Belly'den haber alamamamın ardından 2 yıl geçmişti.Ben ise hâlâ attığım her mesajda tek tiki görmeme rağmen birazık da olsa ona olan özlemini bastırır ve içimi dökmeme yardımcı olur diye ona her perşembe yaptığımız dert gecelerindeki gibi o hafta beni mutu eden üzen, sinirlendiren ve heyecanlandıran her ne varsa anlatıyordum tek farksa bunu
haftada bir kere yapmak yerine hergün mesaj atarak yapıyordum. Eğer bir gün geri dönerde o yokken
neler olduğunu merak ederse diye her günümü en ince ayrıntısına kadar anlatıyorum.Benim canım
kardeşimi bundan 7 ay önce cesedi bile bulunmamasına rağmen cinayyettir denilip dosyanın üstünü örttüler.
Güzel Sanatlar fakültesini kazanmadan önce sürekli beraber olduğumuz için Bellyi referans olarak kullanırdım bu yüzden elimde sadece onu çizdiğim fotoğrafları kalmıştı.Benim uzun saatler süren çizimlerime dayanabilen tek kişiydi.Ben üniversiteyi kazandıktan sonra 1 yıl boyunca ayrı kalmıştık ama onun dışında neredeyse her gün ya yüz yüze yada mesajlaşarak konuşurduk.Belly kaybolduktan sonra belki bulmama yardımcı olur diye zihnimin en ücra köşelerindeki anılarım onunla tanıştığımız ilk günden itibaren bir plak misali zihnimde dönüp dolanıyordu...
8 yıl önce...
Nakliye kamyonu geri geri gelirken bir köşede durmuş adamların park edip bir an önce işlerini bitirmesini
bekliyordum. Ne kadar çok işlerini hızlı yaparlarsa benimde bu lanet olası eve sırf benim yüzümden geldiğimiz düşüncesiyle yüzleşmem daha hızlı olacaktı.
Bir önceki yaşadığımız Centilmenler mahallesinde mahallenin ismiyle tam zıt karakterde olan çocuklar oraya ilk taşındığımızdan itibaren bana zorbalık yapmaya başlamışlardı.Bu benim için pek de bir sorun değildi.Genelde ailemin işi dolayısıyla çok sık ziyaret ettiğimiz için dönemin ortasında okula kayıt oluyordum haliyle çoktan gruplaşmalar oluyordu ve ben hiçbir gruba dahil olamıyordum .Gittiğim her okulda çocuklar bana "babanne""nene"gibi lakaplar takması da cabasıydı tabi. Yetişkinler ise düşüncelerini saklama konusunda daha gelişmiş olduklar için genelde çok azı saçımın tamamen beyaz olması hakkında aileme soru soruyordu.Bu sorular ve davranışlar benim alışık olduğum şeylerdi o yüzden pek de sorun etmiyordum ta ki okul çıkışı beni bir kenara sıkıştırıp topluca okulun yanında dövene kadar.İlk gün yeterince dövemediğini düşünmüş olacaklar ki ikinci günde beni köşeye sıkıştırmışlardı şans eseri o an okuldan geç çıkan öğretmenim sayesinde kurtulmuştum. Bana bunu yapan kişiler okuldan uzaklaştırma almıştı ama sokakta karşılaştığımızda uzaklaştırma almalarının hiç bir fayda etmediğini anladım.O gün yanımda annem olmasaydı okulda yaptıklarının daha kötüsünü yapacaklardı.Bu durumu ben dışında annemde fark etmişti eve geldiğimizde direkt babama çocukların konusunu açmıştı ben duymamam için bir köşede konuşuyorlardı ama ben hepsini duymuştum babam ise çocukları tabiki de şikayet ediceğini ama çocukların ailelerinin nüfuzlu insanlar olduğunu çok kolay bir şekilde bu işten sıyrılabileceklerini söylemişti.Gerçekten uğraşmıştı ama dediği gibi hiç bir şey olmamıştı .Ailelerinin yaptıkları ufacık bir görüşme hayatlarını kurtarmaya yetmişti. işte o gün adaletin sadece zenginlere işlediğini anladım
Bu düşünceler zihnimden sırayla geçerken elinde test kitabıyla saçı beline kadar inen turuncu saçlı bir kız yaklastı yanıma.
Nereden bilebilirdim o turunu saçlı kızın hayatımın
orta yerine yerleşeceğini....
"Ben Belly. Senin adın ne?, kaç yaşındasın?,Nereden taşındınız buraya? Hangi okula... "ardı ardına soruları sıralamaya başlayınca susması için "Nensi" diyerek cevap vermek zorunda kalmıştım.Karşımdaki kızın kafası karışmış gibiydi.
"“Nensi mi yoksa Nenssi mi? Kuzenimin arkadaşı var adındaki S harfini vurgulamadığım için bir gün çok büyük kavga etmişti. O günden beri tanıştığım her arkadaşımın adını düzgün okumaya dikkat ederim.”
Sıcaktan olsa gerek konuşurken yüzü al al olmuştu. Tekrar ağzını açacaktı ki daha fazla konuşmak istemediğim için hemen söze atladım.
“Nensi diye okunuyor ayrıca biz arkadaş değiliz.” dedim kollarımı birbirine kavuşturarak.
Yüzüne kondurduğu gülümsemeyle,
“Şuan benimle konuştuğuna göre bence biz arkadaşız. Ama yakın arkadaş olmak istersen o zaman arkadaş olmayız, yakın arkadaş oluruz. Benimle yakın arkadaş mı olmak istiyorsun? Benim hiç yakın arkadaşım olmamıştı!!! Yaşasın!!!”
YOU ARE READING
Kar Turuncusu
Mystery / ThrillerNensi'nin en yakın arkadaşı Belly, bir gün ardında hiçbir iz bırakmadan kaybolur. Bu durumu kabullenemeyen Nensi, en yakın arkadaşını bulabilecek mi? Bu süreçte hangi gerçeklerle yüzleşecek? Kendi hayatını mı, yoksa en yakın arkadaşı Belly'nin hayat...
