullanmıyordu zaten.

Apartmandan çıktıktan sonra hızlıca evinin altındaki bir konbiniye, dükkana, yöneldi.

Gin: "Günaydın!"

İçeride hafif ağırmış saçlı, koca göbekli, yaşlı bir adam oturuyordu.

Kisho: "Günaydın Gin. Bugün de mi onigiri alacaksın."

Kisho, Gin'in manevi amcasıydı. Gin'e 9 yaşından beridir göz kulak oluyordu. Onu hep el üstünde tutuyordu.

Gin: "Evet bir tane lütfen."

Ayağa kalkmasıyla birlikte konuşmaya başladı.

Kisho: "Hep hazır yeme. Yarın haftasonu, sabah uyanınca bize gel de kahvaltı yapalım. Hem Daichi'yi de görürsün."

Gerçekten Daichi'yi görmeyeli iki hafta olmuştu. Daha fazla mı yoksa..?

Gin: "Sana yük olmayacaksa çok güzel olur."

Kisho onigiriyi raftan alıp Gin'e uzattı.

Kisho: "Bana asla yük olmazsın merak etme."

Gin ise onigiriyi alıp kapıya yöneldi. Çıkmadan önce Kisho'ya bakarak gülümsedi.

Gin: "Parasını yarın öderim o zaman."

Elindeki onigiriyi ard arda ısırmaya başladı. Yemeği bittiğinde metroya varmıştı bile. Hızlı adımlarla Silisim Metrosu'nun merdivenlerinden indi ve metroyu beklemeye başladı.

O esnada biri yürürken Gin'e çarptı. Gin de hızlıca arkasını döndü.

Gin: "Özür di—! Daichi?!"

Tanrının KristaliHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora